Ağca suikasti Papa'da kalıcı izler bıraktı

Papa İkinci Jean Paul'ün hayatında, Mehmet Ali Ağca'nın 13 Mayıs 1981'deki suikast girişimi "önemli dönüm noktası" oldu.

ABONE OL
GİRİŞ 02.04.2005 23:44 GÜNCELLEME 02.04.2005 23:44 DÜNYA
Ağca suikasti Papa'da kalıcı izler bıraktı

Suikast girişiminin gerçek mimarının kim olduğu konusundaki muamma
devam ediyor. Papa da dahil olmak üzere Vatikan yetkilileri, girişimin
ardında o dönemin Doğu Bloku ülkelerinin bulunabileceği ihtimali
üzerinde duruyor. Ancak suikast girişimi konusunda bilinen iki gerçek
var: Birincisi, yaralanan Papa'nın o dönemden itibaren eski sağlıklı
konumunu yitirmiş olması; ikincisi, girişimin Papa'yı Katolik
inancında Hazreti Meryem'in kültünün hararetli savunucusu yapmış
olması.

Papa, suikast girişiminden sonra beyanatlarında kendisini ölümden
kurtaranın Hz. Meryem olduğunu söyledi.
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi'yi 1 Şubat
1979 tarihinde öldüren ve Papa'ya suikast girişimi nedeniyle ömür boyu
hapse mahkum olan Ağca'nın, 13 Haziran 2000'de İtalya Cumhurbaşkanı
Carlo Azeglio Ciampi'nin imzaladığı özel af kararıyla serbest
bırakılarak Türkiye'ye iadesinden sonra ilginç bir gelişme oldu:

-FATİMA'NIN SIRRI-

Vatikan, 13 Mayıs 2000'de, Katolik Kilisesi'nin 13 Mayıs 1917'den
beri gizli tuttuğu Fatima'nın Üçüncü Sırrı'nı açıkladı.
Vatikan'ın resmi açıklamasına göre, 13 Mayıs 1917'de Portekiz'in
Fatima kasabasında çobanlık yapan üç çocuğa göründüğü ileri sürülen
Hz. Meryem, İkinci Jean Paul'ün başına gelecek suikast girişimini de
yıllar öncesinden haber vermişti.
"Üçüncü Sırrın" metninde yer alan, "ateşli silahla yaralanarak
yere düşen beyaz giysili piskopos" ibaresiyle kastedilenin İkinci
Jean Paul olduğu iddia edildi.
İlginç olan, bu türden bir metnin, geleneklerin aksine bahse konu
İkinci Jean Paul henüz hayattayken açıklanması ve resmi yorumun
altında, Papa'ya bağlı kurumlardan biri olan Papalık Dinsel Öğretiler
(Doktrin) Kurulu'nun imzasının olmasıydı. "Fatima'nın Üçüncü
Sırrı"nda, Ağca'nın kurşununun "sektiği" belirtiliyordu.

-HASTALIKLAR BİTKİN DÜŞÜRDÜ-

Papalığı döneminde hastaneyle ilk kez Ağca'nın suikast girişimiyle
tanışan İkinci Jean Paul, rahatsızlıktan bitkin durumdaydı.
Papa'nın sağlık sorunlarından dolayı giderek bitap düşmeye
başlaması 1992'ye dek uzanıyor. 1992'de Papa'nın kalın bağırsağında ur
saptanmıştı. Vatikan ameliyatla alınan tümörün temiz çıktığını
açıklarken, kimi kaynaklar Papa'nın kanser olduğunu iddia etti.
1993'te bir merasim esnasında dengesini kaybederek düşüp sağ omzu
çıkan Papa'nın, yüksek tansiyondan mustarip olduğu da ileri sürüldü.

28 Ekim 1994'te Papa'nın banyo yaptığı sırada düşmesi, sağ uyluk
kemiğinin kırılmasına yol açtı. Kalçasına protez takılan Papa'nın sağ
elinde titreme baş göstermesi de aynı yıla rastladı. 1997'den itibaren
Papa'nın hareketlerindeki yavaşlama, ellerdeki titremenin artması, yüz
mimiklerini yitirmeye başlaması, Parkinson hastalığına yakalandığının
göstergesi olarak yorumlandı.

2004'ten itibaren Vatikan yetkilileri, Papa'nın görüntüsünü
kurtarmak için yeni yöntemlere başvurmak zorunda kaldı. Papa,
tekerlekli sandalyeden mobil podyuma varana dek, bir dizi cihazla
destekleniyordu. Papa, ayin ve merasimlerde birkaç cümle söyleyerek
yetiniyor, konuşma metninin neredeyse tümünü yardımcılarına
okutuyordu. İşitme duyusunu yitirdiği için Papa'nın her iki kulağına
da cihaz yerleştirildi.

Ayinler esnasında Papa'nın ayağa kalkamayacak duruma gelmesi ise
mekanik bir sandalye sayesinde çözümlendi. Bu sayede, aslında oturur
vaziyetteki Papa'nın, gerektiğinde ayağa kalkmış gibi görünmesi temin
ediliyordu.

İkinci Jean Paul, şubat başında gribal enfeksiyon tanısıyla
Gemelli polikliniğine kaldırıldı ve 10 Şubat'ta iyileştiği
belirtilerek taburcu edildi. Ancak Papa, 24 Şubat'ta solunum güçlüğü
çekmesi üzerine acilen aynı polikliniğe götürülerek traketomi (nefes
borusu açılması) ameliyatına alındı.
13 Mart'ta taburcu edilen Papa'nın tedavisi, Vatikan'daki özel
ikametgahında devam ediyordu