Azerbaycan ile 33 milyar metreküplük dev doğalgaz anlaşması! Bakan Bayraktar duyurdu!
Bakan Bayraktar, 2026 yılında Karadeniz gazı üretiminin iki katına çıkarak 8 milyon haneye ulaşacağını açıkladı. Buna ek olarak ilk kez Kanal 7 ekranlarında Azerbaycan ile 33 milyar metreküplük doğalgaz anlaşması sağlandığını duyurdu.
ABONE OLEnerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kanal 7 ekranlarında yayınlanan Başkent Kulisi programında Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni ve Haber 7 Yazarı Mehmet Acet'in konuğu oldu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 2026 yılında Karadeniz gazı üretiminin iki katına çıkarak 8 milyon haneye ulaşacağını açıkladı. Bayraktar ayrıca Karadeniz'de keşif amaçlı 6 yeni sondaj kuyusu açılacağını müjdeledi.
Bayraktar, Azerbaycan ile 2 gün önce imzalanan ve 2029'da başlayacak olan 33 milyar metreküplük yeni doğalgaz anlaşmasını ilk kez Kanal 7 ekranlarında açıkladı.
Bakan Bayraktar'ın konuşmasından öne çıkanlar ise şu şekilde;
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 2026 yılında Karadeniz gazı üretiminin iki katına çıkarak 8 milyon haneye ulaşacağını açıkladı. Bayraktar ayrıca Karadeniz'de keşif amaçlı 6 yeni sondaj kuyusu açılacağını müjdeledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kanal 7 ekranlarında yayınlanan Başkent Kulisi programında Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Acet'in konuğu oldu. Gündeme ve enerji piyasalarına dair önemli açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, Venezuela'daki gelişmelerin petrol piyasasına etkisinden Türkiye'nin 2026 ve 2028 enerji vizyonuna kadar kritik başlıklara değindi.
VENEZUELA VE KÜRESEL PETROL PİYASALARI
Venezuela'da yaşanan son gelişmeler ve bunun enerji piyasalarına etkisi hakkında Bakan Bayraktar, Venezuela'nın yaklaşık 300 milyar varillik rezerv ile dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi olduğunu hatırlattı. Ülkedeki siyasi istikrarsızlık ve yaptırımlar nedeniyle Venezuela'nın üretimde potansiyelinin çok altında kaldığını belirten Bayraktar, "Dünyada günlük yaklaşık 104 milyon varil petrole ihtiyaç var. Venezuela bu potansiyeliyle dünya petrolünün yüzde 5'ini veya daha fazlasını üretebilecek kapasiteye sahip." dedi.
ENERJİ FATURASI VE CARİ AÇIKLA MÜCADELE
Türkiye'nin enerji hedeflerine ilişkin konuşan Bayraktar, temel hedefin dışa bağımlılığı azaltmak olduğunu vurguladı. Türkiye'nin günlük 1,1 milyon varil petrol ve yaklaşık 900 bin varil eşdeğeri doğal gaza ihtiyacı olduğunu belirten Bayraktar, enerjinin üçte ikisinin ithal edildiğine dikkat çekti.
Bakan Bayraktar, "Normal zamanlarda yıllık 60 ila 70 milyar dolar arasında bir enerji ithalatımız var. Türkiye'nin ekonomisini daha güçlü kılmanın yolu, dışa ödediğimiz bu faturayı aşağı düşürmektir. İthalat kalemlerini düşürdüğümüzde Türkiye net cari fazla veren bir ekonomi haline dönüşecektir" ifadelerini kullandı.
2026 HEDEFİ: 8 MİLYON HANEYE YERLİ GAZ
Sakarya Gaz Sahası'ndaki üretim rakamlarını paylaşan Bayraktar, 2025 yılını günlük 9,5 milyon metreküp üretimle kapattıklarını ve şu an 4 milyon hanenin ihtiyacını karşıladıklarını belirtti. 2026 yılı için hedefleri büyüttüklerini söyleyen Bayraktar, şu bilgileri verdi.
