'Kaçışımız yok Türkiye zarar görecek! Merkez Bankası'na kritik 'savaş' çağrısı'

Rusya-Ukrayna arasındaki krizin Putin'in emriyle savaşa dönüşmesi finansal sistemi ve ekonomileri sert şekilde etkilemeye başladı. Yaptırımlarla beraber en ağır darbeyi Rusya alsa da krizin etkisi Türkiye dahil tüm ekonomilere olacak... Haber7'ye açıklamalarda bulunan uzmanlar Türkiye için şimdiden orta düzeyde risk oluştuğuna dikkat çekerek krizin daha da derinleşmesiyle oluşabilecek risklere karşı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın hazırlık yapması gerektiğini vurguladı.

ABONE OL
GİRİŞ 24.02.2022 17:16 GÜNCELLEME 24.02.2022 17:17 EKONOMİ
'Kaçışımız yok Türkiye zarar görecek! Merkez Bankası'na kritik 'savaş' çağrısı'
  • Türkiye’nin hem Rusya hem de Ukrayna ile sıkı ekonomik ilişkileri bulunuyor.
     
  • Rusya, Türkiye'nin en büyük ithalat, 10. ihracat pazarı.
     
  • Rusya enerji, tarım, turizm ve inşatta Türkiye için kritik ülke.
     
  • Buğday ithalatında Ukrayna ve Rusya'nın toplam payı geçen yıl yüzde 80'i aştı
     
  • Kasım ayında Türkiye'nin toplam doğalgaz ithalatında Rusya'nın payı yüzde 32.03 oldu.
     
  • Rusya geçen yıl 4 milyon 656 bin kişi ile Türkiye'ye en çok turist yollayan ülke, Ukrayna 2 milyon 55 bin kişi ile üçüncü sırada
     
  • Toplam turist sayısında Rusların payı yüzde 15.7, Ukraynalıların payı ise yüzde 8.6.
     
  • 2021 yılında Türk müteahhitlerinin en çok proje üstlendiği ülke 11.2 milyar dolarla Rusya oldu
     
  • Enerji fiyatlarındaki artış Türkiye'yi de etkileyecek.
     
  • Savaşın derinleşmesiyle ekonomik etkiler artacak. Merkez Bankası olası senaryolara karşı önden hazırlık yapmalı.
     
  • Rusya Ukrayna savaşı en çok turizmi etkiler. Turizmde alternatif pazarlar için şimdiden harekete geçilmeli.

Haber7 / Fuat Öner

Rusya ile Ukrayna arasında aylardır süren gerginliğin Putin'in harekat emriyle işgal girişimine dönüşmesi finansal piyasaları derdinden sarstı. Rus ordusunun harekete geçmesiyle beraber Rusya borsası adeta çöküş yaşarken Rusya'nın dev şirketleri borsada eridi ve Ruble ise sert bir şekilde değer kaybetti.

Ancak en sert darbeyi Rusya alsa da yaşanan kaostan küresel ekonomide nasibini alıyor. Putin'in emriyle beraber hali hazırda yüksek seyreden enerji ve emtia fiyatları rekor üstüne rekor kırmaya başladı; Petrol fiyatları 8 yıl sonra 105 dolar seviyesi çıktı. Altının ONS'u 2000 dolar seviyesine yaklaştı, Doğal gaz fiyatları bir günde yüzde 35 yükseldi. Buğday fiyatları 9,34 dolarla 9,5 yılın zirvesine çıktı.

Peki Rusya ve Ukrayna arasında savaşın ekonomik etkileri dünya ve Türkiye'yi nasıl etkileyecek? Haber7'ye açıklamalarda bulunan uzmanlar özellikle enerji fiyatlarına ve turizmle dikkat çekerek, "Kaçışımız yok Türkiye zarar görecek ancak olası senaryolara hazırlık yaparak zararı minimize edebiliriz" dedi.

Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, yaşananları 3 farklı senaryo ile detaylı olarak analiz ederek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın olası senaryolara göre önden hazırlık yapması gerektiğini söyledi.

