Naci Ağbal'dan deprem vergisi tartışmalarına yanıt

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal, deprem vergilerine yönelik tartışmalara ilişkin, "Buradan toplanan gelirlerden çok daha fazla kaynak, gerek depremle ilişkili kamu binalarının imar ve inşasına gerekse teknoloji ve insan kaynağı altyapısına harcandı." dedi.

ABONE OL
GİRİŞ 29.01.2020 15:06 GÜNCELLEME 29.01.2020 15:06 EKONOMİ
Naci Ağbal'dan deprem vergisi tartışmalarına yanıt

Strateji ve Bütçe Başkanı Ağbal'dan deprem vergisi tartışmalarına verdiği yanıtta, "Buradan toplanan gelirlerden çok daha fazla kaynak, gerekdepremle ilişkili kamu binalarının imar ve inşasına gerekse teknoloji ve insan kaynağı altyapısına harcandı. Bütün vergi gelirleri nasıl bütçenin havuzuna gidiyorsa bu gelirler de bütçenin havuzuna geldi. Bu gelirler çarçur edilmedi. Riskli yapıların yıkılması veya depreme dayanıklı hale getirilmesi için bütçeler ve bununla ilgili gerekli finansal destekleri oluşturmanız lazım. Bunların hepsini AK Parti 17 yılda yaptı. Deprem riskine karşı kurumsal bir yapı geliştirdi" açıklamasında bulundu.

 

Ağbal, Ankara Sanayi Odası (ASO) meclis toplantısının ardından, deprem vergisi tartışmalarına ilişkin soruları yanıtladı. Devletin harcadığı her kuruşun hesabını verdiklerini ve şeffaf olduklarını vurgulayan Ağbal, "Kamu harcamalarıyla ilgili hesabını veremeyeceğimiz bir kuruş söz konusu değil." diye konuştu.

Ağbal, depreme hazırlıklı olunması ve deprem anında acil müdahale edilebilmesi için yürütülen çalışmalara işaret ederek, şöyle konuştu:

 

"Bunlar için güçlü bir kurumsal yapı, insan kaynağı ve koordinasyon oluşturulmalı. Kurumların gerek depreme hazırlık gerekse deprem anında ulaştırma, haberleşme ve sağlık alanlarında yapılacak müdahalelere yönelik güçlü bir altyapı oluşturması gerekiyor. Riskli yapıların yıkılması veya depreme dayanıklı hale getirilmesi için bütçeler ve bununla ilgili gerekli finansal destekleri oluşturmanız lazım. Bunların hepsini AK Parti 17 yılda yaptı. Deprem riskine karşı kurumsal bir yapı geliştirdi."

Elazığ depreminde, ilk andan itibaren seri bir şekilde müdahale edilmesinin, yılların birikimiyle sağlandığını ifade eden Ağbal, AK Parti iktidarı döneminde yapılan yasal değişikliklerle yeni binaların depreme dayanıklılığı konusunda standartlar oluşturulduğunu söyledi. Ağbal, "Son yıllarda bütçe görüşmelerinin en önemli maddelerinden biri deprem riski altındaki okul, hastane gibi kamu yapılarının yeniden inşası, depreme karşı dayanıklılıklarının artırılması oldu." değerlendirmesinde bulundu.

1999 Marmara Depremi'nde afet bölgesine erişim konusunda yaşanan sıkıntıları anımsatan Ağbal, bu dönemde, ulaşım altyapısında deprem riskine dönük projeler yürütüldüğünü bildirdi. Ağbal, deprem riski altındaki kamu kurumlarının binalarının güçlendirilmesi ve yenilenmesine ilişkin çalışmalara da değinerek, bütçeden buna yönelik kaynakların sağlandığını dile getirdi. Ağbal, bütçe imkanlarıyla deprem gibi afetlere müdahale eden personelin ihtiyaçlarının da giderildiğini kaydetti.

