Hesapları değiştirecek adım: Mekke İttifakı'na 'en yakın' aday ülke
Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan'ın kurduğu Mekke İttifakı Mısır'ın olası katılımıyla Afrika'ya açılacak. Yetkililer Mısır'ın görüşmelerde yer aldığını ancak ittifaka henüz dahil olmadığını, Kahire'ye "kapıların açık olduğunu" vurguluyor.
ABONE OL
HABER7 - ÖZEL
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın girişimleriyle kurulan 'Mekke Ortak Savunma Anlaşması' ya da 'Mekke İttifakı', 7 Ağustos Cuma günü Mekke şehrinde imzalandı.
Anlaşma, "bölgede barışın, huzurun ve güvenliğin destekleyici unsuru" olarak değerlendiriliyor.
Herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke İttifakı, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor.
Bu noktada, Mısır'ın 'Mekke İttifakı'na katılmaya en yakın ülke olduğu belirtiliyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ağustos Cumartesi günü Anadolu Ajansı'nın (AA) Editör Masası programında, üçüncü ülkelerin olası katılımına da değindi.
Bakan Fidan, Mısır’ın önümüzdeki dönemde Mekke İttifakı’na katılacağına inandıklarını belirtti:
“Mısır da zaten bizim doğal bir ortağımız bütün meselelerde, ben bir sonraki aşamada Mısır'ın da bizim aramızda (ittifakta) olacağına inanıyorum. Zaten şu anda ittifak üyesiymiş gibi davranıyoruz birbirimize, bütün ülkelerle ilişkiler öyle."
Mısır, "Regional Four - R4" olarak da bilinen "Bölgesel Dörtlü" platformunun üyelerinden biri. R4; Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır'dan oluşuyor.
MISIR'IN ÖNÜNDEKİ "TEKNİK HUSUS"
Bakan Fidan, "Orada birkaç tane teknik husus var. Bunlar hayata geçildiği zaman Mısır'ın da olmaması için hiçbir sebep yok. Ama bölgesel dörtlü önemini koruyor. Mısır önemli bir ülke, bu konuda ne Pakistan'ın ne Suudi Arabistan'ın bir görüş ayrılığı yok" diyor.
Bakan Fidan'ın atıf yaptığı "teknik hususa" Mısırlı emekli general ve stratejik analist Samir Ragıb da değindi.
Video konferans yoluyla BBC News yayınına katılan Ragıb, "Türkiye ve Pakistan ordularının sınır ötesinde bulunma ve sınır ötesi harekat doktrinleri varken, Mısır'ın böyle bir askeri doktrini bulunmuyor" ifadeleriyle, Mısır'ın önündeki "teknik hususa" vurgu yaptı.
KARARI 3 ÜLKE VERECEK
Mısır'ın Mekke İttifakı'na olası bir katılımı, 8 Ağustos Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a da soruldu.
CNN Türk yayınında konuşan Yılmaz, "Neden olmasın?" yanıtını verdi ve ekledi:
"Tabii ki Mısır çok değerli bir ülke, çok önemli bir güç. Askeri olarak da coğrafi olarak da nüfus itibarıyla da. Dolayısıyla önümüzdeki süreçlerde yeni katılımlar da olabilir bu yapıya. Buna açık bir yapı. Ama bunu 3 ülke birlikte değerlendirerek kararlaştıracak."
Avrasya, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya'yı birleştiren "caydırıcılık" odaklı Mekke İttifakı'nın, Mısır'ın olası bir katılımıyla Kuzey Afrika'ya uzanması; Kızıldeniz ve Akdeniz'de ittifakın gücünü pekiştirmesi öngörülüyor.
"DENİZLERDE ÇOK DAHA BÜYÜK BİR DENKLEM VAR VE MISIR ÖZELLİKLE ÖNEMLİ"
Haber7'ye konuşan Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, "Denizlerde çok daha büyük bir denklem var" derken, Mısır'ın katılımını "özellikle" önemsediğini belirtiyor.
"Mısır’ın katılması sadece dördüncü bir ülkenin eklenmesi değildir. Mısır demek: Süveyş Kanalı, Doğu Akdeniz, Kızıldeniz’in kuzeyi, Afrika bağlantısı ve büyük bir Arap ordusu demektir."
Yaycı, Mısır ile birlikte ortaya yeni bir "jeopolitik zincir" çıkacağını söylüyor:
"Doğu Akdeniz'de Türkiye, Süveyş'te Mısır, Kızıldeniz ve Körfez'de Suudi Arabistan, Arap Denizi ve Hint Okyanusu'nda Pakistan... İşte bu noktada gerçekten yeni bir bölgesel güvenlik mimarisinden bahsetmeye başlayabiliriz."
Yaycı'ya göre, "deniz güvenliği konusunda gerçek bir koordinasyon oluşturulması, meseleyi yalnızca kara savunması olmaktan çıkaracak" ve "fonksiyonel bir yapıya" dönüşecek:
"Enerji yollarının korunması, ticaret gemilerinin güvenliği, kritik boğazlar, limanlar, müşterek deniz tatbikatları, deniz resmi paylaşımı ve lojistik destek gündeme gelir."
Öte yandan, Dünya Müslüman Alimler Birliği, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, anlaşmayı İslam aleminin birliği ve bağımsızlığı yolunda önemli bir adım olarak nitelendirdi.
Dünya Müslüman Alimler Birliği, tüm İslam ülkelerinin liderlerine, alimlerine ve kurumlarına çağrıda bulunarak, bu tarihi adımın sunduğu fırsatların değerlendirilmesi, ortak çıkarlar doğrultusunda entegrasyonun sağlanması ve İslam dünyasının huzur, güvenlik ve izzeti için işbirliğinin genişletilmesi gerektiğini vurguladı.