2021'de en çok turist gelen 10 ülke:

Ülke Turist sayısı
1 Rusya 4.656.962
2 Almanya 3.013.349
3 Ukrayna 2.055.418
4 Bulgaristan 1.381.104
5 İran 1.090.451
6 Irak 819.829
7 Hollanda 634.513
8 Fransa 617.075
9 Azerbaycan 451.226
10 Birleşik Krallık 380.949
 


RUSYA İŞGALİNDE 3 EKONOMİK SENARYO 

Tatlıyer "Çok bilinmeyenli bir denklem bu. Rusya’nın ne kadar ileriye gideceğiyle alakalı… Çatışma ortamı finansal piyasalar için ciddi bir şok niteliğinde oldu. Burada 3 ayrı senaryo düşünülebilir… Birincisi; Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesinin kısıtlı kalması. Eğer Rusya’nın girişimi belirli bölgelerle sınırlı kalırsa finansal piyasalarda ortaya çıkan dalgalanmanın boyunun çok uzamayacağını söyleyebiliriz. Şu anda daha çok Rus şirketleri, finansal piyasalar ve Türkiye, Polonya ve Çekya gibi komşu ülkeler etkileniyor. Bugünkü finansal piyasalarda da bunu gördük.

Ancak ikinci senaryo olarak; orta düzeyde bir çatışma yaşanırsa… Rusya’nın Ukrayna’nın daha iç bölgelerine girdiği ve daha uzun süre çatışma sürecinin yaşandığı durumda finansal piyasalara daha orantısız bir etkisi olur. Şuan yaşanan dalgalanmanın kat kat fazlası bir durumdan bahsedebiliriz. Ancak ikinci senaryoda finansal piyasalar ve ekonomiler için oyun değiştirici bir durum olmaz.

Geçen yıl Rusya'ya yaş meyve sebze ihracatı 1 milyar doları aştı:

(BİN DOLAR) 2020 2021
Yaş Meyve ve Sebze 949.030,36 1.014.099,86
Otomotiv Endüstrisi 467.739,35 705.971,47
Kimyevi Maddeler ve Mamulleri 434.292,36 561.028,76
Makine ve Aksamları 386.873,53 481.198,63
Tekstil ve Hammaddeleri 268.988,11 298.334,89
Hazırgiyim ve Konfeksiyon 229.747,21 286.500,35
Elektrik ve Elektronik 193.799,32 259.755,35
Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller 140.943,29 258.885,19
Demir ve Demir Dışı Metaller 179.962,53 227.932,58
İklimlendirme Sanayii 167.775,55 219.861,89
Gemi, Yat ve Hizmetleri 139.926,71 188.468,17
Çelik 94.662,04 140.321,41
Deri ve Deri Mamulleri 101.272,04 133.118,46
Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri 99.139,11 122.991,63
Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri 49.555,27 81.997,20
Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri 60.413,20 61.837,91
Madencilik Ürünleri 50.186,51 53.473,76
Halı 21.669,24 36.513,46
Mücevher 19.945,16 30.127,76
Kuru Meyve ve Mamulleri 25.819,93 26.339,38
Fındık ve Mamulleri 24.455,39 24.205,44
Savunma ve Havacılık Sanayii 26.979,54 19.558,03
Tütün 17.423,60 19.319,88
Meyve Sebze Mamulleri 10.448,41 16.304,50
Diğer Sanayi Ürünleri 1.806,33 3.493,77
Zeytin ve Zeytinyağı 1.833,82 2.878,28
Süs Bitkileri ve Mamulleri 231,49 1.457,06
 


Üçüncü senaryo olarak ise; Rusya’nın Ukrayna ile çatışma girdiği uzun süreli bir savaş halinde ciddi bir dalgalanma bekleriz. Ancak bu etki finansal piyasalarla sınırlı kalmaz. Burada finansal piyasalar üzerinden olan dolaylı etkilerin yanında ülke ekonomileri de ciddi etkilenecektir. Ticaretlerde daralmalar yaşanacaktır, özellikle Turizm’de ciddi daralma yaşanacaktır. Ukrayna’dan ve Rusya’dan Türkiye’ye çok sayıda turist geliyor. Ayrıca bu ülkelerle ihracat ve ithalatımız var. Bunların belirli oranda zarar görmesini ancak en çok turizmin etkilenmesini bekleyebiliriz." dedi.