"KENTSEL DÖNÜŞÜM İÇİN ÖZEL HESAP UYGULAMASI BAŞLATTIK"

Vatandaşın konutlarının yeniden inşası, imarı ve kentsel dönüşümüyle ilgili yasal çalışmalara dikkati çeken Ağbal, "Bu düzenlemede vatandaşların konutlarını yapmalarına dönük faiz ve kira desteği gibi enstrümanlar geliştirdik. Kentsel dönüşümün uygulanması için bütçede normalde yapmadığımız bir şey yapıp, özel hesap uygulaması başlattık. 'Kentsel dönüşüm çok özel öneme sahip konu, bu konuya özel gelir tahsis edip harcayacağız.' dedik. Yıllar itibarıyla da bu kaynakları artırmaya devam ediyoruz. Kentsel dönüşüme de bütçeden ciddi kaynak harcıyoruz." dedi.

1999 depreminde o zaman doğru bir tercihle bir defalık vergiler getirildiğini hatırlatan Ağbal, ek gelir vergisi ve motorlu taşıtlar vergisi yanında, özel iletişim vergisinin (ÖİV) de uygulamaya konulduğunu söyledi. Ağbal, sonraki yıllarda uzatılan ÖİV'nin 2004 yılında kalıcı hale getirildiğini ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"1999'dan 2004'e kadar olan dönemde toplanan bu vergiler öyle bir özel fona, özel hesaba aktarılıp oradan harcanmamış. Bütçenin genel geliri olup oradan harcanmış ama 2004 yılında Türkiye büyük ekonomik krizden çıkmıştı, bütçenin sağlıklı olması için adım atıyorduk, gelir tarafını sağlamlaştırıyor ve harcamalarda tasarrufa gidiyorduk, o dönemde birçok şey yapılırken ÖİV kalıcı hale getirildi. Sonraki yıllarda buradan yılına göre 1 milyar lira, 3 milyar lira ve 4 milyar lira gibi vergi gelirleri topladık. Bütün vergi gelirleri nasıl bütçenin havuzuna gidiyorsa bu gelirler de bütçenin havuzuna geldi. Bu gelirler çarçur edilmedi. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim, buradan toplanan gelirlerden çok daha fazla kaynak, gerek depremle ilişkili kamu binalarının imar ve inşasına gerek teknoloji ve insan kaynağı altyapısına harcandı. Burada oturup da kalem kalem saymama bile gerek yok. AFAD bütçesine bakın, sürekli artıyor, AFAD'a daha fazla kaynak tahsis edeceğiz."

"MİLLETİMİZ RAHAT OLSUN"

Ağbal, depremde kurumlar arası iletişimin kurulması için yapılan bilgi işlem altyapı yatırımlarına da işaret ederek, "Politik tartışmanın içine dahil olmak istemem ama hesap vermekte hiçbir beis yok. Hiç kimsenin konuşamayacağı bir şey yok, alnımız açık. Kamu kaynaklarının nereye kullanıldığı konusunda gizlenecek saklanacak bir şey yok. Toplanan ÖİV'den daha fazla kaynağı bütçeden ayırdık. Özel bir hesapta toplanıp harcanabilir miydi, 1999'da bu tercih edilmemiş, bütçenin havuzuna gelip harcanmış. Milletimiz rahat olsun." diye konuştu.

Bütçenin, deprem konusundaki talepleri karşılayacak birikime sahip olduğunu da vurgulayan Ağbal, devletin bu konuda yeterli kaynağı olduğunu dile getirdi. Ağbal, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da deprem riski altındaki konutların imarı için olağanüstü çaba gösterdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Devlet olarak bu meseleye sahip çıkıyoruz. Burada bir politik polemik üretmeye gerek yok. Bu kaynaklar toplanmıştır ve daha fazla kaynak hükümetimizin öncelikli gündemi olarak harcanmıştır. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Yıllar itibarıyla bu konudaki harcamalar devlet kayıtlarında ve Sayıştay denetim raporlarında vardır." 

KAYNAK : AA