İsrail basınında Türkiye hedefte: İstanbul’u da hedef alabiliriz
İsrail medyasında Türkiye'yi hedef alan yayınlar artarken, Suriye ile İsrail arasında Ürdün'de kritik bir istihbarat görüşmesi gerçekleştirildi. AFP'ye göre Suriye, İsrail'in yeni kırmızı çizgilerini egemenlik ihlali sayarak reddetti.
ABONE OLİsrail ordusunun medya birimi Hasbara'nın son dönemde Türkiye'ye yönelik başlattığı enformasyon kampanyası, İsrail basınında geniş yer buluyor. Jerusalem Post ve Haaretz gibi gazetelerde yer alan haberlere göre, Tel Aviv yönetimi ile Ankara arasındaki gerilim, İsrail'in 18 Ağustos'ta Suriye'nin kuzeyindeki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırının ardından yeni bir boyuta taşındı.
İsrail basınında yer alan analizlerde Türkiye'ye yönelik sert ifadeler dikkat çekiyor. Jerusalem Post gazetesinde yayımlanan bir makalede, gerilimin tırmanma ihtimaline işaret edilerek, "İstanbul'u da hedef alabiliriz" ifadelerine yer verildi. Öte yandan, İsrailli siyasetçi Eli Hazan'ın basına yansıyan sözleri, yürütülen medya stratejisinin boyutunu gözler önüne serdi. Hazan, enformasyon savaşına dair stratejilerini şu sözlerle özetledi:
"Doğru olması önemli değil, artık doğrunun hiçbir önemi yok. Lehimize olan bir yalanı doğru gibi dünyaya aktarmalıyız."
SEÇİMİ KAZANMAK İÇİN TÜM TUŞLARA BASIYOR
İsrail'in hedefindeki bir diğer isim ise ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack oldu. Daha önce Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Kerim Han ve BM Raportörü Francesca Albanese'yi eleştiren Tel Aviv yönetimi, Suriye saldırısına tepki gösteren Büyükelçi Barrack'ı da eleştiri oklarının hedefine koydu. İsrail ordusunun kendi raporlarında Türkiye'nin vurulan Suriye üssünde askeri varlığı bulunmadığı belirtilmesine rağmen, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun aksi yöndeki açıklamaları ülke içinde de tartışma yarattı. Haaretz gazetesi, 27 Ekim'de yapılacak genel seçimler öncesi anketlerde oy kaybeden Netanyahu'nun durumunu şu ifadelerle değerlendirdi:
"Seçimi kazanmak için tüm tuşlara basıyor."
Buna karşılık YtNews gazetesi, Türkiye'nin askeri kapasitesine dikkat çekerek, Ankara'nın sadece NATO'nun en büyük ordularından birine sahip olmadığını; Karadeniz'den Kuzey Afrika'ya kadar geniş bir coğrafyada etkili bir bölgesel güç olduğunu vurguladı.
EGEMENLİK HAKLARINI KISITLAYACAK MEKANİZMAYI KABUL ETMEYİZ
Bölgedeki askeri hareketlilik sürerken, diplomatik alanda da sıcak temaslar yaşanıyor. Fransız haber ajansı AFP'ye göre, ABD arabuluculuğunda ve Ürdün'ün ev sahipliğinde İsrail ile Suriye arasında üst düzey bir güvenlik toplantısı gerçekleştirildi. Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile İsrail Dış İstihbarat Servisi Mossad Direktörü Roman Gofman'ın liderlik ettiği heyetler, gerilimi azaltmak amacıyla bir araya geldi.
Suriye Genel ve Askeri İstihbarat başkanlarının da yer aldığı görüşmede, İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarının ve tutuklama operasyonlarının durdurulması için pratik mekanizmalar ele alınırken, Tel Aviv yönetiminin Şam'a bazı yeni kırmızı çizgiler sunduğu iddia edildi. Suriye Dışişleri Bakanlığı ise görüşmenin ardından net bir tavır ortaya koyarak durumu şu sözlerle duyurdu:
"Suriye egemen bir devlettir. Ulusal ordusunu yeniden inşa etme ve ittifaklarını belirleme hakkı tamdır. Suriye'nin bu egemen haklarını kısıtlayacak herhangi bir düzenleme veya mekanizmayı kabul etmeyeceği teyit edilmiştir."