"2026'da hedefimiz bu üretimi iki katına, yaklaşık 20 milyon metreküpe çıkarmak. Bu sayede 4 milyon haneyi 8 milyona çıkaracağız. Bunu yapmak için deniz üstünde yüzer üretim platformu kullanacağız. Osman Gazi adını verdiğimiz bu platform, adeta bir fabrika gibi çalışacak. Deniz tabanından gelen gazı işleyip karaya basacak. Bu, bizim için bir ilk üretim metodu olacak."
2028 VİZYONU VE YENİ KEŞİF KUYULARI
Bakan Bayraktar, uzun vadeli planlamalarda 2028 yılının kritik bir eşik olduğunu vurguladı. 2028 yılında üretimi bugünkü seviyenin dört katına, yani 40 milyon metreküpe çıkarmayı hedeflediklerini belirten Bayraktar, "Böylece 16-17 milyon hanenin, yani Türkiye'deki konutların yüzde 70-75'inin doğal gaz ihtiyacını kendi gazımızla karşılar hale geleceğiz" dedi.
Yeni keşifler için de müjde veren Bayraktar, 2026 yılının daha büyük keşiflere sahne olacağını belirtti. Bayraktar, "Karadeniz'de keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj kuyusu kazacağız. Orta Karadeniz ve Doğu Karadeniz'de lokasyonları tespit edilmiş, kazmayı planladığımız hazır kuyularımız var. Yeni rezervler bulmak için çalışmalarımız aralıksız sürecek" şeklinde konuştu.
DİYARBAKIR'DA KAYA PETROLÜ DEVRİMİ
Yurt içindeki petrol keşiflerine değinen Bakan Bayraktar, bu yıl çoğunluğu Diyarbakır, Siirt, Batman ve Şırnak bölgesinde olmak üzere rezervlere 62 milyon varil yeni keşif eklendiğini belirtti. 2026 yılı için Diyarbakır özelinde çok önemli bir planlamayı paylaşan Bayraktar, "ankonvansiyonel" (geleneksel olmayan) üretim metoduna geçileceğini söyledi.
Bayraktar, "Diyarbakır'da kayaların içerisine sıkışmış petrolü üretmek için dikey sondajı yatay sondajla devam ettireceğiz. 2026, 2027 ve 2028 yıllarını kapsayan 3 yıllık bir planlamamız var ve toplam 24 kuyuda bunu yapmayı hedefliyoruz. Eğer başarılı olursak Diyarbakır, Gabar'ın da ötesine geçebilecek büyük bir potansiyele sahip" ifadelerini kullandı.
TRAKYA'DA DOĞAL GAZ HAMLESİ
Diyarbakır'da uygulanacak bu yeni üretim modelinin bir benzerinin Trakya'da doğal gaz için planlandığını belirten Bayraktar, Trakya'da kaya gazı potansiyelini değerlendirmek üzere geleneksel olmayan yöntemlerle üretim denemeleri yapılacağını kaydetti.
SOMALİ'DE "BİYOPSİ" ZAMANI: SONDAJ KARARI ALINDI
Türkiye'nin yurt dışı enerji operasyonlarında Somali'nin kritik bir yer tuttuğunu vurgulayan Bayraktar, Oruç Reis gemisinin bölgedeki 3 boyutlu sismik çalışmalarını tamamladığını ve verilerin analiz edildiğini aktardı. Sismik çalışmayı "röntgen ve MR çekmeye", sondajı ise "biyopsiye" benzeten Bayraktar, Somali açıklarındaki 153. blokta sondaj yapma kararı aldıklarını açıkladı.
Operasyonun zorluğuna dikkat çeken Bayraktar, "Su derinliği 3,5 kilometre. Deniz tabanına indikten sonra bir 3,5 kilometre daha inilecek ve toplamda 7 kilometrelik bir sondaj yapacağız" dedi.
