Bakan Şimşek güzel haberi duyurdu: Ciddi bir artış var

Bakan Şimşek "Yabancı yatırımcıda ilk kez bu kadar ilgi görüyorum. Türkiye'ye büyük bir yatırımcı ilgisi görüyoruz. Türkiye'de politikaya ilişkin öngörülebilirlikte ciddi bir artış var. Türkiye'nin politikaları tutarlı" ifadesini kullandı.

ABONE OL
GİRİŞ 20.02.2026 11:39 GÜNCELLEME 20.02.2026 13:01 EKONOMİ
Bakan Şimşek güzel haberi duyurdu: Ciddi bir artış var

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisi hakkında önemli açıklamalarda bulunuyor. Şimşek, öngörülebilirlik giderek artıyor, ekonomi politikalarımız tutarlı dedi. 

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"NEGATİF SÖYLEMLER ARTIK KARŞILIK BULMUYOR"

Türkiye'nin kamu borcu düşük. Bütçe disiplinini çok hızlı sağlayarak rüştümüzü ispat ettik. Programın siyasi sahiplenilmesine ilişkin negatif söylemler artık karşılık bulmuyor

"CARİ FAZLA İÇİN HENÜZ ERKEN"

Türkiye cari açık sorununu büyük oranda çözdü ancak cari fazla için henüz erken.

Türkiye’ye yönelik uluslararası yatırımcı ilgisinin son dönemde belirgin biçimde arttığı belirtiliyor. Ocak ayında Londra, New York ve Hong Kong’da gerçekleştirilen temaslarda yaklaşık 800 yatırımcıyla bir araya gelindiği, bu düzeyde yoğun ilginin en son 2013 yılında, Türkiye’nin kredi notunun “yatırım yapılabilir” seviyeye yükseldiği dönemde görüldüğü ifade ediliyor.

LONDRA’DAN HONG KONG’A YOĞUN TEMAS TRAFİĞİ

Ocak ayında önce Londra, ardından New York ve Hong Kong’da yatırımcı buluşmaları düzenlendi. Görüşmelerin bir kısmı geniş katılımlı konferans salonlarında, bir kısmı ise 15-20 kişilik gruplar halinde yapıldı. Yaklaşık bir buçuk haftaya yayılan program kapsamında toplam 800 yatırımcıyla temas kuruldu.

Yetkililer, 2007-2018 yılları arasında da benzer uluslararası temasların sürdürüldüğünü, ancak mevcut ilgi düzeyinin özellikle 2013’teki olumlu kredi notu dönemini hatırlattığını belirtiyor.

“GÜÇLÜ HİKÂYE” VURGUSU

Yatırımcı ilgisinin nedenlerine ilişkin değerlendirmede üç temel başlık öne çıkıyor. Bunlardan ilki, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler arasında “güçlü bir hikâyeye” sahip olması.

Küresel ölçekte ve Türkiye’nin bulunduğu bölgede, güçlü ekonomik anlatı sunabilen ülke sayısının sınırlı olduğu ifade edilirken; Türkiye’de yürütülen dezenflasyon süreci ve sıkı para ile maliye politikalarına rağmen büyümenin dirençli seyretmesi dikkat çekici unsurlar arasında gösteriliyor.

Reel ekonomiyle ilgili eleştirilerin bulunduğu kabul edilmekle birlikte, Türkiye’nin büyüme performansının özellikle ticaret ortaklarıyla kıyaslandığında güçlü kaldığı vurgulanıyor. Dezenflasyon programının nihai amacının da büyüme potansiyelini daha sürdürülebilir ve dengeli bir yapıda artırmak olduğu belirtiliyor.

JEOPOLİTİK KONUM VE GÜVENLİK BOYUTU

İkinci başlık ise küresel sistemdeki değişim ve güvenlik mimarisi tartışmaları. Orta büyüklükteki ekonomilere yönelik ilginin arttığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin güvenlik perspektifinden sahip olduğu konumun altı çiziliyor.

Türkiye’nin, ordu büyüklüğü açısından NATO içinde ikinci sırada yer aldığı; etkin güç bakımından da uzun süredir ilk beş ülke arasında bulunduğu belirtiliyor. Bu çerçevede Avrupa’nın güvenliğinin Türkiye’den bağımsız değerlendirilemeyeceği, yeni küresel düzende Türkiye gibi ülkelerin jeopolitik rolünün önemini koruduğu ifade ediliyor. Savunma sanayii başta olmak üzere sektörel düzeyde de ilginin arttığı kaydediliyor.

ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK VE POLİTİKA TUTARLILIĞI

Üçüncü faktör olarak ise politika tutarlılığı ve artan öngörülebilirlik gösteriliyor. Türkiye’nin bir süredir ekonomi politikalarında daha istikrarlı bir çerçeve sunduğu, belirsizliklerin yüksek olduğu bir coğrafyada bulunmasına rağmen politika öngörülebilirliğinde ciddi bir artış sağlandığı ifade ediliyor.

