İhsan Kalkavan dönüş nedenini açıkladı
Armatör İhsan Kalkavan, 14 Temmuz'da çıktığı dünya turuna ara vererek 67 gün sonra yurda geri döndü. 2.5 yıl sürecek dünyu turunu hedefleyen Kalkavan'ın, kısa sürede geri dönmesinin nedenini kendi ağzından dinleyelim.
ABONE OLArmatör İhsan Kalkavan, 14 Temmuz'da çıktığı dünya turuna ara vererek 67 gün sonra geri döndü.
'Bu idealimi gerçekleştiremediğim takdirde mezar taşıma şöyle yazacaksınız. Hep yelken açıp ufukları aşmayı düşlerdi ama rıhtımda öldü...' Ünlü armatör İhsan Kalkavan, bu vasiyetinde yer alan idealini gerçekleştirmek için aslında küçük yelkenlisiyle temmuz ayında dünyaya yelken açtı ama turuna 'mecburi' ara vermek zorunda kaldı. Kalkavan'ı hayallerinden döndüren anne hasretiydi.
Beşiktaş Denizcilik'in sahibi olan İhsan Kalkavan, 11 metrelik teknesi Afra'yla 14 Temmuz 2004'te çıktığı 2.5 yıllık dünya turunu 67'nci gününde Mallorca'da bırakarak geçen cumartesi günü İstanbul'a döndü. Kalkavan, 84 yaşındaki annesi Meziyet Hanım'ın, kendisinin dünya turuna çıkmasını fobi haline getirdiğini ve ciddi şekilde hastalanması üzerine dünya turuna ara vermeye karar verdiğini söylüyor.
Kalkavan, inanan ve beş vakit gibi namaz kılan bir insan için 'çok ağır bir töhmet'le yola çıktığını belirterek, 'Gitmemi hiç istemiyordu. Çok ısrar etti ama anneme yakıştıramıyordum. Annem gurbetçi bir kadındır. Ben gidince düzelir diye düşündüm. Ama her geçen gün kabus haline dönüştü. Benim gitmemi kafasına çok taktı. Boğulduğum, teknenin kayalara vurduğu gibi şeyler görmeye başladı. Geleceğimi duyunca birkaç gün ağlamaktan gözleri şişti' diyor.
Habire 'döndün mü?' diye soruyor
İhsan Kalkavan, geziye devam etmek için annesinin gönlünü alabilmeyi bekliyor. Annesinin sürekli 'döndün değil mi?' diye sorduğunu belirten Kalkavan, 'Biz de 'döndük' diyoruz. Ama yine de yoklayacağız tabii' dedi. İki kardeşinin öldüğünü belirten Kalkavan, 'Annem şimdi, 'ölülerden bir tanesi mezardan geliyor' gibi sevindim diyor. Anladığım kadarıyla beni gözden bile çıkarmış. Allah muhafaza, annemin düşündükleri çıkar, biz okyanusu geçerken o vefat eder de ben onun cenazesine dahi gelemeyecek olursam, ömrümün sonuna kadar bunu taşıyamazdım diye çok düşündüm' dedi.
Kalkavan'ın ilk planına göre güneşin doğduğu yerden battığı yere doğru gideceklerdi. Akdeniz'den sonraki durakları Kanarya adaları, Karayipler, oradan ya güneye Venezüella'ya ya da Grenada'ya doğru yol alacaklardı. Ya da Jamaika'ya kadar çıkmadan Porto Riko'dan aşağıya Panama kanalına girip oradan ver elini Hawai Adaları. Kalkavan, bu yolu gemicilerin İpek Yolu güzergahı olarak tanımlıyor.
Her adaya, her koya uğradık
Yol arkadaşı Cem Örten ve o, yazı Akdeniz'de bitirmeyi planlıyordu. Çünkü yelkenleri dolduracak Alize rüzgarları Ekim ortasında esmeye başlıyor. Yaz geçince kasırgalar dönemi de bahara kadar bitmiş oluyor. Kalkavan Akdeniz'de iki ay boyunca gördüklerini ise şöyle anlattı: 'Yunan Adaları birkaç senede tamamını gezemeyeceğiniz şekilde enteresan. Ege'ye bakan yüzünü çok iyi biliyordum. Bu sefer Mora Yarımadası ve Adriyatik bölümünü de gezdim. Buralarda biraz oyalandık. Çok büyük bir orkinos tuttuk ama hepsini yiyemediğimiz için bir daha denize olta bırakmadık. Her koya, her adaya uğradık. Vaktimiz boldu ve keyifle, rahat rahat vakit geçirdik. Kafamı arındırıyordum. Gün yetmiyordu. Ne çabuk akşam oldu diyorsunuz.'
Cem, domuz etini tasında tabağında pişirip yedi
Kalkavan, ateist yol arkadaşı Cem Örter ile ilişkisinin kültür farklılığı nedeniyle çok gelişmediğini şöyle anlattı: 'Mesafeliydik. Mesela domuz etini alıp tasında tabağında pişirip yiyor. Çok inanan bir insan o tabağı, bıçağı kullanamıyor. Ya da suyu alıp rahatlıkla ağzına dayayıp içebiliyor. Zaten küçük buzdolabımız var. İki suyumuz var. İkisini de ağzına dayayıp içebiliyor. Bir arkadaşına yazdığı e-mail yanlışlıkla bana da geldi. E-mail'de, 'Düşünebiliyor musun, benim gibi ateistin karşısında bir adam akşama kadar namaz kılıyor, hem de çok sıkı kılıyor, deniz domuz da dinlemiyor gelin artık benim neler çektiğimi düşünün' diyor. Ben yine de bunları pek dert etmedim. Ben onun ateistliğinden gocunmadım. Herkesin inancı kendine. O her akşam içki içti. Ben ise eskiden beri alkol almıyorum. Ama ben ortama uymayı beceririm. Bunlar teferruat, ideal üzerinde bir sıkıntı olursa çok fena. İdealde ne var? Onun bu seyahate karşı koyması, yani istememesi gibi bir sıkıntı olursa o kötü.'
Denizdeyken günde 4 saat uyudum
Dünya turu için şirketten 500 bin dolarlık bir bütçe çıkardığını belirten İhsan Kalkavan, iki ayda bunun 160-170 bin dolarını harcadıklarını söyledi. Kalkavan, 'Ama tur 250 bin dolara da bitebilir. Biz hep marinalara girdik. Cem öyle istiyordu, ben de kırmadım. Aslında bizim bu tekneyle marinaya girmemizi gerektirecek hiçbir şey yok. Deniz suyunu tatlı suya çeviren cihazımız var. Rüzgar ve güneş enerjisi ile elektrik üretebiliyoruz. Ana makinemiz yeni. Biz denizin ortasında aylarca kalsak ona göre imkanlarımız var. Marinaların günlüğü 70-80 dolardan başlıyor. Karayiplerde 250 doları buluyor' dedi. Karada hiperaktif bir insan olduğunu söyleyen Kalkavan, normalde günde 2.5 saat uyuduğunu, tur boyunca da günde 4 saatlik uykunun kendisine yettiğini söyledi.
Deniz, yediğim her lokmada hakkı olan geçim sebebimiz
Kalkavan'a, 'Bu turu tamamlayınca sonra ne yapacaksınız' diye sorduk. İlginç bir yanıt verdi: 'Bizimki gibi küçük bir tekne ile dünya turunu tamamlayan bir kimse bir daha evine gidemiyor. Bu bir gerçek. Sadun Bey (Boro) de Osman (Atasoy) da teknede yaşıyor. Evi, saray da olsa girip yatamaz. Ben şu anda bile denizi olmayan bir yerde kalamıyorum. İzmir'de 10 gün kalırım. Ama deniz olmadığında sıkıntı basıyor. Tekne öyle bir hale geliyor ki, karaya çıktığınızda düz yerde yürüyemiyorsunuz. Bir de deniz, doğduğum günden beri yediğim her lokmada hakkı olan ve çok iyi tanıdığıma inandığım bizim geçim sebebimiz...' Kalkavan, geziye çıkarken eşinin ve çocuklarının fikrini almamasının da doğal olduğunu söylüyor... 'Belki kötü bir örnek, ama yapı itibariyle eşimin ve çocuklarımın da fikrini almadım. Çünkü alsam hiç kimsenin eşi ve çocukları, 'Git baba, canın sağolsun, görmesek de olur seni' diyecek hali yok. Bir şeyin gerçekleşmesi için birtakım kişilerin üzülmesi, kırılması gayet doğal. Ticari olarak da birçok şeyi göze alıyorsunuz. Bazen insanın yaşaması kadar önemli bir şey oluyor. Farzet ki öldüm diyorsun. Ama annem genç olsaydı ne yalan söyleyeyim bu kadar duygusal olmayabilirdim.'
Rahmi Bey'le Kanarya Adaları'nda buluşacaktık
İhsan Kalkavan, tura ara vermeselerdi, geçen pazar günü Nazenin-4 isimli 20 milyon dolarlık tekneyle dünya turuna tura başlayan Rahmi Koç'la Kanarya Adaları'nda buluşacaklarını söyledi. Kalkavan, Rahmi Koç'un dünya turuyla ilgili şunları söyledi: 'Rahmi Bey, denizcilik işine girmedi ama içindeki deniz aşkı bir türlü bitmedi. Her yerde denizcinin dostu oldu. Şimdi dünya turunu tamamlayınca amatör olsa bile kendisi de otomatikman denizci olacak. Benim tüm idealim, hesabım Rahmi Bey'le yolda karşılaşmaktı. Rahmi Bey'in teknesi çok pahalı bir tekne. O yüzer bir saray. Tabi maliyeti de çok yüksek. Onun her adımı, bir marinaya girişi, yakıtları çok pahalı.'