YENİ GEMİLER GÖREV YERLERİNE HAZIRLANIYOR
Filoya yeni katılan gemilerin görev yerleri hakkında da bilgi veren Bakan Bayraktar, "Yıldırım" isimli geminin muhtemelen Karadeniz'de, "Çağrı Bey" gemisinin ise başta Somali olmak üzere Karadeniz dışındaki uluslararası sularda görev yapacağını belirtti. Ayrıca Pakistan'da bulunan 3 deniz bloğunda da 2026 yılı içerisinde sondaj planlandığı ifade edildi.
HEDEF: GÜNLÜK 1 MİLYON VARİL ÜRETİM
Türkiye'nin günlük petrol ve doğal gaz ihtiyacının toplam 2 milyon varil petrol eşdeğeri olduğunu hatırlatan Bayraktar, 2028 yılına kadar mevcut rezervlerle günlük 500-550 bin varil üretime ulaşarak ihtiyacın yüzde 25'ini karşılamayı hedeflediklerini söyledi.
Bakan Bayraktar, uzun vadeli stratejilerinin ise "büyüme hikayesi" yazmak olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:
"Libya, Afrika, Türk Cumhuriyetleri ve Irak gibi bölgelerde şirket, proje veya varlık satın almalarla yeni bir büyüme stratejisine giriyoruz. Hedefimiz, üretimimizi günlük 1 milyon varil seviyesine taşıyacak bir stratejiyi hayata geçirmek."
CARİ AÇIKLA MÜCADELEDE ENERJİNİN ROLÜ
Türkiye'nin makroekonomik hedefleri doğrultusunda enerjinin kritik bir rol oynadığını belirten Bakan Bayraktar, cari açığın düşürülmesi noktasında yerli üretimin önemine dikkat çekti. Savunma sanayii ve enerji alanındaki atılımlarla Türkiye'nin cari fazla veren bir ülke konumuna geleceğini vurgulayan Bayraktar, "Sanayimiz çok güçlü, büyümeye devam edecek. Katma değerli üretim ve ihracatla bu oyunu değiştirebiliriz. Cari açık şu anda 30 milyar doların altına geriledi, ancak enerji fiyatlarındaki küresel dalgalanmalar bizim kontrolümüz dışında gelişiyor. 2022 yılında enerji faturamız 96,5 milyar dolardı" ifadelerini kullandı.
ARZ GÜVENLİĞİ VE ÇEŞİTLİLİK STRATEJİSİ
Bakan Bayraktar, Karadeniz'deki gerilimler ve küresel riskler gölgesinde Türkiye'nin önceliğinin arz güvenliği olduğunu belirtti. Enerji tedarikinde tek bir kaynağa veya ülkeye bağımlı kalmak istemediklerini ifade eden Bayraktar, Türkiye'nin Avrupa'nın dördüncü büyük doğalgaz piyasası olduğunu hatırlattı.
Bayraktar, "Bizim ilkemiz şeffaflık ve Türkiye'nin ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Vatandaşımızın kışın soğukta, sanayicimizin enerjisiz kalmaması için çalışıyoruz. En uygun ve en ucuz kaynaktan tedarik sağlamayı hedefliyoruz. Bu Rusya olur, Amerika olur veya başka bir kaynak olur; prensibimiz bize uyan, şartları uygun olan ürünü almaktır" dedi.
TÜRKİYE BÖLGESEL BİR ENERJİ ÜSSÜ OLUYOR
Türkiye'nin sahip olduğu altyapı ile bölgesel bir enerji merkezi olma yolunda ilerlediğini kaydeden Bayraktar, 5 LNG terminali ve 245 bin kilometrelik boru hattı ağına dikkat çekti. Bayraktar, "Doğudan batıya, kuzeyden güneye gazı taşıyabiliriz. Avrupa ile iki önemli bağlantımız var. Gelin bu gazı Avrupa'ya taşıyalım, kazan-kazan denklemi kuralım diyoruz. Gazı ne kadar bollaştırırsak fiyatlar o kadar düşer" şeklinde konuştu.