Ukrayna'ya ihracatta kimyevi maddeler ilk sırada:

(BİN DOLAR) 2020 2021
Kimyevi Maddeler ve Mamulleri 355.067,01 504.366,06
Çelik 171.159,86 295.257,40
Otomotiv Endüstrisi 176.590,88 220.792,42
Yaş Meyve ve Sebze 194.702,22 216.749,22
Makine ve Aksamları 153.400,62 210.422,86
Hazırgiyim ve Konfeksiyon 157.396,71 173.025,13
Savunma ve Havacılık Sanayii 18.899,96 124.301,18
Elektrik ve Elektronik 139.473,37 123.439,20
Tekstil ve Hammaddeleri 116.524,00 114.654,68
İklimlendirme Sanayii 62.874,04 92.980,40
Demir ve Demir Dışı Metaller 71.218,06 88.333,48
Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri 39.010,60 69.869,39
Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri 60.373,70 64.778,32
Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri 59.081,09 57.293,14
Madencilik Ürünleri 21.556,56 28.093,78
Fındık ve Mamulleri 24.314,79 27.432,64
Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller 14.969,35 19.853,27
Deri ve Deri Mamulleri 15.349,44 19.730,54
Halı 11.675,67 14.961,96
Tütün 7.471,17 12.326,01
Mücevher 8.515,37 7.873,27
Kuru Meyve ve Mamulleri 6.036,29 7.584,09
Meyve Sebze Mamulleri 1.976,88 3.289,12
Diğer Sanayi Ürünleri 871,00 1.520,30
Zeytin ve Zeytinyağı 726,86 1.050,94
Gemi, Yat ve Hizmetleri 348,19 751,74
Süs Bitkileri ve Mamulleri 352,36 450,64
 

TÜRKİYE'NİN HAZIRLIK YAPMASI GEREKİYOR

"Ancak bu saydığımız olasılıkların durumu Rusya’nın ne kadar ileri gideceğiyle alakalı. Rusya bu noktada kendi sınırını kendi belirleyecek gibi duruyor. Kendi uzun vadeli çıkarları ve uzun vadede diğer ülkelerden alacağı tepkiye göre kendine bir sınır çizmeye çalışacak. Yoksa kısa vadede fiili olarak ne ABD’nin ne de Avrupa’nın Rusya’nın önünde bir engel teşkil etmediğini görüyoruz. Avrupa’nın zaten doğal gazdan dolayı eli kolu bağlı diyebiliriz. Diğer taraftan ABD’de aslında sadece konuşuyor, evet ABD ciddi yaptırımlar uygulayacak ama Rusya bunu göze almış durumda. Fiili bir durum olmaması Rusya’nın da elini rahatlatıyor. ABD şu anda diğer ülkelerin Rusya’ya karşı fiili olarak mukavemet göstermesini sağlamaya çalışıyor. Ama tabi ki kimse bu zokayı yutmadı. Uluslararası ilişkiler literatüründe bir tabir vardır; Pass The Buck ( Sorumluluğu başkasına yüklemek) ABD denedi ama bu tutmadı."

"Ben üçüncü senaryonun gerçekleşmeyeceğini düşüyorum. Birinci veya ikinci senaryo arasında bir durum yaşanabilir ancak ikinci senaryo bile finansal piyasalar ve ekonomiler için riskli bir senaryo. Olası bir ikinci senaryonun da ne kadar uzayacağı ne kadar uzayacağı da bir o kadar önemli. Şu anda çok fazla bilinmeyen var. Kontrollü olmakta ve olası senaryolara göre pozisyon almak çok önemli."

2021'de Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı 20 ülke (bin dolar):

Ülke İhracat % Pay
1. ALMANYA 17.705.387 8.57
2. BİRLEŞİK KRALLIK 13.229.709 6.41
3. ABD 12.844.719 6.22
4. İTALYA 10.660.473 5.16
5. İSPANYA 9.241.977 4.47
6. IRAK 9.011.659 4.36
7. FRANSA 8.568.282 4.15
8. HOLLANDA 6.170.325 2.99
9. İSRAİL 6.134.739 2.97
10. RUSYA FEDERASYONU 5.275.975 2.55
11. ROMANYA 4.869.846 2.36
12. BELÇİKA 4.683.178 2.27
13. POLONYA 4.479.572 2.17
14. MISIR 4.038.597 1.96
15. BULGARİSTAN 3.642.284 1.76
16. ÇİN 3.347.618 1.62
17. BAE 3.219.047 1.56
18. YUNANİSTAN 2.913.528 1.41
19. FAS 2.857.364 1.38
20. UKRAYNA 2.501.181 1.21
 


