Lokumun piri Hacı Bekir'in içi rahat
ve Türk lokumunu (Turkish Delight) dünyaya sevdiren Hacı Bekir'in 5. kuşak yöneticisi Mahmut Doğan Şahin, Türk lokumunun 230 yıllık serüvenini anlattı.
ABONE OLBaki Tuğlacı'nın haberi
Hacı Bekir Lokum ve Şekerli Mamuller Sanayi Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Doğan Şahin, lokum konusundaki patent tartışmalarına değinerek, "Türk lokumunun tahtının sarsılması, rölatif bir durum. Fiyata bağlı, lezzete bağlı, modaya bağlı" dedi.
Türkiye'nin en eski şirketlerinden Ali Muhiddin Hacı Bekir tarafından 1777 yılında kurulan ve Türk lokumunu (Turkish Delight) dünyaya sevdiren Hacı Bekir'in 5. kuşak yöneticisi Mahmut Doğan Şahin, Türk lokumunun 230 yıllık serüvenini anlattı.
Şahin, Osmanlıca "rahat ul-hulküm" (boğaz rahatlatan) kelimesinden türeyen lokumun, 15. yüzyıldan beri Anadolu'da bilinmekle birlikte, özellikle 17. yüzyılda imparatorluk sınırları içinde yaygınlaştığını, Avrupa'da ise bir İngiliz gezgin aracılığıyla "Turkish Delight" adıyla tanınmaya başlandığını kaydetti.
Önceleri bal ya da pekmez ve buğday unu bileşimi ile yapılan lokumun, 17. yüzyılda "kelle şekeri" olarak bilinen rafine şekerle, özellikle 1811 yılında Almanya'da nişastanın bulunup Türkiye'ye getirilmesiyle yapım ve lezzetinin değiştiğini belirten Şahin, Türkiye ve dünyada Türk lokumu adıyla özdeşleşen Hacı Bekir'in tarihçesinin de lokumun dünyadaki tarihçesine ışık tutacağını söyledi.
Şahin, şunları kaydetti: "Türk lokumu, 1873'te rahat ul-hulküm adıyla, Osmanlı-Türk kültürünün bir mamulü olarak uluslararası piyasaya açılıyor. Bundan sonra dünyada lokum adıyla tanınıyor. Hacı Bekir lokumu, 1873 Viyana, 1888 Köln, 1893 Chicago, 1897 Brüksel, 1930 Fransa ve 1939 New York'ta düzenlenen fuarlara katılıyor.
Hacı Bekir lokumu veya Türk lokumu, 1873 yılından itibaren dünya şekerleme piyasasına giriyor. Hacı Bekir, birçok kitapta da Türk Lokumu olarak tescil ediliyor. Yani klasik bir şekerleme sınıfı teşekkül ediyor."
-TÜRK LOKUMUNUN TAHTI-
Avrupa Birliği (AB) nezdinde lokum tescili konusundaki tartışmalara da değinen Şahin, "Türk lokumu, artık üniversal bir marka haline geldi. İspanya ekmeği (pandispanya), yoğurt (joghurt) ve kebap gibi bazı mamuller gibi üniversal bir mamul oldu. Bunun yasaklanması ne derece doğru, ne derece mantıki, ne kadar imkan dahilinde? Turkish Delight olarak bu üniversal mamulün yasaklanması yanlış" diye konuştu.
