Pandemi kahve sektörünü de vurdu!

KPMG'nin araştırmasına göre pandemi kahve sektörünü de vurdu. KPMG, küresel kahve pazarını ve sektörün pandemiyle nasıl bir değişim yaşadığını inceledi. Katar, 6,40 dolarla en pahalı kahve satılan ülke oldu.

ABONE OL
GİRİŞ 23.11.2021 11:06 GÜNCELLEME 23.11.2021 12:01 EKONOMİ
Pandemi kahve sektörünü de vurdu!

Küresel ölçekte yapılan bir araştırmaya göre, en büyük iki küresel kahve pazarından ABD’de dükkanların satışları toplamda 11.5 milyar dolar düşüş kaydederken, 36 milyar dolar olan piyasa değeri yüzde 24 azaldı. İngiltere’de ise satışlardaki kayıp 2 milyar pound. Avrupalılar daha çok organik kahveye yönelirken; Orta Doğu ve Çin'de perakende kahve fiyatları artış gösterdi. Katar, 6,40 dolarla en pahalı kahve satılan ülke…

Araştırmaya göre, Covid-19, en büyük iki küresel kahve perakendesini yeniden şekillendiriyor. Pandemi döneminde kahve dükkanlarının 11.5 milyar dolar zarar ettiği ABD’de ‘tam iyileşme’ için en az iyi yıla ihtiyaç var. İngiltere’de ise üç yıldan önce toparlanma mümkün görünmüyor.

“Tüketici kaliteli kahve için yüksek bedel ödemeye hazır”

KPMG Türkiye Gıda ve İçecek Sektör Lideri Banu Kürk, “Araştırma sonuçlarına baktığımızda, tüketicinin pandemi ile birlikte her alanda olduğu gibi kahve alışverişlerinde de deneyim, sağlık, inovasyon, kolaylık, sürdürülebilirlik ve şeffaflık konularına dikkat ettiğini görüyoruz. Tüketici artık eşsiz deneyimler arıyor ve yüksek kalite kahveye ulaşmak için ödeme yapmaya istekliler. Bu nedenle üçüncü nesil kahveciler tedarik zincirinin her aşamasında yüksek kalitede kahve yapmaya yeniden odaklanıyor. Gençler, sürekli hareket halinde olduğu için kolay taşınabilir seçeneklere yöneliyor. Diğer taraftan tek kişilik kahve makinelerine talep de artıyor. Özellikle ABD’de bu ekipmanlara talep 2015 yılından bu yana yüzde 50 artmış durumda. Sürdürülebilirlik ve etik, her alanda olduğu gibi kahvede de odak noktası. Tüketici çevre dostu ve sorumlu markaları tercih ediyor” dedi.

Kahvenin geleceği için inovasyonun şart olduğunu vurgulayan Kürk, “Kahve çekirdekleri doğrudan tüketicilere ulaşıyor. Tüketicinin yaklaşık yüzde 79’u kahveyi evde tüketiyor. Bu grubun yüzde 45’i ise öğütülmüş kahve kullanıyor. Y ve Z kuşağı ise farklı seçenekler arıyor. Kahve artık bitkisel bazlı seçeneklerle ve fonksiyonel içeceklerle buluşuyor. Yulaf ya da badem sütüyle yapılmış ya da şekersiz formüllere ilgi artıyor. Kahve nüfuz ettirilmiş soda, organik kombucha kahvesi, matcha cold brew, alkollü kahveler için Kahve 3.0 diyebiliriz” şeklinde konuştu.

İstanbul’da kahvenin fiyatı 15 lira

Orta Doğu ve Çin'deki perakende kahve fiyatları, yükselen pazar tüketicisinin daha varlıklı yaşam tarzlarını tercih etmesi nedeniyle şu anda dünyanın en yüksekleri arasında yer alıyor. Araştırmaya göre sektördeki büyüme Asya ve Latin Amerika’da hazır kahveden, Kuzey Amerika ve Batı Avrupa’da ise kahve kapsüllerinden geliyor.

