Bakan Pakdemirli: Gıda fiyatları tüm dünyada artıyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Bununla alakalı tüm dünyada bizdeki problemlerin benzeri var. Yani fiyatlar artıyor, tüketici burada çok ciddi etkilenmiş durumda. Neler yapılabilir kısmı tüm dünyada konuşuluyor” dedi.

ABONE OL
GİRİŞ 15.10.2021 10:34 GÜNCELLEME 15.10.2021 10:34 EKONOMİ
Bakan Pakdemirli: Gıda fiyatları tüm dünyada artıyor

Küresel belirsizliğin emtia fiyatları kadar gıda fiyatlarını da arttırdığını belirten Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Bununla alakalı tüm dünyada bizdeki problemlerin benzeri var. Yani fiyatlar artıyor, tüketici burada çok ciddi etkilenmiş durumda. Neler yapılabilir kısmı tüm dünyada konuşuluyor” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Mersin programı kapsamında, meyve sebze ihracatçıları ile balıkçı, üreticiler ve üretici temsilcileriyle buluştu.

“KÜRESEL BELİRSİZLİK GIDA FİYATLARINI ARTIRIYOR”

Akdeniz İhracatçı Birliklerinde gerçekleştirilen toplantılarda konuşan Bakan Pakdemirli, pandemiyle beraber dünyada bazı problemlerin ortaya çıktığını söyledi. Tüm dünyada emtia fiyatlarının ciddi anlamda arttığını kaydeden Pakdemirli, şöyle devam etti:

“Tüm girdiler artıyor. Sadece gıda maddeleri değil tüm emtialar artıyor. Aslında bizim öngörümüz yavaş yavaş pandeminin bu yaz, bu sonbaharda dünyayı terk edeceği üzerineydi. Ancak görünen o ki, bu pandemiyle bir süre daha yaşamak zorunda kalacağız. İster istemez bunların getirdiği riskler, endişeler, dünyada endişe olmaya devam ettiği sürece dünyada gıdayla ilgili veya tarımsal ürünlerle ilgili çok hammadde fazlası olmasına rağmen maalesef genel fiyat yapısıyla alakala bir süreç yaşıyoruz. Burada üreticinin de tüketicinin de etkilendiği durumlar var. Sadece üretimimizi etkileyen faktörlerden bir tanesi pandemiyle, diğer taraftan da Mersin belki o kadar etkilenmedi ama İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da ciddi bir kuraklık yaşandı. Özellikle bu seneki üretimimize yansıyan bir kuraklık yaşadık. Yani birçok küresel faktörlerden dolayı bazı problemleri yaşadık. Bunları üreticimize ve tüketicimize minimum seviyede yansıtmak için çabamız sürüyor.”

 “TÜM DÜNYADA GIDA FİYATLARI ARTIYOR”

Suyun tarım sektörü için önemine dikkat çeken Pakdemirli, “Dünyadaki tatlı su kaynaklarının yüzde 70’ini tarım kullandığına göre bu alanda da çaba ve gayretimizi devam ettiriyor olmamız lazım. Artan bütün emtia fiyatlarıyla beraber hem besicimiz hem süt üreticimizi ister istemez bu işlerden de etkileniyor. Bu konuda yem satışlarımız da devam ediyor. Tabii bunu piyasa fiyatlarının çok altında fiyatla satıyoruz. Küresel belirsizlik ister istemez emtia fiyatları kadar gıda fiyatlarını arttırdı. Bununla alakalı tüm dünyada bizdeki problemlerin benzeri var. Yani fiyatlar artıyor, tüketici burada çok ciddi etkilenmiş durumda. Neler yapılabilir kısmı tüm dünyada konuşuluyor. Bizde bunu Gıda Komitesinde konuşuyoruz. Bütün tedbirleri alarak üreticiyi sürekli olarak sürdürülebilir bir şekilde, karlı bir şekilde üretime devam ettirmek ama aynı zamanda tüketiciyi de ürünlere ulaşılabilir fiyatla aldırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

 “DESTEKLERDE YÜZDE 85 ARTIŞ OLDU”

Son 3 yılda destekleri arttırdıklarını vurgulayan Pakdemirli, şunları söyledi:

