Netanyahu ve Şara arasında ilk görüşme: Dürzileri bahane edip Şam'ı tehdit etti
Netanyahu, Dürzi nüfusunu bahane ederek Şara'yı doğrudan arayıp tehdit ettiğini itiraf ederken, Tel Aviv yönetiminin Ortadoğu'daki işgalci ve saldırgan tutumu bir kez daha tescillendi.
ABONE OLTel Aviv yönetimi, bölgesel gerilimi tırmandıran saldırgan politikalarına bir yenisini daha ekleyerek Suriye'nin egemenlik haklarını açıkça çiğnedi. Soykırımcı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile doğrudan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve Şam yönetimini askeri müdahaleyle tehdit ettiğini kamuoyuna duyurdu. ‘Dürzi toplumunu koruma’ kılıfı altında bölgedeki gerçekleştirdiği katliamlara bahane bulmaya devam eden Siyonist terör devleti, Suriye topraklarındaki askeri varlığını ve hedeflerini genişletmek için şantaj diplomasisine başvurdu.
BİR İLK: NETANYAHU GÖRÜŞMEYİ İTİRAF ETTİ
İsrail merkezli Israel Hayom gazetesinde yer alan habere göre, Başbakan Binyamin Netanyahu, işgal altındaki kuzey bölgesinde Dürzi topluluğu temsilcileriyle bir araya geldiği konferansta skandal açıklamalarda bulundu. Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile bizzat görüşme gerçekleştirdiğini açıklayan Netanyahu, "Çok kısa ve çok sert bir görüşmeydi ve katliam durdu," dedi ve ekledi, "Dürzi kardeşlerimizi korumak için gereken her şeyi yapacağım." Tel Aviv'in bölgedeki haksız müdahalelerini meşrulaştırmaya çalışan bebek katilinin bu beyanı, bir İsrail başbakanının Suriye cumhurbaşkanıyla doğrudan temas kurduğunu doğruladığı ilk örnek olarak kayıtlara geçti.
Sınır hattındaki askeri yığınağı savunarak güç gösterisi yapmaya kalkan Netanyahu, "İsrail Devleti'ni devasa bir bariyerle çevreliyoruz, ama sadece bu değil. Burada güçlerimiz var, bir çalışma planımız var, insansız hava araçlarına karşı planlarımız var, ayrıntılara girmeyeceğim. Kısacası, İsrail vatandaşlarını koruyabilmek ve herhangi birinin İsrail Devleti'ni işgal etmeyi düşünmesini bile engellemek için azami savunma önlemleri alıyoruz" ifadelerini kullandı.
Konuşmasında operasyonun boyutunu anlatıp küstah uyarılarda bulunan Netanyahu, "Burada muazzam bir iş var devasa mühendislik çalışması, devasa lojistik çalışması, İsrail Savunma Kuvvetlerinin seferber edilmesi, yedek kuvvetlerin seferber edilmesi. Tüm bu güç, İsrail'in düşmanlarına şunu söylemek için geliyor: Bizi sınamayın" diyerek açıkça tehditler savurdu.
NETANYAHU ŞAM'A 22.00'YE KADAR SÜRE VERDİ
Siyonist rejim tarafından yürütülen baskı politikasının ayrıntıları İran merkezli Mehr Haber Ajansı’nın haberine yansıdı. Habere göre Netanyahu, Suriye güçlerinin Süveyda vilayetinden derhal çekilmesini istedi ve aksi halde İsrail saldırılarının şiddetleneceği uyarısında bulundu. Netanyahu’nun Dürzilere yönelik “soykırım” iddiasını gündeme getirerek Suriye güçlerinin aynı gün saat 22.00’ye kadar Süveyda’dan ayrılmasını istediği belirtildi.
Suriye tarafının diplomatik kanalları açık tutma çabalarına rağmen Tel Aviv rejimi uzlaşmaz tavrını sürdürdü. Şara’nın gelişmeleri ele almak için 48 saatlik süre talep ettiği, ancak Netanyahu’nun bu talebi reddettiği aktarıldı. Tehditlerin hemen ardından Siyonist güçler düğmeye bastı; İsrail’in aynı gün Şam’da, Şara yönetiminin Savunma Bakanlığıyla bağlantılı noktalar da dahil olmak üzere çeşitli hedeflere saldırılar düzenlediği kaydedildi. Görüşmede dayatmalara maruz kalan Şara’nın ise Netanyahu’ya, “Bu konuşmanın farklı bir şekilde ilerlemesini umuyordum” dediği aktarıldı.
ŞARA POSTAYI ÇOK ÖNCEDEN KOYDU
İsrail basınından Jerusalem Post’un haberine göre, saldırgan politikaların devam edeceğinin mesajını veren Siyonist lider, "Hala yapılacak işler var; her şeyi açıklayamam" şeklinde konuştu.
Şam'a düzenlenen hava saldırılarını açıkça itiraf eden Netanyahu, "Şam'daki Savunma Bakanlığı bir anda, yok oldu. Saray yerleşkesi içindeki bir hedefi etkisiz hale getirdik ve Şara'yı aradım. Çok kısa ve etkili bir görüşmeydi ve katliam durdu. Kardeşlerimizi, sizin kardeşlerinizi ve bizim kardeşlerimizi korumak için ne gerekiyorsa yapacağım; bir katliamın işlenmesine izin vermeyeceğiz ve onlar da evlerine geri dönmeliler. Bu kararlılık ruhumun derinliklerinden geliyor" diyerek Suriye topraklarını bombalayarak uluslararası hukuku çiğnediğini doğrulamış oldu.
Suriye tarafının uluslararası hukuka ve antlaşmalara vurgu yapan tutumu da hatırlatıldı. Eylül 2025'te BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Şara, İsrail'in Suriye'ye yaklaşık 500 hava saldırısı düzenlediğini iddia ederek "Golan Suriye toprakları olarak kalacaktır" açıklamasını yaptı. Ayrıca, ülkesinin 1974 Ayrılma Anlaşması'na bağlı kaldığını ve "İsrail saldırganlığı" olarak nitelendirdiği eylemleri reddettiğini belirtti.
BÖLGESEL İŞGALİ GENİŞLETME PLANI: DÜRZİ KARTI
İsrail'in Dürzi nüfusun güvenliğini gerekçe göstererek Suriye'nin egemenlik alanlarını ihlal etmesi, Tel Aviv'in Ortadoğu'da barış ve istikrarın önündeki en büyük tehdit olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bölgedeki insani durumları ve etnik unsurları kendi yayılmacı emelleri için istismar eden Siyonist yönetim, komşu ülkelerin devlet kurumlarını hedef alarak tüm bölgeyi ateşe atmaya devam ediyor.