Bu çerçevede, dayanıklı bir ekonomik yapı, mevcut konjonktüre göre güçlü büyüme ve bölgesel aktör rolünün birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

YEŞİL DÖNÜŞÜM, DİJİTALLEŞME VE LOJİSTİK HAMLELERİ

Yatırımcıların ilgisini çeken başlıklardan biri de Türkiye’nin öncelikleri ile küresel eğilimlerin örtüşmesi. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen yeşil dönüşüm programları, yapay zekâ hazırlıkları ve dijital dönüşüm çalışmaları bu kapsamda öne çıkıyor.

Türkiye’nin gelişmiş ülkeler seviyesinde olmadığı ancak gelişmekte olan birçok ülkenin önünde bulunduğu ifade ediliyor. Lojistik altyapıya yönelik projeler de yatırımcıların dikkatini çekiyor. Organize sanayi bölgelerinin demiryolu bağlantılarıyla limanlara entegre edilmesini hedefleyen programın, rekabet gücünü artıracak bir adım olarak değerlendirildiği belirtiliyor.

Büyümenin niteliğine ilişkin olarak ise geçen yılın ilk üç çeyreğinde büyümenin yarısından fazlasının toplam faktör verimliliğinden kaynaklandığı bilgisi paylaşılıyor. Bu yapının hem sürdürülebilir hem de makroekonomik dengesizlik yaratmayan bir büyüme anlamına geldiği vurgulanıyor.

BORÇLULUK ORANLARI VE BÜTÇE DENGESİ

Makro göstergeler de yatırımcı sunumlarında öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Hanehalkı borcunun milli gelire oranının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde olduğu; özel sektör borçluluğunun da küresel ortalamalara göre düşük kaldığı belirtiliyor.

Kamunun brüt iç ve dış borç stokunun milli gelire oranının yüzde 25’in altında olduğu, benzer ülkelerde bu oranın ortalama yüzde 74 düzeyinde bulunduğu ifade ediliyor. Bütçe disiplinine ilişkin olarak ise büyük deprem felaketinin mali yükü ve EYT düzenlemesinin etkilerine rağmen bütçe açığının milli gelire oranının geçen yıl yüzde 2,9’a gerilediği aktarılıyor. Gelişmekte olan ülkelerde bu oranın ortalama yüzde 6,3 olduğu belirtiliyor.

YATIRIMCILARIN GÜNDEMİNDEKİ SORULAR

Yurt dışı temaslarda yatırımcıların sorularının da önceki dönemlere kıyasla değiştiği ifade ediliyor. İlk aşamada programın devam edip etmeyeceğine ilişkin soruların öne çıktığı, ancak bu tartışmaların geride kaldığı belirtiliyor. Programın siyasi sahiplenmesine ya da geleceğine dair spekülatif söylemlerin uluslararası yatırımcı nezdinde karşılık bulmadığı ifade ediliyor.

Bugün itibarıyla soruların daha çok makroekonomik çerçeveye odaklandığı, özellikle dezenflasyon sürecinin görünümünün en önemli başlık olduğu kaydediliyor. Bunun yanı sıra “terörsüz Türkiye” hedefi, geçmişteki girişimlerle farkları ve bu kez neden başarılı olabileceği de yatırımcıların gündeminde yer alıyor.

Dönem dönem küresel sistemdeki yeni mimari, Türkiye’nin bu yapı içindeki konumu ve Türkiye-Batı ilişkileri de sorulmakla birlikte, genel eğilimin daha teknik ve makroekonomik başlıklara yöneldiği belirtiliyor.

"KKM'DEN BAŞARILI ÇIKIŞ YAPTIK"

"KKM'den başarılı bir çıkış yaptık" diyen Şimşek sözlerine şöyle devam etti:

“Devletin yükümlülüğüydü. Kurun gitmesi halinde kamu yükümlülükle karşı karşıya kalıyordu, dezenflasyonu zorlaştırıyordu. 143 milyar dolara çıkan KKM stoku büyük oranda kalktı. Enflasyonun kontrolden çıkmasını engellemek bizim için en kritik meydan okumaydı. 2024'ün ikinci yarısından sonra dezenflasyon başladı. Enflasyonu 2024'ü yüzde 44 civarı, 2025'i de yüzde 30 civarında bitirdik. En önemli dengesizlik enflasyon şu anda. Programı uygulamaya devam ediyoruz, zaman alıyor. Enflasyon şok öncesi döneme dönmesi 3,4 yıl alıyor. Bizim programın gerçek anlamda dezenflasyondan bahsediyorum, para politikasının inşası ve maliye politikasında disiplin sağlamamız zaman aldı. Kolayca çözümler yok.”

