Endüstri Holding'i İsrail bitirmiş!
TBMM Komisyonu'na bilgi veren Endüstri Holding'in eski patronu Mustafa Ertekin, tutuklanması ile ilgili İsrai'i suçlarken, polisin kendisinden rüşvet istediğini iddia etti.
ABONE OLTBMM Komisyonu'na bilgi veren Endüstri Holding'in eski patronundan, bir dönemin perdesini aralayacak korkunç iddialar...
Vakit Gazetesi bir gazetecilik başarısına imza atarak, Endüstri Holding'in cezaevinde tutuklu olan eski patronu Ertekin'in, TBMM Holding Araştırma Komisyon'na verdiği dehşetengiz ifadenin tutanaklarını ele geçirdi..
İşte o haber:
TBMM Holding Araştırma Komisyonu'nun cezaevinde ziyaret ederek dinlediği Endüstri Holding eski Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ertekin, dehşetengiz iddia ve itiraflarda bulundu.
Holding Araştırma Komisyonu'na bağlı Alt Komisyon, Mustafa Ertekin'le tutuklu bulunduğu Adana F Tipi Cezaevi'nde ziyaret ederek görüştü.
Alt Komisyon Başkanı AK Parti Kütahya Milletvekili Abdullah Erdem Cantimur, CHP Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz ve AK Parti Giresun Milletvekili Hasan Aydın'dan oluşan Alt Komisyon, 4 Ekim 2005 tarihinde Ertekin'i cezaevinde ziyaret etti.
Mustafa Ertekin'in anlattıkları kayda geçirilerek, milletvekillerinin imzasıyla Alt Komisyon raporu haline getirilerek Komisyon'a sunuldu.
İşte resmi rapordaki soru ve cevaplar:
'HOLDİNG ÜZERİNDEN MİLLETİN
DEĞERLERİNE SALDIRILIYOR'
Başkan (Abdullah Erdem Cantimur): Sayın Mustafa Ertekin hoş geldiniz, sizin davetiniz üzerine buraya geldik.
Mustafa Ertekin: Endüstri Holding dile getirilerek Türk milletinin değerlerine saldırılmasına razı olamıyorum. Dilekçe yazalı 4-5 ay oldu. Avrupa Birliği ve sizin (AK Parti) gelmenizle demokrasinin geldiğini düşünmeye başladım. Çeşitli zorlamaları size açıklayamam. Savunma Sanayii'ne girdik, panzerler ürettik. Silahlı Kuvvetler'in kullandığı çelik yelek 25 kg idi, biz 2 kiloluk ürettik. Savunma Sanayii'nin başına bir Korgeneral CEO atadık. M 65 tank üretme için girişimde bulunduk. Projeleri İsrail'den almak istemeyip Belçika'dan alınca tutuklandım.
İSLÂMCI DEĞİL, MHPLİYMİŞ
Başkan: Ses kaydına gerek yok.
Mustafa Ertekin: Devlet kayıtlarında MHP'li bilinirim. 1996 yılının sonunda Konya'da şahsıma ve aileme ait Derbent Un, Yem A.Ş., değirmen ve elektrik şirketim vardı. 1996 yılında 17 yıllık sanayici idim. Ses kayıt cihazı açılsın.
Başkan: Komisyon'da o kadar çok şey konuşuldu ki.
Nezir Büyükcengiz: Bizim komisyonun amacı...
Başkan: Bizim komisyonun adı 'Bazı Girişimcilerce Holding Adı Altında Gerçekleştirilen İzinsiz Halka Arz Yoluyla Tasarruf Sahiplerinin Mağduriyetine Yol Açılmasının Neden ve Sonuçlarıyla Bu Süreçte SPK'nın Sorumluluğunun Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'dur. Endüstri Holding'i yargılamıyoruz.
Mustafa Ertekin: Yargılansın.
Başkan: Tekrar hoş geldin.
Nezir Büyükcengiz: Sizin talebiniz üzerine geldik.
Mustafa Ertekin: Holding yöneticisi iken devlet yöneticileriyle görüştüm. Siyasilerle (Tansu Çiller, Süleyman Demirel) görüştüm. Açılışlarımıza katıldılar. 2000'in sonunda yetkisiz kaldım. 2005'te yapılan iftiralarla 8 aydır tutukluyum. Tutuklanmamın sebebi yüzde 99 ilgisi yok. 3 kişi ve Konya'daki Organize (Organize Suçlar ve Kaçakçılık) polisleri ve bunları koruyanların oyunlarıyla buraya geldim. Daha sonra duydum ki holdinglerle ilgili bilgi alıyormuşsunuz. Ali Özgen'den bilgi almışsınız, bu şahıs çetenin içindedir. Bu amaçla yazı yazdım.
Demokrasinin oturmaması sebebiyle 'yeşil sermaye' damgası yedik. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir şey olmaz.
MEDYA PATRONLARI HORTUMCUDUR, ÇOĞU WALL STREET'E BAĞLIDIR
Medya patronları hortumcudur. Çoğu Wall Street'e bağlıdır. Bunlar Anadolu'nun içindeki pazar payını kaptırmamak için mücadele ettiler. Devletin her kademesinde özelleştirme ve bunun gibi yağmalamalarla hâlâ gündemi belirliyorlar. Holdinglerle ilgili yayınları bunlar yazdı. Geldiğiniz için teşekkür ederim.
Başkan: Siz yönetici oldunuz, hemen temsilcileri mi oluşturdunuz?
Hasan Aydın: Bu bir yılda mı oldu?
Mustafa Ertekin: Ben yapılan işin izinsiz halka arz olduğunu bilmiyordum. Benim bildiğim ortaklarımız 6-7 bin kişiydi. Holdinge koyduğum paranın değeri 6.5 trilyondur. Tüm mal varlığımı koydum. İnsanlara güvenimi kaybettim. 1997-1998 yıllarında holdinge yatırdığım para 25-30 milyon dolardır. O tarih itibarıyla ortakların koyduğundan fazladır. Konya'nın adı ve muhafazakar olması sebebiyle her yerde durdurulduk. Holdinglerden 70 tane kurulmuş. Mesela Dadaş Holding kurulmuş. Ne alakası var diyeceksiniz? Parayı toplayıp kayboldular. Aldığımda fabrika sayısı 4'tü, bıraktığımda 30'du. Binlerce kişi çalışıyordu.
REFAH'TAN FAZLA DYP,ANAP VE MHP'LİLERLE ÇALIŞTIM
Ben ön yargılı değilim. Bölücülük yapmayacak insanlarla çalıştık.
Refah'tan daha fazla ANAP, Doğru Yol ve MHP'lilerle çalıştım. Bu ülkeye hizmet eden herkese hürmet ettim. Devletten bir müsteşar 'Ben Kayı boyundanım' deyince 'Sakın ha burada Türkmen olduğunu söyleme' dedi.
Korktuğumuzdan Sudan, Irak ve İran'la çalışmadık. Boyner, Arap İslâmi Bankası'ndan kredi almış. Türkiye'de belirli mesafeler çizildi. Bunun dışına çıkamazsın. Amerika kültürünü alkışlayabilirsin. Alman İmparatorluğu'nun bütçesi 6 milyon iken, Sivas vilayetinin bütçesi 60 milyon altın imiş. Başkan oldum. Ciddi ağır sanayiine geçiş yaptım. Mobella dünyanın en büyük alanı idi. Adana'daki un fabrikalarını, dördüncü büyük bisküvi fabrikasını biz kurduk. Holding yüksek kâr ödedi. Holding yüzde 200 kâr ediyor.
SAVUNMA SANAYİİ BAŞIMA BELA AÇTI
Başkan: Kısa lütfen.
Mustafa Ertekin: Savunma Sanayii'ne girdik. Anadolu sermayesiydi, hiçbir yerden para almadık. İşçilerin parasıydı. İhaleye hazırlanırken bazı tehdit sinyalleri aldık. Ben askerde komando eğitimi görüp, terörle mücadele eden bir dairesindeydim. 1987-88 yıllarında her bölgeye biz gönderildik. Gönüllü gönderildim. Vatana bağlılığım tescillidir. Görev yaptığım yer Özel Kuvvetler Komutanlığı'dır. İki arkadaşımı polislerin hatasından şehit verdik. Benim amacım, ülke kendi değeriyle ayağı kalksın. Irkçı değilim, Arapçı, Amerikancı değilim. Yerli malıyım. Benim dedelerim dünyayı yönetmiş. Tehdit tehdit... Savunma Sanayii başıma bela açtı. 4 katrilyonluk ihale idi. Biz bir dilimini alabiliyorduk. Kendimizi zorladık. Türkiye'de herkes bizi seviyordu.
ZIRHLI ARAÇ ÜRETTİK
Zırhlı araç ürettik. Aracımız lavı savuruyordu. Ülkedeki birçok ünlünün aracı bizde zırhlandı. Yıkılsa bile yine dört ayak üstüne düşüyor ve yürüyordu.
Hafif tank projesi vardı. Kendimi ordunun bir parçası olarak gördüm. Dedemin babası bana devamlı orduyu anlatırdı. Zırhlı Savunma Sanayii ile ilgili uyarıldım. Kim olduğunu söyleyemem.
POLİS'E AĞIR SUÇLAMALAR
Resmi kurumlarda rüşvet var. Örneğin; polis, sözde güvenliğinizi sağlayan kolluk. Cumhuriyet savcısı, 'Polis, adaleti yönlendiremeyecek' dedi. Polisler her türlü suça karışıyor. Polis, çıkarı noktasında dışarıya çıkınca, kendine kullanıyor. Benim zamanımda yağma yapıldı. 3 milyon 700 bin mark paramızı koordinatör yardımcımızdan çaldılar. Para araçla götürülürken, 4 polis arabadan aldılar. Konya'da polisler çorba parası bile istedi.
SAVUNMA SANAYİİ'NİN İÇİNDE 7-8 AJAN VARMIŞ
Hasan Aydın: Daha önce tutuklandın mı?
Mustafa Ertekin: Evet. O zaman 1998 yılı idi. Savunma Sanayii'nin içinde 7-8 ajan varmış. Bunların ahlâki düşkünlükleri varmış. Holdinglerden İstanbul mafyası haraç kesiyordu. Biz vermiyorduk.
ORGANİZE SUÇLAR BÜROMUZU BASTI, ANKARA'YA GÖTÜRÜLÜRKEN BENDEN RÜŞVET İSTEDİ
Organize Suçlar, büromuzu bastı. Ankara'ya götürülürken benden rüşvet istediler. Ben vermeyeceğimi söyledim. 2 milyon marklık senet imzalattılar. İmzalattıktan sonra kendilerine vermedim. DGM'ye verdim. 4.5 ay Ulucanlar'da (cezaevi), 1 ay Konya'da kaldım.