Kıbrıs Rum Kesimi'nin lokumu tescil ettirmesinden sonra çıkan haberlerin yanlış anlamadan kaynaklandığını dile getiren Şahin, şunları kaydetti: "Türk Patent Enstitüsü, Kıbrıs Rum Kesimi tarafından AB nezdinde yürütülen coğrafi işaret tescil işlemleri başvurusunun, 'Rum Lokumu' veya 'lokum' şeklinde değil, Geroskipou Lokumi olarak tescilinin istendiğini belirtti. Başvuruda lokum denmiyor, lokumi deniyor. Turkish Delight de demiyor. Burada 'ben Kıbrıs'ın Geroskipou Mahallesi'nde lokum yapıyorum. Buna Geraskipou lokumi diyorum, bunu bu isimle Avrupa'da kimse yapıp, satamaz' deniyor." '
'Benim marka hakkım olan Turkish Delight zaten himaye altında. Bu bizi etkilemez" diyen Şahin, şunları söyledi: "Yeni bir mamul çıkıyor, bu lokumun yerini tutar veya tutmaz. Yeni bir marka lokum çıkmış. Bu markaya mani olabilir miyiz? Hayır. Lokum elden gidiyor mu? Kıbrıslı Rum bana 'Türk Lokumu yapamazsın' diyemiyor, 'Geroskipou lokumisi yapamazsın' diyor. Nasıl elden gider Türk lokumu o zaman. Türk lokumunun elden gitmesi için lokum yapanların tadını, lezzetini her şeyini bozması lazım. Bu mamul, Türk Lokumu markasını kullanmadığına göre başka isimle çıkan bir ürün. Bu Türk lokumunun tahtını nasıl sarsar? Çikolata da sarstı diyorlar. Çikolata ayrıdır, lokum ayrı. Caz müziği ayrıdır, klasik müzik ayrı. Türk lokumunun tahtının sarsılması rölatif bir durum. Fiyata bağlı, lezzete bağlı, modaya bağlı... Klasik müziği gençler sevmiyor diye klasik müzik sarsıldı denmez buna. Klasik müzik de gençlere hitap için kendini değiştirmez. Hacı Bekir bir Türk lokumu klasiğidir. Bu klasik sır değil. Sırrı, ustalık ve ihtimamda. Kutunun üstüne formülünü yazıyoruz."
-"PATENTİN DE ÖMRÜ VAR"-
Kıbrıs Rum kesiminde üretilen lokumun kalitesi konusunda bir mücadele yapılabileceğini dile getiren Şahin, şöyle dedi: "Bir mamule lokum demek için asgari koşulları vardır. Ben bir lokum imalatçısı ve sever olarak onlara diyeceğim ki 'lokumi diye bir şey çıkartmışsın onun ne olduğu belli değil. Neden su miktarı, dokusu, lezzeti, şeker miktarı tutmuyor, bu lokum değil' diyeceğim. Lokumi diye bir şey yaptın müşteriyi aldatıyorsun. Lokum yerine başka şey satıyorsun. Lokum demiyor, lokumi diyorsun bunda da muvazaa var. Bu kişiyi şunun için tebrik etmek lazım çok güzel bir reklam yaptı."
Şahin, Türk lokumunun patentinin alınabileceğini ancak bunun ne derece doğru olduğunun tartışılması gerektiğini de belirterek, "Neden Hacı Bekir olarak lokumun patenti alınmadı deniyor. 1873'te mi alacaktım. Patentin de bir ömrü var. Lokumda yenilik olunca bir patent, nişasta kullanınca bir patent daha aldınız diyelim, ancak patentlerin de bir ömrü var. Patentlerin ömrü tamamlandıktan sonra üniversal oluyor" diye konuştu.
Patentin isim yapana kadar, mamulü tanıtana kadar ürünü himaye ettiğini ve taklitlerinden koruduğunu ifade eden Şahin, "Benim adım, ürünüm bir şey ifade etmiyorsa patent bir işe yaramaz. Benim vazifem, Türk lokumunun kalitesini muhafaza etmektir. Kalitesiz yapıyorsanız zaten lokum değildir" şeklinde konuştu. Mahmut Doğan Şahin, Kıbrıs Rum Kesimi'nden lokumi numunelerinin gelmesinin ardından bir lokum sever olarak Türk Patent Enstitüsü ile hukuki bir mücadele başlatabileceklerini de sözlerine ekledi
(aa)