"ENFLAYONDA MART, NİSAN VE MAYIS'TA GEÇMİŞ DÖNEM ORTALAMALARININ ALTINA DÜŞEBİLİRİZ"

Dezenflasyon sürecine değinen Şimşek "Enflasyonla mücadele bizim en temel önceliğimiz, diğer makro sorunlarda önemli ölçüde ilerleme sağlandı" diyen Şimşek “Ocak, Şubat ayında mevsimsel etkilerle nispeten yüksek geldi. Burada dezenflasyonda bozulma yok, yavaşlamadan bahsedilebilir. Sebebine inmek lazım. Gıda kaynaklıysa, mevsimsellikten arındırılmış, geçen senenin kuraklığı, bu senenin kış şartları etkisiyle yüksek geldiyse bunu doğru okumak lazım. Burada geçici faktörlerle yavaşlama söz konusu. Bu telafi edilebilir mi? Evet. Mart, Nisan, Mayıs'ta geçmiş dönem ortalamalarının altına düşebiliriz. Bu senenin yağışları çok iyi. Yakın tarihin en iyi yağışının olduğu dönemin içindeyiz.” açıklamasında bulundu.

OCAK AYINDAKİ YÜKSEK FAİZ ÖDENMESİ İDDİASINA CEVAP

Ocak ayında yüksek faiz ödendiğine dair iddialara karşılık Bakan Şimşek "Ocak ayında yüksek faiz ödemesi oldu. Ama niye oldu? 2016'dan itibaren, dönem dönem yeniden ihraç ediliyor. Enflasyona endeksli iç borç senedi ihraç ediyorsunuz. TÜFE endeksli kağıtların önemi şu, kupon önemli değildir. 10 yıl boyunca siz o enflasyon farklarını biriktiriyorsunuz, vadesi gelince de ödüyorsunuz. Ocak faiz ödemelerinin yüzde 53'ü bir tek kağıdın vadesinden dolmasından kaynaklanıyor. O da 2016'da ihraç edilmiş, yıllarca faiz ödenmemiş, birikmiş Ocak ayına denk gelmiş. Buradan hikaye üretmek için cahil ya da kötü niyetli olmak lazım." söyleminde bulundu.

"KOLAY BİR ÇÖZÜM YOK" 

Türkiye'nin risk primi düşüyor. Türkiye şu an çok daha yüksek bir kredi notunu hak ediyor.

Sabır deyince onu da eleştiriyorlar. Ama kolay bir çözüm yok. Hiçbir ülkenin sorunlarına kestirme çözümler yok. Sabırla ve kararlılıkla bu programın uygulanması lazım. Program mükemmel mi değil, eksikleri var mı? Gideririz.

Desenflasyonla birlikte gelir dağılımı da iyileşmeye başladı. Gini katsayısı 2023 sonrasında iyileşiyor. Çalışanlarımızın GSYH'den aldığı pay artıyor. 

"GÜNDEMDE VERGİ ARTIŞI YOK"

Vergilere yönelik artış olup olmayacağına dair olarak Şimşek "Gündemimizde Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, KDV artışı yok. Vergi harcamalarını ciddi şekilde azaltıyoruz. İstisna, avantajların ekonomik sonuçlar itibarıyla etkili ve verimli olması lazım. Vergide adaleti çok konuştuk. Uzun süredir ilk defa dolaylı vergilerin toplam vergilere oranı düştü. Dezenflasyonla birlikte gelir dağılımı da iyileşmeye başladı. GNI katsayısı var, orada da uzun süredir ilk defa 2023 sonrasında iyileşme oldu, gelir dağılımı iyileşiyor. Ezberler var, onları devam ettiriyorlar, ezberler rakamlarla desteklenmiyor. Bu program arzuladığımız sonuçları vermeye başladı." ifadesini kullandı.

VERGİ KAÇIRANLARA KÖTÜ HABER

Vergi kaçıranlara yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğüne değinen Bakan Şimşek "Sahte faturaya ilişkin çok ciddi yapay zeka algoritmalarını devreye aldık. 2 günlük firmanın milyarlarca liralık fatura kesmesi gibi şeyler olmayacak. Türkiye'deki bütün şehirlerdeki bir anlamdaki konut değerleme haritası gibi çalışmalarımız var, işlemleri karşılaştırıyoruz. Gözetim programlarımız var. Yüksek gelirli gruplara yönelik. Kredi kartından tutun, yat, kotra, tekne gibi lükslere ilişkin arkadaşlarım çalışma içinde." dedi.

 

Emrullah Koçin Haber7.com - Editör

Editör Hakkında

2017'de İstanbul Üniversitesi Gazetecilik bölümünden mezun oldu. Meslek hayatına ilk olarak Genç Dergi'de başladı. Daha sonra Sadece haber.com'da internet haberciliğine başladı. 2019 yılında Haber7.com ailesine dahil olan Koçin, ''Ekonomi ve Otomobil Editörü'' olarak meslek hayatına devam etmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR