Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'ndan Londra’da Konut Forumu
Londra’da gerçekleşen EBRD’nin Konut Forumu’nda konuşan İnanç Kabadayı: ‘’Konut, yalnızca barınma değil; ekonomik dayanıklılık, sosyal bütünlük ve uzun vadeli maliyet yönetiminin temel unsuru” dedi.
ABONE OLAvrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) 3 Şubat’ta Londra’da düzenlediği Konut Forumu’nda, konut arzının artırılması, kentsel dönüşüm ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alındı. 25’den fazla ülkeden davet edilen konuşmacılar arasında Türkiye’den Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı da vardı.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD), Avrupa genelinde derinleşen konut sorununu ele almak amacıyla Londra’da düzenlediği Konut Forumu, 25 ülkeden 300 den fazla üst düzey özel sektör liderini, uluslararası yatırımcıları ve kamu temsilcilerini bir araya getirdi. Konuşmacılar arasında Türkiye’den Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı da bulundu.
Forum kapsamında Avrupa Birliği, Orta ve Doğu Avrupa ile Baltık ülkelerinde erişilebilir, sürdürülebilir ve kapsayıcı konut üretiminin nasıl hızlandırılabileceği, özel sektör ve kamu iş birlikleri perspektifiyle ele alındı.
Konut arzının ölçeklenmesi ve kamu-özel iş birliği
İnanç Kabadayı, forum çatısı altında gerçekleştirilen “Gayrimenkulde Kurucular” panelinde yaptığı konuşmada, konut arzının yalnızca hızlanmasının değil, doğru planlama, mühendislik disiplini ve finansal sürdürülebilirlik temelinde ölçeklenmesinin kritik olduğunu vurguladı. Kabadayı, erişilebilir konutun sıklıkla “daha düşük standart” olarak algılandığını ancak gerçek erişilebilirliğin; ölçek, verimlilik ve uzun vadeli maliyet yönetimiyle mümkün olduğunu ifade etti.
Kabadayı, Türkiye’deki başarılı kentsel dönüşüm modelinden bahsederek büyük ölçekli projelerde kamu ile kurulan etkin iş birliklerinin; planlama süreçlerini hızlandırdığını, riskleri azalttığını ve konutun daha geniş kitleler için erişilebilir hale gelmesine katkı sağladığını belirtti.
Kentsel dönüşüm: sosyal ve ekonomik bir zorunluluk
Panelde öne çıkan başlıklardan biri kentsel dönüşüm oldu. Kabadayı, özellikle deprem riski yüksek bölgelerde dönüşümün yalnızca yapıların yenilenmesiyle sınırlı olmadığını; toplumsal güvenin güçlendirilmesi ve şehirlerin uzun vadeli planlama kapasitesinin artırılması açısından kritik bir politika alanı olduğunu vurguladı.
Kentsel dönüşüm projelerinde hız ile kalite arasında bir tercih yapılmaması gerektiğine dikkat çeken Kabadayı, doğru planlama, güçlü finansal yapı ve etkin proje yönetimiyle bu iki hedefin eş zamanlı olarak hayata geçirilebileceğini ifade etti.
Konut Arzı, deprem gerçeği ve ekonomik dayanıklılık
“Deprem gerçeğiyle yaşayan ülkelerde konut üretimi yalnızca bir arz meselesi değildir. Güvenli yapı üretimi, ekonomik istikrarın ve şehirlerin finansal sürdürülebilirliğinin temelidir. Afet sonrası oluşabilecek yüksek kamu maliyetlerini azaltmanın en rasyonel yolu, baştan doğru planlanmış ve mühendislik disiplini yüksek projeler geliştirmektir. Kentsel dönüşüm, ekonomik dayanıklılığı artıran stratejik bir yatırım alanıdır” diye konuştu.
Kabadayı, güvenli ve ölçekli konut üretiminin istihdamdan finansmana, yatırım güveninden şehir rekabetçiliğine kadar geniş bir etki alanı yarattığını belirterek, “Konut politikası aslında ekonomik direnç politikasıdır” ifadelerini kullandı.
Gerçek erişilebilirlik: teknolojiyle düşen yaşam maliyeti
Konuşmasında teknoloji ve sürdürülebilirlik başlığına değinen Kabadayı, modüler üretim yöntemleri, standartlaştırılmış mühendislik çözümleri ve yeşil bina uygulamalarının konut üretiminde verimliliği artırdığını söyledi. Bu yaklaşımın inşaat süresini kısalttığını, kaynak kullanımını optimize ettiğini ve maliyet baskısını azalttığını ifade etti.
Enerji verimliliği yüksek tasarımın ve dayanıklı malzeme kullanımının, konutların işletme giderlerini düşürdüğünü belirten Kabadayı, teknoloji odaklı üretim modelinin hem geliştirici hem kullanıcı açısından sürdürülebilir bir maliyet yapısı oluşturduğunu kaydetti.
Erişilebilir konutun ekonomisi: ölçek ve finansal sürdürülebilirlik
Erişilebilir konut kavramının fiyat indirimiyle karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Kabadayı, “Erişilebilirlik düşük standart anlamına gelmez. Gerçek erişilebilirlik, ölçek ekonomisi ve finansal sürdürülebilirlik üzerine kurulu bir modeldir” dedi.
Satış fiyatının tek başına yeterli bir gösterge olmadığını belirten Kabadayı, konutun toplam ekonomik etkisinin, yatırım güveni, sermaye akışı ve uzun vadeli şehir dayanıklılığı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kamu-özel iş birliklerinin ölçekli üretimi mümkün kıldığını ifade eden Kabadayı, dengeli bir finansman modelinin hem yatırımcıyı hem kullanıcıyı koruyan bir yapı sunduğunu dile getirdi.
“Konut, şehir ekonomilerinin dayanıklılığında stratejik bir rol üstleniyor”
Kabadayı, konutun yalnızca bir barınma ihtiyacını karşılayan yapıdan ibaret olmadığını; şehirlerin ekonomik dinamizmini, sosyal bütünlüğünü ve çevresel performansını doğrudan etkileyen temel bir yapı taşı olduğunu vurguladı. Bu nedenle geliştiricilerin, konut üretimini kısa vadeli hedefler yerine uzun vadeli ve bütüncül bir perspektifle ele almasının önemine dikkat çekti.
Akıllı planlama, teknoloji ve sorumlu yatırım anlayışının bir araya gelmesiyle; konutun daha güvenli şehirler, daha düşük yaşam maliyetleri ve daha güçlü topluluklar yaratma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.
EBRD Konut Forumu, küresel gayrimenkul gündeminin önemli buluşmalarından biri olan Entralon Club tarafından organize edilen Global Real Estate – London Summit 2026 kapsamında bir uydu etkinlik olarak gerçekleştirildi.