TÜRKİYE İÇİN RİSK OLUŞMUŞ DURUMDA

Türkiye için orta düzeyli bir riskin oluştuğuna dikkat çeken Tatlıyer, "Bu durum Rusya’nın hamleleriyle hızı bir şekilde değişebilir. Sahada yaşananlar çok hızlı bir şekilde beklentileri değiştirebileceği için, belirsizliğin de ciddi oranda arttığını söyleyebilirim. Hem risk arttı hem de belirsizlik… Çok tedirgin bir döneme girdik. Bu tüm ülkeler için iç ve dış siyaset için önemli ama artık bundan sonra en önemli madde ekonomiler ve finansal piyasalar. Bu krizde Türkiye’nin dezavantajı bölgeye çok yakın olması bu finansal piyasalardaki dalgalanmayı artıracak hem de ticari ve Turizm olarak bize zarar verecek bir durum. Hangi senaryo gerçekleşirse gerçekleşsin bundan her türlü zarar göreceğiz, kaçışımız yok. Yapmamız gereken bu zararları elden geldiğince minimize etmek. Finansal piyasalar için şu an yapılabilecek çok fazla bir şey yok.

ALTERNATİF PAZARLAR ŞİMDİDEN ÇALIŞIMALI

Ancak ticareti ve turizm noktasında da kendimizi korumaya almamız gerekiyor. Alternatif planlar üzerinde çalışılmalı. Bir yandan Türkiye’nin güvenli bir ülke olduğu dair imaj çalışması yapılırken diğer taraftan alternatif pazarlar üzerinde ekstra hamleler yapılmalı. Her bir senaryo için buna dönük finansal ve ekonomik planlarımızı ortaya çıkarmamız lazım.

MERKEZ BANKASI HAZIRLIK YAPMALI

Merkez Bankası da bu ortaya çıkan fiili duruma göre yeni bir pozisyon almak zorunda kalabilir, bu duruma önden hazırlık yapmalı. Mevcut para politikası ortaya çıkan ekstra şok nedeniyle de gözden geçirilebilir. Bugün bu yönde çok ciddi ihtiyaç görünmüyor ama bundan sonraki süreçte yaşanabileceklere hızlı tepki verebilmek için bu gerekli." dedi

MERKEZ BANKALARININ HESAPLARI BOŞA ÇIKTI

Ekonomist Doç. Dr. Yüksek Okşak ise Rusya'nı hamlesiyle piyasaların bir anda karıştığını söyleyerek  "Gelişmiş merkez bankaları ECB ve Fed mart ayı ile ilgili faiz artırımı üzerinde odaklanmış durumdaydı. Faiz artırımı fiyatlanırken bunun miktarının ne olacağı konusunda fikir ayrılıkları vardı. Ancak şimdi savaşın gündeme gelmesi bu faiz artım meselesini boşa çıkarmış gibi görünüyor. Faiz artırımlarının bir miktar ertelenmesi bile söz konusu olabilir. Çünkü sıcak bir savaşın oluşması enflasyondan çok biraz büyüme tarafının tercih edilmesine sebep olabilir." dedi.

"RUSYA'DAN GAZ AKIŞI KESİLMEZ"

"Türkiye açısından değerlendirdiğimizde, 2021’de ağırlıklı kısmı doğal gaz olmak üzere Rusya’dan 29 milyar doları bulan bir ithalat yapıldı. 2021’de bir önceki yıla göre yüzde 10 gerilemiş olsa da Türkiye ihtiyaç duyduğumuz gazın yüzde 30’unu Rusya’dan karşılıyoruz. Burada Rusya’dan gaz akışının kesilmesi gibi durum öngörmüyorum. Biz uçak krizi yaşadığımız dönemde bile gaz akışında bir sorun olmadı. Ancak fiyat artışı küresel riskler arttığı için olacaktır. Türkiye olarak enerji en büyük ithalat kalemlerimizden birini oluşturuyor. Böyle bir dönemde hem petrol hem de doğal gaz fiyatlarının yukarı yönlü bir eğilim göstermesi bizim için çok olumlu bir durum değil. Diğer bir taraftan turizm gelirlerimiz… 2021 yılına baktığımızda pandemi dönüşü olmasına rağmen yaklaşık 30 milyon turistle 25 milyar dolar civarı bir gelir elde etmiş olduk. Burada 2022 yılı için beklenti 5 milyon artışla 35 milyon ve 35 milyar dolara yakın bir gelir beklentimiz vardı. Bu genel olarak böle ancak burada Rusya’nın payı yadsınamaz oranda. 4,5 milyona yakın turist alıyoruz Rusya’dan ve burayla ilgili endişelerimiz var. Çünkü cari açık sorununu daha kırılgan hale getirebilir. Diğer bir kırılganlık ise döviz meselesi. Biliyorsunuz küresel riskler arttığı sürece döviz fiyatları da yukarı yönlü eğilime giriyor. Son iki günde dövizde yukarı yönlü hareket var, borsalarda düşüşler başladı ve kripto paralar neredeyse dibi gördü."