AZERBAYCAN İLE YENİ ANLAŞMA İMZALANDI
Programda bir müjdeyi de ilk kez paylaşan Bakan Bayraktar, Azerbaycan ile Cuma günü yeni bir doğalgaz anlaşması imzaladıklarını duyurdu. Anlaşmanın detaylarını aktaran Bayraktar şunları söyledi:
"2026'nın ilk haberini paylaşmış olalım. İki gün önce Azerbaycan ile doğalgaz konusunda 33 milyar metreküplük yeni bir anlaşma yaptık. Hazar Denizi'ndeki Abşeron sahasından her yıl 2,25 milyar metreküp olmak üzere, 15 yıl boyunca gaz tedarik edeceğiz. Bu anlaşma 2029 yılında başlayacak ve 2040'lı yıllara kadar devam edecek. Mevcut altyapımızı kullanarak, Bakü-Tiflis-Erzurum hattı üzerinden bu gazı ülkemize getireceğiz."
Bayraktar, yapılan uzun dönemli anlaşmalar ve çeşitlendirme stratejisi sayesinde Türkiye'nin enerji arz güvenliğini sağlama aldığını ve rekabetçi fiyatlarla gaz tedarik etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.
ESKİŞEHİR'DE ENDÜSTRİYEL TESİS HEDEFİ
Eskişehir Beylikova'daki nadir toprak elementleri sahasının dünyanın gündemine yeni giren bir konu olmadığını belirten Bayraktar, Türkiye'nin bu alanda 10 yılı aşkın süredir çalıştığını vurguladı. Sahada 125 bin metre sondaj ve 50 binin üzerinde test yapıldığını hatırlatan Bayraktar, 2023 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yıllık 1200 ton kapasiteli pilot tesisin açılışının yapıldığını ifade etti.
Sürecin sadece hammadde çıkarmak olmadığını, işleme teknolojisine sahip olmanın önemine dikkat çeken Bayraktar, "Şimdi endüstriyel tesisi kurmakla alakalı çalışmalarımız var. 2026 yılı inşallah temelini attığımız endüstriyel tesisin yılı olur. Bir taraftan da saflığı yüzde 99'lara çıkaracak teknolojiye ihtiyacımız var. Bunu yaparsak çok daha katma değerli hale gelecek" dedi. Bayraktar, bor madeninde olduğu gibi madenleri uç ürüne dönüştürerek değerini katlamayı hedeflediklerini belirtti.
AKKUYU İÇİN YENİ TARİH: 2026
Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin inşaat sürecine ilişkin bilgi veren Bakan Bayraktar, ilk reaktörün devreye alınması için hedeflenen tarihin güncellendiğini duyurdu. 2018 yılında temeli atılan santralde normal şartlarda 7 yıllık bir planlama ile 2025 Nisan ayının hedeflendiğini belirten Bayraktar, pandemi süreci ve bazı ekipmanların tedarikinde yaşanan siyasi engeller nedeniyle gecikmeler yaşandığını söyledi.
Bayraktar, "Bütün gayretimiz şu anda ilk reaktörde yüzde 95'leri bulan tamamlanma oranını artık nihayete erdirip 2026'da ilk elektriği üretmek. Rusya ile, Rosatom şirketiyle hep birlikte bütün gayretimiz budur" ifadelerini kullandı.
BİR REAKTÖR 5 BİN MEGAVAT GÜNEŞE BEDEL
Dünyada ve Türkiye'de artan elektrik talebine dikkat çeken Bayraktar, dijitalleşme, yapay zeka veri merkezleri, elektrikli araçlar ve iklim değişikliği kaynaklı soğutma ihtiyaçlarının tüketimi artırdığını belirtti. Türkiye'nin yenilenebilir enerjide büyük bir atılım yaptığını, rüzgar ve güneş kurulu gücünün 40 bin megavata ulaştığını kaydeden Bayraktar, kesintisiz enerji için baz yük santrallerinin önemine vurgu yaptı.