“Yüzde 85 bir artışımız oldu. Desteklerin artışının yanında iyi bir alım politikası izledik, alım yaptığımız ürünlerde üretici dostu bir politika izledik. Hasat zamanından önce fiyatların açıklanması ve üreticinin memnun olacağı fiyatları açıklamamızla üreticimizi memnun ettik. Burada iki güzel iş yapmış olduk. Normalde diğer ülkelerde ya destek olunur ya da alınan ürünler iyi fiyattan alınır. Biz her ikisini de yapıyoruz. Burada da önemli derecede başarılı olduk. Bu desteklerimizi de sürekli artırdık. Son 3 yılda biz hiçbir üreticimize sahada zarar verecek şekilde fiyatlarımızı oluşturmayacağız dedik ve sözümüzü tuttuk.

Bugün de aynı şeyi söylüyoruz. Fiyatlar artabilir, girdiler artabilir ama bunlarda alım fiyatlarını ayarlayacağız, bunun için hiç merak etmeyin. Siz sadece üretmeye devam edin. Biz ek bir destek olacak bütçe sağlayabilirsek ek destek olmaya devam ederiz. Buradaki en büyük destek ürün fiyatının doğru bir şekilde ayarlanmasıdır. Buna da Tarım ve Orman Bakanı olarak taahhüt ediyorum. Doğru fiyat politikasını inşallah yeni hasat döneminde yine karşınıza getiriyor olacağız. Çiftçimizin alın teri yere dökülmeyecek, alın teri boşa gitmeyecek. Sonunda bu işten para kazanacak şekilde çiftçimizi hasat döneminde memnun edeceğiz. Bu konuda çiftçimiz endişe etmesin.”

"30 YIL SONRA GIDAYA TALEP, EN AZ YÜZDE 60 ARTACAK"

Tarımın son 12 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü dile getiren Pakdemirli, "Türkiye’nin pandemi döneminde doğru tarım politikaları izlediğinin bir göstergesi budur. 2021 yılının ilk 6 ayında kuraklığa rağmen yüzde 4,7 büyüdük. İhracatta da ilk 8 ayda 15 milyar dolar ve 4,1 milyar dolar ihracat fazlasıyla Türkiye yaklaşık 2 bin ürünü, 200 ülkeye ihraç eden bir ülke konumunda oldu. Hayvancılığımız gelişiyor. Son 3 yılda büyük başımız yüzde 14, küçük başımız yüzde 30 arttı. Büyükbaş 18.3 milyona, küçük başta 57.4 milyona geldi. Önümüzde zor bir denklem var. 30 sene sonrasını düşündüğümüz zaman gıdaya olan talep en az yüzde 60 artacak ve bu kadar üretmemiz gerekiyor. Bunu da bu kaynaklarla üretmemiz gerekiyor. Suya olan talepte yüzde 15 artacak. Son 19 yılda 600 tane baraj yaptık. Cumhuriyet tarihinin ilk su şurasına başladık. O da bittiğinde sonuçlarını açıklayacağız” dedi.

"TARIM SİYASET ÜSTÜ BİR MESELE"

Tarımın her zaman kendileri için siyaset üstü bir mesele olduğuna dikkat çeken Pakdemirli, “Bunun siyaset üstü de kalması lazım. Ancak maalesef bizim sektörümüz, üzerinde en çok siyaset yapılan konu. Bir kere çiftimizin, üreticimizin, yetiştiricimizin üzerinden siyaset yapılmamalı. Bizim daha çok gıda üretmemiz, tarımla uğraşmamız lazım. Gençlerimizi bu işe yönlendirmemiz lazım. Her zaman iyi taraflarından bu işe bakmamız lazım. Avrupa’da tarımsal hasılada Türkiye birinci, dünyada 10’uncu sıradadır. Bununla bir defa hepimizin gurur duyması lazım. Eksikler varsa tabii ki konuşacağız. Yapıcı eleştirileri hepsini dikkate alacağız. Ancak tarımı siyaset üstü bir mesele olarak görme konusunun son derece önemli olduğunu düşünüyorum” değerlendirmesini yaptı.