SAVAŞ HENÜZ FİYATLANMADI

"Burada dikkat çekmemiz gereken diğer bir hususta şu; Bu gerginliği son dönemlerde sıkça konuşuyor olsak da, Rusya-Ukrayna meselesi bir kriz olarak görünüyordu ve piyasalarda bu fiyatlanmıştı. Sıcak bir savaşın henüz fiyatlandığını düşünmüyorum. Bugün ve bu gece yaşanacakları da üst üste  koyduğumuzda piyasaların tepkileri biraz daha farklı olacaktır. Pandemi döneminde 30-35 dolar ortalamaya kadar düşmüş olan petrol fiyatları 100 doları aşmış durumda. Dolar endeksine bakmış olduğumuzda onun da yukarı yönlü bir eğilim içinde olduğunu görüyoruz. Eğer bütün parametreleri toparlarsak ekonomik olarak küresel tansiyonun yükseldiğini gözlemiyoruz, küresel olarak risk primi arttı. Türkiye açısından hem turizm gelirleri hem de Rusya ile olan ithalat-ihracat anlamında trafiğimiz… Ukrayna ile de aynı şekilde ama Rusya kadar büyük değil ama bizim için ciddi bir sorun… Ayrıca bilindiği gibi kur korumalı mevduat sistemi devreye alındı burada başlayan bir vade miktarı var kamu burada ciddi anlamda bir risk üstlendi. Kur tarafındaki yüksek artışlar kamunun ciddi anlamda külfet altına girmesi anlamına geliyor. "


Türkiye enerji stratejileri ve politikaları araştırma merkezi (TESPAM) Hazar coğrafyası uzmanı Harran üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hasan Bardakçı ise, özellikle enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin Türkiye'ye yansımaları olacağına dikkat çekerek "Krizin boyutunun büyümesi bizi çok farklı bir sürecin içine sokabilir. Türkiye zaten bunun farkında ve mesajlar bu yönde veriliyor. Doğalgaz ve petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin hem de yaz mevsimi ile beraber turizm sezonunun geliyor olması Türkiye’nin daha temkinli yaklaşmasına sebep oluyor. Bundan herkes zarar görecek. Rus borsası bugün yüzde 50 düştü, Ruble aşırı derecede değer kaybediyor. Rusya’nın ekonomik olarak buna uzun süre dayanabileceğini düşünmüyorum. Rusya bu baskısı aşmak için biraz daha ılımlı açıklamalar yapabilir. Hatta bu olaya taraf bazı devletleri bile araya koymayı tercih edebilir. Soğuk savaş diye tabir ettiğimiz durumlarda askeri savaşın boyutundan ziyade herkes işin bir daha ekonomik boyutuna bakıyor." dedi.

PETROLDEKİ YÜKSELİŞ ZAM OLARAK YANSIYACAK

Petrolde yaşanan yükselişle beraber akaryakıt fiyatlarına zam beklediğini belirten Bardakçı, Yaşanan krizle beraber Türkiye’deki enerji fiyatlarında ciddi yükseliş bekliyorum. Bu kriz daha büyümese bile şu an fiyatların geldiği nokta yansıyacaktır. Akaryakıt fiyatlarında da bir yükseliş olacaktır, çünkü Brent petrol 100 doları aştı ve bu yükseliş sürecek gibi duruyor. Altında da yani durum aynı şekilde, ONS altın fiyatı 2000 dolara yaklaştı. Altının ONS fiyatı bu kaosun duruma göre daha yukarılara çıkabilir. Şu anda şöyle bir kaygı var; Rusya bunu belirli bölgelerle sınırlı mı tutacak daha mı ileriye gidecek? Diğer bir yandan Avrupa ve ABD’nin burada alacağı pozisyon çok önemli. Rusya’nın bu kadar hızlı bir hamle yapacağını onlarda bekleniyordu. Onların da daha ciddi yaptırım kararları ala ihtimali var, özellikle de bankacılık sistemiyle alakalı. Eğer bu noktada bir yaptırım gelirse Rusya’nın çok ciddi problem yaşayacağını düşünüyorum. “ şeklinde konuştu.