Nükleer enerjinin 7 gün 24 saat kesintisiz ve karbon emisyonsuz çalıştığını hatırlatan Bayraktar, Akkuyu ile güneş enerjisi arasında çarpıcı bir kıyaslama yaptı:
"Akkuyu'da kurduğumuz 1200 megavatlık bir reaktör, bize yaklaşık 5 bin megavatlık güneş santralinden üreteceğimiz elektriği verecek. Çünkü güneş her zaman olmuyor. Bizim rüzgar ve güneşin yanına baz yük dediğimiz, kesintisiz şekilde elektrik üreteceğimiz kaynaklara ihtiyacımız var. Bunun birinci sırasına nükleeri koymak lazım."
Bayraktar, 2035 yılına kadar rüzgar ve güneşte kurulu gücü 120 bin megavata çıkarmayı hedeflediklerini, bunun için her yıl 8-9 bin megavatlık yeni yatırım yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.
FATURALARDA KADEMELİ DÖNEM VE TÜKETİM LİMİTLERİ
Bakan Bayraktar, elektrik ve doğalgazda devletin sağladığı desteklerin 2025 yılı itibarıyla yeniden yapılandırılacağını belirtti. Mevcut durumda devletin 1000 liralık bir gaz faturasının yaklaşık yüzde 45'ini karşıladığını hatırlatan Bayraktar, bu desteğin yüksek gelir grubu ve yüksek tüketim yapan abonelerden çekileceğini ifade etti.
Bayraktar, yeni modelin gelir bazlı değil, tüketim bazlı olacağını vurgulayarak şunları söyledi: "Bizim elimizde tüketim verisi var. Türkiye ortalamasının iki katı tüketim yapan bir aboneye, maliyetin gerçek karşılığını yansıtacağız. Örneğin, Ankara'da ortalama tüketim 180 metreküp iken, 270 metreküp tüketen, evi çok büyük olan veya elektriği çok yoğun kullanan vatandaşlarımız, bu desteğin dışında kalacak. Ancak dar gelirli, sabit gelirli ve asgari ücretli vatandaşlarımız ile gerçekten ihtiyaç sahibi olanlar bu desteklerden istifade etmeye devam edecek."
ENFLASYON HEDEFİNE GÖRE FİYATLANDIRMA
Enerji fiyatlarındaki değişimlerin enflasyon hedefleriyle uyumlu hale getirileceğini belirten Bayraktar, fiyat ayarlamalarının geçmiş enflasyona göre değil, beklenen enflasyona göre yapılmasının ekonomi açısından daha doğru olacağını savundu. Bayraktar, "Yılda bir kez enflasyon nispetinde bir düzenleme yapıp o şekilde gitmek, sanayicimiz ve iş dünyası için de öngörülebilirliği artırır. Aylık enflasyon güncellemeleri üzerinde de çalışıyoruz" dedi.
NÜKLEERDE HEDEF 2026 VE YERLİLİK ŞARTI
Türkiye'nin nükleer enerji vizyonuna da değinen Bakan Bayraktar, Sinop ve Trakya'da kurulması planlanan santraller için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. 2026 yılının bu projeler için karar yılı olacağını belirten Bayraktar, Güney Kore, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya ile temas halinde olduklarını söyledi.
Nükleer santral projelerinde üç temel kriterleri olduğunu vurgulayan Bayraktar, bunları şöyle sıraladı: "Birincisi en uygun fiyat ve en iyi teknoloji. İkincisi yerlileştirme oranı; yani yerli ekipman, sanayi ve inşaat sektörünün sürece dahil edilmesi. Üçüncüsü ise insan kaynağı gelişimi. Akkuyu'da olduğu gibi, yeni projelerde de Türk mühendislerinin ve insan kaynağının yetiştirilmesi şartımız var."
