Venezuela ve Kolombiya bahane: İşte Trump'ın hedefindeki gerçek ülke
Trump’ın Venezuela yönetimine yönelik sert müdahalesi, uyuşturucu söyleminin çok ötesinde bir tabloyu işaret ediyor. Uzmanlara göre hamlenin gerçek bedelini Çin ödüyor; ucuz enerjiye dayalı küresel rekabet planları ciddi bir darbe alıyor.
ABONE OLABD’nin Venezuela’da yönetime fiilen el koyması dünya genelinde geniş yankı uyandırdı. Karakas cephesinde tansiyon yükselirken, asıl sarsıntı Pekin’de hissedildi. Çin yönetimi, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun serbest bırakılması çağrısı yapsa da Washington’un hamlesi Çin’in enerji tedarik zincirini zora sokmuş görünüyor. Açıkçası, mesele yalnızca Latin Amerika değil; küresel rekabetin tam kalbi.
“UYUŞTURUCU DEĞİL, ÇİN MESELESİ”
İngiliz yatırım bankası Panmure Liberum’un Araştırma Direktörü Ashley Kelty, operasyonun arka planını net bir dille özetledi “Trump ne söylerse söylesin, bu askeri harekâtın uyuşturucuyla ilgisi yok. Çin’le çok ilgisi var. Aslında en büyük zararı da Çin görüyor.” Yani söylemle gerekçe arasında ciddi bir kopukluk var, denebilir.
MİLYARLARCA DOLARLIK YATIRIM, İNDİRİMLİ PETROL
Çin, yıllardır yaptırımlar altındaki Venezuela petrol sektörüne milyarlarca dolar yatırdı. Karşılığında ise ham petrolü indirimli fiyatla aldı. Piyasa kaynakları, Çin’e giden Venezuela petrolünün Brent fiyatının varil başına yaklaşık 14 dolar altında satıldığını raporluyordu. Washington’un hamlesi, işte bu ucuz enerji hattını kesme riski taşıyor.
YAPAY ZEKÂ YARIŞINDA ENERJİ KİLİDİ
Enerji hattındaki bu kırılma, Çin’in ABD ile kıyasıya yarıştığı yapay zekâ alanını da doğrudan etkiliyor. Veri merkezleri yüksek ve istikrarlı enerjiye muhtaç. Çin, 2024’te GSYİH’sinin yüzde 4,4’ünü enerjiye ayırarak kapasitesini büyüttü. Ancak Venezuela hamlesiyle ABD, enerji üstünlüğünü eline alıp Silikon Vadisi’ni rahatlatma fırsatı yakalamış görünüyor. Nitekim OpenAI, geçen yıl Washington’a gönderdiği uyarı mektubunda Çin’in 2024’te 429 gigawatt yeni güç kapasitesi eklediğini, ABD’nin ise 51 gigawattta kaldığını vurgulamıştı. Rakamlar, stratejik motivasyonu biraz daha görünür kılıyor.
ABD RAFİNERİLERİ İÇİN “İDEAL” HAM MADDE
Venezuela’nın sahip olduğu ağır ham petrol, ABD’nin Teksas ve Louisiana’daki rafinerileri için kritik bir kaynak. Yoğun kıvamı ve işlenme zorluğuna rağmen dizel ve endüstriyel ürünler için vazgeçilmez. Gelişmiş ABD rafinerileri, hafif petrolü dengelemek ve tam kapasite çalışmak için bu türe ihtiyaç duyuyor. Panmure Liberum analistlerine göre, ağır ham petrolün ABD pazarına akması rafinerileri rahatlatırken, Çin’in bu kaynağa erişimini zayıflatacak.
ÇİN’İN ALTERNATİFLERİ PAHALI VE RİSKLİ
Uzmanlar, Venezuela kapısının kapanmasıyla Pekin’in daha pahalı ve belirsiz kaynaklara yönelmek zorunda kalacağını söylüyor. Rusya ve İran seçenekler arasında; ancak bu ülkelerin kendi ekonomik ve siyasi sorunları, Çin’in enerji güvenliğini daha da kırılgan hale getiriyor. Çin Dışişleri Bakanlığı’nın “Maduro’yu serbest bırakın” çağrısı ise Güney Amerika’daki nüfuz kaybını durdurmaya yetmedi. Müdahaleden hemen önce Maduro’nun son resmi temasını bir Çin heyetiyle yapmış olması da, Karakas–Pekin hattındaki yakınlığın ve yaşanan kaybın altını çizen bir detay olarak kayda geçti.