Tansu Çiller'den 300 milyar dolar değerinde altın sistemiyle emeklilik önerisi

Prof. Dr. Tansu Çiller altın sistemiyle emeklilik önerisinde bulunarak "Burada yeni bir sistem kurulabilir. Dört unsur bir araya gelmeli. Bunlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası, BES sistemi ve SGK." dedi.

ABONE OL
GİRİŞ 08.03.2022 19:10 GÜNCELLEME 08.03.2022 19:11 EKONOMİ
Tansu Çiller'den 300 milyar dolar değerinde altın sistemiyle emeklilik önerisi

Türkiye Cumhuriyeti 22. Başbakanı Prof. Dr. Tansu Çiller, Turkuvaz Medya Grubu’nun amiral gemisi Sabah Gazetesi ve ekonomi kanalı A Para’nın düzenlediği ‘Güçlü Türkiye’nin Güçlü Kadınları Zirvesi’nde aktif siyasete girip girmeyeceği konusunda sorulan bir soru üzerine, “Benim artık kişisel olarak bir beklentim yok. Ben artık milletime bir şeyler vermek, her şeyden daha fazla tecrübelerimi paylaşmak istiyorum. Sadece hazır değilim, ancak bunu istiyorum. Kim ne kadar isterse, o kadarını alır. Bu benim bir borcum. Bu benim üstümde bir vebal. Yani karar vermiş durumda değilim. Ama neye karar verirsem vereyim, bunu koltuk için yapmayacağım, bunu bir ikbal için yapmayacağım” dedi.

‘Güçlü Türkiye’nin Güçlü Kadınları Zirvesi’nde konuşan Tansu Çiller, aktif siyasetten yeni ekonomi politikalarına kadar önemli açıklamalarda bulundu. ATV Spikeri Nihan Günay’ın sorularını cevaplayan Türkiye’nin ilk ve tek kadın başbakanı Tansu Çiller, şunları söyledi:

“Türkiye’nin ilk kadın başbakanıyım. Bu millet bana sadece ilk kadın başbakanlığı görevini vermedi. İlk kadın hazine bakanı, ilk kadın içişleri bakanı, ilk kadın başbakan yardımcısı ve sonrasında ilk kadın başbakanlığı verdi. Ülkede sağ bir partinin de ilk kadın genel başkanı oldum. Millet bana bunları verdi ve kucakladı. Beni Anadolu kucakladı. Ben milletimi özledim. Beni aktif siyasete katmak için geçmişte de otobüslerle geldiler. Eğer ülkemi büyük bir sıkıntıda görmezsem, ona çözüm üretebilecek bir katkım olmazsa, bana bir talep de olmazsa siyasetle meşgul olmam. Ancak gelinen noktada dünyanın o kadar çok farklılaştığını, nelere meyillendiğini gördükçe, ben artık milletime bir şeyler vermek istiyorum. Her şeyden daha fazla tecrübelerimi paylaşmak istiyorum. Tecrübelerimi özellikle gençlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü onlar bilmiyorlar. Önlerine konan şeyleri kabul ediyorlar. Bunu karşılaştırmak lazım. Bunları tecrübelerimle, aldığım derslerle paylaşmaya hazırım. Sadece hazır değilim, bunu istiyorum. Kim ne kadar isterse, o kadarını alır. Bu benim bir borcum. Bu benim üstümde bir vebal. Yani karar vermiş durumda değilim. Ama neye karar verirsem vereyim bunu koltuk için yapmayacağım, bunu bir ikbal için yapmayacağım. O kadar açık ki içimde, o kadar buna kararlıyım ki. Neye ihtiyaç görürsem orada olmaya çalışacağım. Ben verebildiğim kadarıyla, kim almak isterse alabildiği kadar...”

ALTIN SİSTEMİYLE EMEKLİLİK ÖNERİSİ

Son dönemlerde devreye giren altın tasarruf sistemi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Çiller, bu konuda eleştiri yapanların ekonominin ‘e’sinden anlamadığını söyledi. Çiller, “Altın borsasını ilk ben kurdum. O zamandan beri hayalimdi. Bütün ev kadınları neden emekli olmasın diyordum. Buradan yol alınacağını umut ediyorum. Türkiye’de 5 bin ton altın var. Bunun değeri 300 milyar dolar. 3 bin 500 ton kadarının kadınların elinde ziynet olarak bulunduğu tahmin ediliyor. Burada yeni bir sistem kurulabilir. Dört unsur bir araya gelmeli. Bunlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası, BES sistemi ve SGK. Oluşturulacak sistemle kadınlarımız 10 yıl geriye doğru borçlanmak

suretiyle 5 yıl boyunca ayda 1.2 gram altın yatırabilir. Devlet de buna altın olarak yüzde 30 destek verir. Sistemde en az 5 yıl kalma şartı konur. 5 yılın sonunda isterse parayı yatıran kadınlarımız, parasını çekebilir. Ancak sistemde geriye doğru 10 yıl borçlanarak üzerine 5 yıl süreyle sistemde kalırsa devlet katkıları ile birlikte toplamda 300 gram altın toplanmış olur. 15 yıl kalan isterse elde ettiği getiri ile birlikte parasını çeker ya da SGK vasıtasıyla Merkez Bankası garantisinde asgari ücret üzerinden maaş bağlanması sağlanabilir. Her yıl 1 milyon kadın bu sisteme dahil olursa 5 yılın sonunda toplam 87 milyar dolar birikim oluşur. Devlet bu işe destek verirse çöker mi? Hayır. Eğer bu iş iyi yapılır, zorunlu bir karşılık Merkez Bankası’na yatarsa, Merkez Bankası da risk yönetimi yaparsa, değerli taşlar piyasasında bunu işletirse, yurtdışında işletirse bundan kimse zararlı çıkmaz. Bu sistemle kadınlarımız emekliliklerine kavuşur. Yeni dünyada bunları yapmak lazım. Ben kadınlara bunları anlatmaya çalışıyorum” ifadelerini kullandı.

‘TÜRK KADINI TEMSİL ETMEKTEN MUTLULUK DUYUYORUM’

İlk kadın başbakan olarak yaşadıkları zorluklardan bahseden Tansu Çiller, “Kabul etmek lazım ilk olmak, öncü olmak çok kolay değil. Yol açıyorsunuz. Bunu bütün çevreniz, aileniz hissediyor. Değişimin arkasında bir rüzgar vardır. Türkiye’nin dışına çıktığımda çok farklı oluyordu” dedi.

Yurtdışında yaşadığı bir anısını da paylaşan Çiller, “Aktif siyaseti bıraktığımda ABD’ye gitmiştim. Asistanımla birlikte taksiye bindik. Arka koltukta oturmuştuk. Türkçe konuşuyorduk. Taksici ‘hangi dilde konuşuyorsunuz’ diye sorduğunda ‘Türkçe’ dedim. ‘Oranın o kadar akıllı bir başbakanı var ki’ dedi. Benim olduğumu bilmeden, benden bahsediyordu. Bu söyledikleri çok hoşuma gitmişti. Türk kadının bu şekilde temsil etmekten mutluluk duyuyorum. Bu fırsat verildiği için şükranlarımı sunuyorum” dedi.

‘KADIN DİŞİ ASLAN GİBİDİR BİR ÇAKIL TAŞINI BİLE VERMEZ’

Başbakan seçildikten sonra kadını üretkenliğini, sevgisini, kararlığını temsil etmek istediğini söyleyen Tansu Çiller, “Kadın vericidir, koruyucudur. Buraları öne çıkarmak istedim. Terörle mücadelede de Kardak’ta yaşanan sorunda da kadının kararlılığını ortaya koymak istedim. Eğer bu olmasaydı Kuşadası’ndan Bodrum’a Yunanistan’dan izin almadan geçemezdik. Kadın ağaç gibidir, kök salar. Bu şekilde topluma gitmek istedim” diye konuştu.

Türkiye’de kadının yeri konusunda gelinen noktayı yeterli bulmanın mümkün olmadığına vurgu yapan Çiller, şunları söyledi:

“Bütün parlamentolar içinde kadınların ortalama oranı yüzde 25. Biz de yüzde 17. Bu toplum, ilk kadın başbakanı yaptıysa bu ortalamanın altında da kalmamak gerekiyor. Kadınlar genelde biraz daha çekingen, kararlı olmayan olarak görülür, ancak bu tam tersidir. Siyasette de kadın reflekslerinin çok gerekli olduğunu düşünüyorum. Aslında ben kadının mağduriyetini değil gücünü ortaya koymaya çalıştım. Kadın olarak kendimize özgü gücümüz var. Dişi aslan gibi cesaretimiz var. Evladına bir şey olunca nasıl dikilirsin, Kardak’ta da böyleydi... Bir çakıl taşını vermezsin. Ben hep bununla cevap vermeye çalıştım. ‘Ben mağdurum’ demeyi kullanmadım. Ama bunlar olmadı, anlamına gelmiyor Bazen yapılanla canınız acıyor. Ben kadının bir güç olabilecek, bir lider olabilecek vasıflarını göstermek istedim.”

Bu anlamlı günde dünyadaki bütün kadınları yürekten selamlıyorum. Şu anda dünyamızın en hassas noktası Ukrayna ve Rusya. Başta o bölgedeki kadınlar ve tüm insanlar olmak üzere tüm dünyamızın barışa kavuşmasını diliyorum.