İsrailli eski istihbaratçıdan hükümete Türkiye çağrısı: Stratejik bir hata olur!
Eski İsrail İstihbarat Teşkilatı Başkanı Tamir Heyman, yayınladığı analizde Ankara'yı düşman haline getirecek hamlelerden kaçınılması gerektiğini vurgulayarak "Türkiye, İran'a benzemez" yorumunda bulundu.
ABONE OLEski İsrail İstihbarat Teşkilatı Başkanı Tamir Heyman, İsrail merkezli N12'de "Türkiye İran değildir" başlıklı bir görüş yazısı yayınladı. Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası etkinliğini artırdığına dikkat çekilen metinde İran savaşının Türkiye için fırsat sağladığı ifade edildi ve "yenilmesi gereken bir rakip olsa da Türkiye düşman haline getirilmemelidir" değerlendirmesi yapıldı.
Şii eksenin zayıflaması Sünni devletler arasındaki ilişkileri güçlendirdi. Bu bağlamda eski İsrailli yetkili, Mekke Savunma İttifakı'na vurgu yaptı. ABD'nin de bu ittifakı memnuniyetle karşıladığına dikkat çekilerek "Trump Erdoğan'ı önemli bir müttefik olarak görüyor ve onu kişisel düzeyde -güçlü ve pragmatik bir lider olarak- çok değerli buluyor. Erdoğan, bu yakınlıktan yararlanarak NATO'daki ve Avrupa'daki konumunu güçlendiriyor." denildi.
Ayrıca Türkiye'nin Orta Doğu ve Afrika'da 13 ülkede askeri olarak yer aldığı ve bölgede yüzden fazla askeri tesise sahip olduğunun altı çizildi. Bu nedenle Heyman, İran'da işe yarayan kavramların Türkiye söz konusu olduğunda zarar getireceğini ifade etti.
İSRAİL'İN SINIR TANIMAZ GÜVENLİK ANLAYIŞI
Heyman, özellikle 7 Ekim sonrası dönemde İsrail hükümetinin benimsediği sınır tanımaz saldırganlığını eleştirdi. İsrail'in, risk yönetiminin yer almadığı, uluslararası anlaşmaların önemsiz kılındığı ve dış politikasının güç ve askeri yoldan ibaret olduğu yeni bir güvenlik anlayışını benimsediğini belirten eski İstihbarat Başkanı, "Türkiye'nin askeri yetenekleri son derece etkileyici, Orta Doğu'daki varlığı tehdit edici, Erdoğan'ın açıklamaları akla gelebilecek en kötü açıklamalar ve yine de Türkiye'nin tehdit olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğu sonucuna varılıyor. Türkiye fiilen düşman devlet haline getirilmemelidir. Bu ciddi bir stratejik hata olur" şeklinde konuştu.
"KENDİ KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET TEHLİKESİ"
Heyman Türkiye ile yaşanabilecek gerginliği "Kendi kendini gerçekleştiren kehanet tehlikesi" olarak niteledi ve şöyle özetledi: "İsrail, Türkiye'yi referans tehdit olarak konumlandıracağı için, İsrail Savunma Kuvvetleri (İDF) Türkiye'ye saldırmaya hazırlanacak (haklı olarak), çünkü savunma yeterli olmayacak. Türkiye bu hazırlığı bir tehdit olarak algılayacak ve buna karşılık İsrail'i varoluşsal bir tehdit olarak görecek, bu da Türk hazırlıklarına yol açacaktır. Bu hazırlık İsrail istihbaratı tarafından tespit edilecek, önceki değerlendirmelerin teyidi olarak yorumlanacak ve açık sonuç olarak Türkiye'nin düşman olduğu sonucuna varılacaktır. Böylece tamamen gereksiz bir tırmanma döngüsü yaşanacaktır."
Heyman'ın önerdiği strateji ise askeri çaba değil, siyasi çaba; yani kendi deyimiyle "sofistike bir karşı koyma": Yunanistan ve Kıbrıs ile diplomatik ve savunma ilişkilerinin güçlendirilmesi ve Pakistan ile Türkiye arasındaki bağlantıyı ciddiye alan Hindistan ile işbirliğinin teşvik edilmesi.