Elektrik faturalarında indirim için kritik ay! Düşüş kaçınılmaz

Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, hidroelektrik santrallerin kapasitesinin artmasıyla faturalar üzerindeki baskının azalacağına dikkat çekerek, "Nisan ayından sonra elektrik faturalarında indirim gelebilir” dedi.

ABONE OL
GİRİŞ 15.02.2022 11:26 GÜNCELLEME 15.02.2022 11:26 EKONOMİ
Elektrik faturalarında indirim için kritik ay! Düşüş kaçınılmaz

Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, bugün son dönemin en önemli gündem konusu olan elektrik faturalarındaki tırmanışın sebeplerine ilişkin bir yazı kaleme aldı. Geçtiğimiz yılın kurak geçtiğine dikkat çeken Acet, bu nedenle hidroelektrik santrallerinin üretimin azaldığını, elektrik üretimi için doğal gaz kullanılmasıyla maliyetlerin arttığına vurgu yaptı. Kar yağışlarının tarım ve enerjide Türkiye’nin elini güçlendireceğini ifade eden Acet, “Enerjide, barajların suyla dolmasıyla hidroelektrik santrallarının kapasitesinin yeniden artması, doğalgaza bağımlılığın hem ısınma hem de elektrik üretimi anlamında azalması anlamına geliyor. Öyle olursa, faturalar üzerindeki baskı da azalacağı için tüketim maliyetlerinde de bir düşüş olması kaçınılmaz. Bütçe imkânları da elverişli olursa, Nisan ayından sonra elektrik faturalarında indirime gidilmesi gündeme gelebilir” dedi.

Acet, Türkiye’nin elektrik üretim, iletim ve dağıtım alanlarında son 20 yılda 100 milyar dolarlık yatırım yaptığını sözlerine ekledi.

Mehmet Acet'in dikkat çeken o köşe yazısı:

Öncelikle elektrik üretiminde kullanılan kaynakların yıllara göre dağılımını gösteren rakamları aktaralım.

2019

Doğalgaz kullanımı: Yüzde 19

Hidroelektrik Santrallar: Yüzde: 31

Yerli kömür ve Fuel Oil: Yüzde 18

İthal Kömür: Yüzde 21

2020

Doğalgaz kullanımı: Yüzde 23

Hidroelektrik Santrallar: Yüzde 27

Yerli kömür ve Fuel Oil: Yüze 15

İthal Kömür: Yüzde 21

Diğer Yenilenebilir Kaynaklar: Yüzde 13

2021

Doğalgaz Kullanımı: Yüzde 34

Hidroelektrik Santrallar: Yüzde 18

Yerli Kömür ve Fuel Oil: Yüzde 16

İthal Kömür: Yüzde 17

Diğer Yenilenebilir Kaynaklar: Yüzde 15

Bu verilere dikkatli bir şekilde bakıldığında 2021 yılında doğalgaz kullanımının önceki iki yıla oranla ciddi oranda artış gösterdiği (Yüzde 34) görülüyor.

Elektrik üretim maliyetinin doğalgaza kıyasla oldukça düşük olduğu Hidroelektrik Santralların toplam elektrik üretimindeki payı ise, bir hayli düşmüş durumda. (Yıllara göre son üç yılda yüzde 31, 27 ve 18)

Son dönemin en önemli gündem konusu olan elektrik faturalarındaki tırmanışın arka planındaki en önemli gerekçe işte bu rakamlarda saklı.

Şöyle bir zincirden söz edebiliriz:

2021 yılında kuraklık nedeniyle barajlardaki su miktarı bir hayli düşük kaldı.

Böyle olunca, hidroelektrik santrallarından yeterli verim elde edilemedi.

Kapasitede yüzde 50’leri bulan gerileme oldu.

Öyle olunca, elektrik üretimi için mecburen ‘gaz santrallarına’ yüklenilmek zorunda kalındı.

Doğalgaz fiyatlarında malum, sonbahardan itibaren küresel ölçekte inanılmaz tırmanışlar yaşandı.

Bunun üzerine bir de kur atakları eklenince, bu maliyet iyice yükseldi.

Sonuç:

Elektrik faturalarında karşımıza çıkan son tablo.

Aslına bakarsanız enerji alanında Türkiye, AK Parti iktidarında çok önemli işlere imza attı.

Enerji Bakan Fatih Dönmez’in geçtiğimiz gün verdiği bilgiler üzerinden bunların bir kısmını aktaralım:

-Türkiye, elektrik üretim, iletim ve dağıtım alanlarında son 20 yılda 100 milyar dolarlık yatırım yaptı. Bu sayede son 20 yılda elektrikteki toplam kurulu gücümüzü 3,5 kat artırarak 100 bin megavat seviyesine ulaştırdık.

-2021 yılında elektrik ve doğalgazda 100 milyar liralık destek sağlandı.

-Bu destek hane başına yaklaşık 5 bin lira anlamına geliyor.  

-Ayrıca, akaryakıta 65 milyar liralık bir ÖTV desteği sağlandı.

-Son üç yıl yılda dar gelirli hanelere 2,1 milyon haneye 6,4 milyar liralık destek sağlandı.

-4 milyon hane doğalgaz desteğinden yararlanacak.

-Bu yıl elektrikte birinci kademede yaklaşık yüzde 50, doğalgazda ise 100 liralık faturanın 75 lirası hükümet tarafından karşılanıyor.

-Hepsinden önemlisi yerli ve yenilenebilir enerjide toplam kurulu gücümüz yüzde 65’e çıkarıldı.

Görüldüğü üzere, hükümet aslında son 20 yılda başarılı bir enerji politikası izlemiş.

Muhalefet hesapsızlık, kitapsızlık suçlaması yapsa da bu suçlamaların büyük bölümünün hakkaniyetten yoksun olduğu yukarıdaki bilgilerden anlaşılabiliyor.

Son bir yıl içinde de, bütçeden karşılanan desteklerle anayasanın öngördüğü ‘sosyal devlet’ ilkesine uygun düşecek ciddi adımlar atıldı.

Çetin geçen kış döneminin yavaş yavaş sonuna doğru geliyoruz.

Önümüzdeki hafta cemrelerin havaya, suya ve toprağa sırasıyla düşmeye başlamasıyla hava sıcaklıklarında bir artış olması muhtemel.

Kışın çetin geçmesi, doğalgaz kullanımı anlamında bütçeyi epeyce zorladı ancak, kar yağışlarının iki türlü faydasını göreceğiz.

Tarımda geçen yılki kuraklığın tekrarlanma ihtimali zayıfladı.

Enerjide ise, barajların suyla dolmasıyla hidroelektrik santrallarının kapasitesinin yeniden artması, doğalgaza bağımlılığın hem ısınma hem de elektrik üretimi anlamında azalması anlamına geliyor.

HES’lerde 2021 öncesindeki kapasitelere ulaşılması halinde, elektrik üretim maliyeti de haliyle düşecek.

Öyle olursa, faturalar üzerindeki baskı da azalacağı için tüketim maliyetlerinde de bir düşüş olması kaçınılmaz.

Elektrik üretim maliyetlerinde azalma olması halinde bunu tüketim bedellerine yansıtılması daha kolay ve mümkün hale gelebilecek.

Final cümlemiz şöyle olsun:

Bütçe imkânları da elverişli olursa, Nisan ayından sonra elektrik faturalarında indirime gidilmesi gündeme gelebilir.

KAYNAK : Haber7