Polonya Başbakan Yardımcısı'ndan Türk savunma sanayiine övgü
Polonya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz, Türk savunma sanayiinin son 20 yılda geçirdiği dönüşümden bahsetti. Kosiniak-Kamysz, "Bu, Polonya'da hayata geçirmek istediğimiz bir model" dedi.
ABONE OLPolonya'nın Kielce kentinde düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (MSPO 2026), 43 ülkeden 1209 şirket ile 60 resmi yabancı heyeti bir araya getirdi. Fuara Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ve Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz yanı sıra Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün de katıldı.
TÜRKİYE'Yİ ÖRNEK GÖSTERDİ
Polonya'nın artık yalnızca dünyadan askeri teçhizat satın alan bir ülke olmadığını, aynı zamanda önemli bir üretici haline geldiğini anlatan Kosiniak-Kamysz, Türkiye'nin savunma sanayii modelini örnek gösterdi.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün'e işaret eden Polonyalı Bakan, şu ifadeleri kullandı:
"Aramızda Türkiye Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün de var. Ancak bunu dünyadaki hiçbir kurumla kıyaslayamazsınız, çünkü bu çok yönlü bir kurum. Onlar sadece kendi ihtiyaçları için üretmekle ve satın almakla kalmıyor, aynı zamanda ihraç ediyor ve bu ihracatı teşvik ediyorlar."
"POLONYA'DA DA HAYATA GEÇİRMEK İSTEDİĞİMİZ MODEL"
Kosiniak-Kamysz, Türkiye'nin savunma sanayiindeki modelini Polonya'da da uygulamak istediklerini belirterek, "Bu, Polonya'da da gerçekleştirmek istediğimiz bir model. Türkiye devasa bir sıçrama gerçekleştirdi. 20 yıl içinde bir dönüşümden geçti. Eskiden kendi ihtiyaçları için teçhizatın yüzde 20'sini üretiyor, yüzde 80'ini ise dışarıdan satın alıyordu. Bugün bu oranlar tam tersi durumda." yorumunda bulundu.
Savunma Bakanı, Türkiye'nin savunma sanayiindeki dönüşümünü daha önce de gündeme getirmişti. Haziran ayında Varşova'da SSB Başkanı Görgün ile yaptığı görüşmenin ardından Türkiye'nin son 20 yılda savunma alanında büyük bir ilerleme kaydettiğini anlatmıştı.
POLONYA SAVUNMA SANAYİİNİ BÜYÜTÜYOR
Polonya, ordusunun modernizasyonu ve yerli savunma sanayiinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Kosiniak-Kamysz, ülkenin askeri teçhizat siparişlerinde yerli ve yabancı tedarikçiler arasında yüzde 50'lik bir dengeye ulaştığını açıkladı.
MSPO 2026'da Polonya savunma sanayii tarafından geliştirilen yeni sistemler tanıtılırken, farklı ülkelerden şirketlerle yeni anlaşmalar da imzalandı. Polonya Silahlanma Ajansı ile Güney Koreli Hanwha Aerospace arasında HOMAR-K çok namlulu roketatar sistemlerinin yedek parçalarının üretimi ve montajına yönelik teknik dokümantasyon ve lisans anlaşması bunlardan biri oldu.
SAVUNMA İHRACATI 10 MİLYAR DOLARI AŞTI
Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerlilik oranı yüzde 20'lerden yüzde 80'in üzerine çıkarken, sektörde faaliyet gösteren şirket sayısı 4 bin 500'ü, yürütülen proje sayısı ise 1400'ü aştı.
Savunma ve havacılık ihracatı 2002'de 248 milyon dolar seviyesindeyken 2025'te 10,05 milyar dolara ulaştı.
Haziran 2025-Mayıs 2026 döneminde ise Türk savunma ve havacılık sektörünün toplam ihracatı 10 milyar 885 milyon dolara çıktı. Bu ihracatın 6 milyar 235 milyon dolarlık bölümü NATO ülkelerine gerçekleştirildi.
POLONYA İLE SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ BÜYÜYOR
Türkiye ile Polonya arasındaki savunma sanayii ilişkilerinde de yeni adımlar atılıyor. Görgün ile Kosiniak-Kamysz'in haziran ayında Varşova'daki görüşmesinde askeri-teknik ilişkilerin güçlendirilmesi, karşılıklı yatırımlar ve insansız sistemlerde iş birliği imkanları ele alındı.
MSPO 2026'da ise ASELSAN ile Polonyalı araç üreticisi AMZ Kutno arasında yeni bir proje sözleşmesi imzalandı. Anlaşma kapsamında ARSUS keşif ve gözetleme sistemlerinin LOTR Kleszcz zırhlı araç programına entegrasyonu planlanıyor.
RUSYA TEHDİT ETMİŞTİ
Polonya'nın savunma kapasitesini artırdığı dönemde Varşova ile Moskova arasındaki karşılıklı açıklamalar da gündeme gelmişti.
Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski'nin Rusya ile muhtemel bir çatışmada Polonya ve NATO'nun askeri kapasitesine ilişkin sözlerine Rusya Devlet Başkanı'nın yardımcısı Nikolay Patruşev tepki gösterdi.
Patruşev, Sikorski'nin Rusya'nın askeri gücünü yanlış değerlendirdiğini savunarak, Polonya'nın Rusya'ya karşı askeri bir harekete girişmesi halinde "iki-üç gün içinde yok olacağını" öne sürdü.
Sikorski ise daha önce Polonya ve NATO müttefiklerinin bir Rus saldırısı karşısında hızlı şekilde karşılık verebileceğini savunmuştu.