Gültepe: Sanayinin kurtuluşu Anadolu'da
TİM Başkanı Gültepe, sanayinin Anadolu'ya yayılması ile birlikte üretimin artacağını, istihdam probleminin çözüleceğini dile getirdi.
ABONE OLTürkiye’nin istihdamda en önemli sektörü tekstil, son dönemde büyük sıkıntı içinde. Ham madde ve istihdam maliyetleri nedeniyle küresel çapta rekabete girişemeyen sektör zor durumda. Geçmişte ihracatın da itici gücü olan tekstil, yaşamaya devam etmek için çevre ülkelere göç etti. Üretim maliyeti düştüğü için oradan dünyaya ihraç etmek karlılıklarını artırırken, ülkenin ham madde ihracatına da katkı yapar hâle geldiler. Zaman zaman Mısır’a göç eden firmalardan ‘pişmanız’ sesleri yükselse de, geri dönmek yerine Kuzey Afrika’nın başka bölgelerinde yatırım yolunu seçenler oldu. Öte yandan düşük kur sebebiyle ülkemiz dolar bazında pahalı hâle gelirken, tekstil ve hazır giyim üreticilerinden dahi “Şu montu yurt dışından buradakinin yarı fiyatına aldım” benzeri cümleler duymaya başladık. Onlardan biri de tekstil üreticisi olup Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) Yönetim Başkanlığı görevini yürüten Mustafa Gültepe...
Canan Eraslan'ın Türkiye Gazetesi'ndeki haberinde Türk sanayisi ve tekstil sektörü hakkında görüşlerine yer verilen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, “Ülkemiz artık pahalı. Hükûmetin ‘sanayiyi Anadolu’ya yayma’ politikasının çok yerinde olduğunu belirterek “Nüfus artış hızındaki yavaşlamaya dahi sanayinin Anadolu’ya göçü ile çare buluruz” ifadesini kullandı.
Gültepe'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Asgari ücretteki artış %560, dolardaki artış %217"
"Pandemi ve pandemi sonrası Türkiye’nin üretimi ve ihracatı büyüdü. Türkiye o dönemde iyi bir frekans yakaladı. Burada Cumhurbaşkanı’mıza özellikle teşekkür etmek istiyorum. Çünkü o zaman şartlar iyi okundu, kararlar hızlı ve yerine alındı. İzinler alındı, tedbirler hayata geçti. Türkiye Avrupa’nın tedirak merkezi oldu, ihracatımız yüzde 30 arttı. Son 20 yılda rekorlar kıra kıra 21 milyar dolara kadar gelmiştik. Son 2-3 yılda ise yüzde 2 ile 4 arasında büyüme oldu. Biz orta vadede hazır giyimde 30 milyar doların üzerinde, tekstille birlikte en az 50 milyar dolara yaklaşan bir potansiyel bekliyorduk. Ama enflasyonla mücadele tarafında döviz bazındaki maliyetlerimizin artışıyla farklı bir noktaya geldik. Son 4 yılda asgari ücretteki artış yüzde 560, enflasyon oranı yüzde 367, dolardaki artış yüzde 217, euro kuru yüzde 228 arttı. Enflasyonla kur arasında 150 puanlık fark oluştu. Her geçen gün ülke daha pahalı hâle geldi. Doların enflasyonunu müşteriden alabiliyorsun belki ama ondan sonrasını alamıyorsun. Yani Türkiye kendi enflasyonunu ihraç etmek istedi, ama onlar bunu almadı. Bu sebeple bazıları başka ülkelere gitti, bazıları küçüldü, kimisi de kapattı. Kalanlar kapasitelerini düşürdü. Toplam istihdamımızın yüzde 30’dan fazlasını kaybettik. Emek yoğun sektörleri oyuna dahil etmek için acil destek gerekiyor.
"İstihdamda 3 katı maliyet"
"Türkiye’de ortalama verimlilik yüzde 75-80 desek, orada 15 puan daha düşük diyebiliriz. 55-60 verimlilik alabiliyorsunuz. Zaten Mısır’la da kalmadı. Oradan Tunus’a giden de var. Çin’in yaptığı, Bangladeş’in, Sri Lanka’nın yaptığı, Kamboçya’nın yaptığı siparişleri artık çok net şekilde Mısır, Tunus, Cezayir bölgesinde yapar hâle geliyor. Yatırımlar buralara kayıyor. Çünkü bunu yapmazsa Türkiye’de rekabet şansı yok. Üretim tamam ama biz Türkiye’de tasarım yapacağız, teknolojiyi kullanacağız, orayı da üretim üssü olarak kullanacağız. Yani mutfak Türkiye."
KURTULUŞ ANADOLU'DA
"Sanayinin Anadolu’ya taşınmasını çok önemli buluyorum. Bütün sektörlerle ilgili çalışma yapılması lazım. Hangi sektör nereye taşınacak belirlenmeli. Bölgelerin potansiyelleri ortaya çıkarılmalı, bölgenin dinamiklerine göre planlama yapılmalı. İstanbul’da kalması gerekenler kalmalı. Teşvikleri ona göre planlamalıyız ve hızlı olmalıyız. Sanayi zarar görmeden daha fazla hasar görmeden yapılmalı. Biz de elimizden geleni yapmaya hazırız. 24 saat çalışmaya hazırız. Bu nüfus artışımızı da hızlandıracak. İstanbul’da yaşamak zor. O bölgelerde geçim daha kolay olur. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın 3 çocuk tavsiyesi. Bu 4 bile olur. Ailesi ve çevresine yakın olur. Sosyal bir etki de oluşturur, millî gelir ve refah da artar.
"Yurt dışından aldığım giysi bizden yüzde 20 daha ucuz"
"Ben hazır giyim üreticisiyim biliyorsunuz. Üretimimin hepsi yurt dışına gidiyor. Ve görüyorum ki biz yüzde 50-60 pahalı hâle geldik. Geçmişte yüzde 20 civarındaydı. Hiç aklımıza gelmezdi İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya Türkiye’den ucuz olacak diye ama oldu. Adam uçağa binip gidiyor, alışverişini yapıyor, uçak bileti bedavaya geliyor, bir de seyahat etmiş oluyor. Ben de bir mont almıştım bir markadan. Markanın Türkiye fiyatına baktım, yüzde 20-30 daha ucuz olduğunu gördüm. Bir arkadaşım da 6 bin liraya aldığı ürünün burada 17 bin olduğunu görmüş."
Faiz geliri lükse gidiyor enflasyon düşmüyor
“Enflasyonun düşmesi için talebin düşmesi lazım ama faizin bu kadar yüksek olduğu bir yerde de talep düşmez. Çünkü faizi kazanıyor, bunu da harcamaya yönlendiriyor. Yani yüzde 37, yüzde 40 net faiz kazanan, yüzde 20 artmış olan doları alıyor. Yüzde 20’yi harcıyor. ‘Haydan gelen huya gider’ misali, faizden geleni kolayca harcıyor. Faizle kazanan çok memnun bu sistemden. Devamını izliyor. Üretici memnun değil, çünkü zorlanıyor. Finansman bulamıyor, pahalı üretiyor, satamıyor. Fiyat vermek zor, rekabet zor. Yüzde 15-20’lik kesimde sıkıntı yok ama dengeyi oturtmak gerek."