YERLİ KAYNAKLAR EKONOMİYE KAZANDIRILIYOR
Gabar petrolü ve Karadeniz gazının ekonomiye katkısına dikkat çeken Bayraktar, Gabar'daki petrolün yıllık yaklaşık 2 milyar dolar, Karadeniz gazının ise tam kapasiteye ulaştığında bugünkü fiyatlarla 6,5 milyar dolarlık bir katkı sağlayacağını belirtti. Bayraktar, bu yerli kaynaklardan elde edilen gelirlerin, vatandaşlara sağlanan enerji desteklerinin finansmanında kullanıldığını sözlerine ekledi.
MUHALEFETİN SU VE ELEKRİK FATURALARI ELEŞTİRİLERİNE CEVAP
Bütçe görüşmeleri sırasında Meclis'te de gündeme gelen su ve elektrik fiyatları tartışmasına değinen Bayraktar, belediyelerin sunduğu su hizmetinin, bakanlığın sunduğu doğal gaz ve elektrik şebeke hizmetlerine benzediğini belirtti. Suyun doğal bir kaynak olduğunu hatırlatan Bayraktar, "Cenab-ı Hak bize bu suyu veriyor. Yapmanız gereken bunu rezervuara almak, arıtmak ve hanelere ulaştırmaktır" ifadelerini kullandı.
SEBEP ELEKTRİK Mİ? CHP'Lİ BELEDİYELERDEKİ SU FİYATLARINDA YÜZDE 300'Ü AŞAN ARTIŞIN NEDENİ NE?
Muhalefetin yönettiği belediyelerin su zamlarını savunurken "Elektrik fiyatları arttığı için maliyetimiz arttı" tezini işlediğini belirten Bayraktar, resmi verilerle bu iddiayı çürüttü. 2023 yılından 2025 yılına kadar olan süreci değerlendiren Bayraktar, şu çarpıcı rakamları paylaştı:
"Baktığımız zaman üç büyük ilimizde; İstanbul, Ankara ve İzmir'de yüzde 300'lerin üzerinde bir su fiyat artışı var. İstanbul'da yüzde 359, Ankara'da yüzde 320 civarında artışlar söz konusu. Biz bu rakamları ASKİ'nin web sitesinden, kendi verilerinden alıyoruz."
ELEKTRİK ZAMMI YÜZDE 43 SEVİYESİNDE KALDI
Bakan Bayraktar, aynı dönemde elektrik fiyatlarındaki değişimi de karşılaştırmalı olarak sundu. Belediyelerin yüzde 300'ü aşan zamlarına karşılık, elektriğe gelen zammın çok daha düşük seviyede kaldığını vurgulayan Bayraktar, "2023'ten bugüne baktığımızda elektrikte yüzde 43'lük bir artış var. Siz yüzde 300'ün üzerinde zam yapıyorsunuz, bu tezi çürütüyor" şeklinde konuştu.
MALİYETİN İÇİNDEKİ ELEKTRİK PAYI SADECE YÜZDE 10
Suyun hanelere ulaştırılmasındaki maliyet kalemlerini de analiz eden Bayraktar, elektriğin toplam maliyet içindeki payının sanıldığı kadar yüksek olmadığını belirtti. Bayraktar, "Bu suyun buraya gelmesi için bir maliyet var. Bunun içerisinde elektriğin maliyeti yüzde 10 ile 20 arasındadır. Yüzde 10'luk bir kısma yüzde 43 zam gelirken, tamamına nasıl yüzde 300 zam geliyor? Bunu sorguladık" dedi.
SU YÖNETİMİ MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR
Konuşmasının sonunda su kaynaklarının verimli kullanılmasının önemine dikkat çeken Bakan Bayraktar, konunun sadece fatura tutarlarıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Önümüzdeki sürecin ülke ve dünya için farklı bir noktaya gittiğini belirten Bayraktar, "Kayıpların önlenmesi ve şebeke altyapı yatırımları bir milli güvenlik meselesine dönüşüyor. Buna çok dikkat etmemiz lazım" uyarısında bulundu.