Orta boy bir Americano’nun fiyatı bazı şehirlerde şöyle:

İstanbul 1.41 dolar

Kopenhag 6.24 dolar

Doha 6.40 dolar

Roma 0.99 dolar

Zürih 4.98 dolar

Milano 1.33 dolar

Lizbon 0.74 dolar

Moskova 4.31 dolar

Yeni Delhi 1.52 dolar

Kahire 1.36 dolar

Dubai 5.70 dolar

Sao Paulo 1.50 dolar

Şangay 4.60 dolar

Lagos 0.62 dolar

Büyümeye yönlendiren bölgesel tercihler

Kuzey Amerika’da soğuk kahveye olan ilginin artması büyümede kilit rol oynayacak.

Güney Amerika’da ise Brezilya’nın taze öğütülmüş kahveye olan dalgalı talebi Latin Amerika’daki büyümenin üçte ikisinden sorumlu olacak.

Avrupa premium seçeneklere odaklanacak.

Afirka kıtasında erişilebilir öğütülmüş ve hazır kahvelere gençler ve artan nüfus ivme kazandıracak.

Orta Asya’da ise gelir seviyesinin artmasıyla kahve dükkanlarındaki sayının artışı büyümede kilit rol oynayacak.

KPMG’nin araştırma sonuçları

ABD’de toplam kahve dükkanı sayısı yüzde 0,6 düşerek 37 bin 189 oldu. Kahve dükkanlarının satışları pandemide 11.5 milyar dolar azaldı. 36 milyar dolar olan piyasa değeri ise pandeminin etkisiyle yüzde 24 azaldı.

İngiltere’de ise pandemi döneminde kahve dükkanları yüzde 1,9 azalma göstererek 9 bin 159 oldu. 3 milyar pound olan piyasa değeri yüzde 39 azaldı, kahve satışlarındaki kayıp 2 milyar pounda ulaştı.

Araştırmaya göre, Amerikalıların yüzde 62’si her gün kahve içiyor. Yüzde 70’i ise haftada bir kere içiyor.

Katılımcıların yüzde 53’ü çevre dostu markaları tercih ediyor.

Yüzde 25’i herhangi bir uygulama üzerinden eve kahve sipariş ettiğini belirtiyor.

60 yaş üstü kahve tüketicileri, geleneksel kahveleri 18-24 yaş aralığındaki tüketicilere göre iki kat fazla tercih ediyor.

25-39 yaş arasındaki tüketicinin tercihi daha çok espresso bazlı kahveler.

Kahve tüketimi yaşla birlikte artıyor. Araştırmaya katılan ileri yaş grubundaki 10 kişiden 9’u kahvaltıda kahve tüketiyor. Gençlerde bu oran 10’a 7.

Tüketicinin yüzde 79’u kahveyi evde tüketiyor. Bu grubun yüzde 45’i öğütülmüş kahve kullanıyor.

Avrupa’da organik kahveye talep artıyor

Avrupa’da organik kahveye talep giderek artıyor. Avrupa Birliği’nin 130 bin ton kahve ithal ettiği görülen raporda, organik kahve ithalatının AB’nin toplam kahve ithalatının yüzde 3.5’ine denk geldiği görülüyor. Organik kahve segmenti hâlâ tüm süpermarketlerde ulaşabilmek için niş bir segment olsa da organik kahve ithalatının 2018-2019 yılları arasında yüzde 12 arttığı görülüyor.

Avrupa’daki organik kahve satışlarının 2018 yılında yaklaşık 41 milyar euroya ulaştığı görülüyor. Bu da küresel organik kahve satışlarının yaklaşık yüzde 42’sine denk geliyor.

Almanya, Avrupa’nın en çok kahve ithalat eden ülkesi ve en büyük organik kahve piyasası konumunda... İkinci sırada Fransa bulunuyor.