Dünyayı korkutan senaryo: İran 2 yıl karanlıkta kalabilir!
ABD-İran arasında olası enerji çatışması küresel petrol piyasalarında kalıcı hasar riski taşıyor. Tesislerin hedef alınması halinde krizin yıllarca sürebileceği, kritik noktalar vurulursa İran'ın 2 yıl karanlıkta kalabileceği belirtiliyor.
ABONE OL- HABER7-ÖZEL
ABD-İran gerilimi, jeopolitik riskler ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması dünya ekonomisinin yumuşak karnı olmaya devam ediyor.
ABD'nin İran'a yönelik elektrik altyapısı tehdidi, küresel enerji tedarik zincirini kökünden sarsabilecek bir hamle olduğu belirtiliyor. İran’ın kritik noktalarının vurulması durumunda 2 yıl elektriksiz kalabileceği belirtiliyor.
Avrupa enerji krizinde çıkış yolu ararken, Türkiye'nin arz güvenliğini sağlamadaki başarısı bölgesel bir avantaj yaratıyor.
Küresel enerji krizinin arka planında Rusya'nın stratejik hamleleri dikkat çekiyor.
Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, Yedek kapasitesini devreye sokan Rusya’nın piyasayı dengeleyerek sürecin en karlı çıkan aktörü konumunda olduğunu belirterek, Haber7’ye dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
PETROL FİYATLARINDA RİSKLER VE KAZANAN ÜLKELER
Akyener, petrol piyasalarındaki son durumu değerlendirdi. Şu an yaşanan sürecin özellikle Körfez ülkelerini ekonomik olarak yıprattığını belirten Akyener, “Petrol ithalatçısı ülkelerin hepsinde ciddi sorunlar var. Bazıları fiyat, bazıları hem arz hem fiyat açısından etkileniyor” dedi.
AVRUPA VE TÜRKİYE FARKI
Akyener, Avrupa Birliği’nin hem arz hem de fiyat anlamında en çok etkilenen bölgeler arasında olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin ise arz sorunu yaşamadığını ve fiyatları yönetebilir bir seviyede tuttuğunu belirten Akyener, “Akaryakıt fiyatları uluslararası sistemden etkileniyor. Eşel sistemi artık devrede değil, artışlar piyasaya yansıyor” ifadelerini kullandı.
RUSYA SÜRECE HAKİM
“Bu süreçten en fazla yararlanan ülke Rusya oldu” diyen Akyener, şu bilgileri verdi:
-
“Rusya, yedek kapasitesi ve stokları sayesinde üretimi artırabiliyor.
-
Rusya, stoklardan da uluslararası piyasalara ilave satışlar yaparak piyasayı rahatlattı.
-
Yani petrol fiyatlarının çok daha yüksek seviyelere çıkmasının önüne geçti.
FİYATLARDAKİ ARTIŞIN SEBEBİ RİSKLER
Akyener, fiyat artışındaki etkenleri şöyle açıkladı: “Yaklaşık yüzde 60 etkisi siyasal ve algısal risklerden kaynaklanıyor. Arz kaybının etkisi ise yüzde 40. İnsanlar ‘Petrol tesisleri zarar görecek mi? Savaş büyüyecek mi?’ kaygısıyla hareket ediyor.”
İRAN’IN GELİRİ VE DURUMU
İran’ın petrol gelirlerinin arttığı yorumlarını değerlendiren Akyener, “Geçen ayla aynı miktarda petrol sattığı varsayımı üzerine yapılan yorumlar kesin değil. Savaş İran’ı da çok yordu, masraflar büyük. Petrol geliri artsa bile bu süreci sürdürebileceği anlamına gelmez” dedi.
BARIŞ BEKLENTİLERİ FİYATLARI DÜŞÜREBİLİR
Mart sonuna gelindiğinde piyasada barış beklentilerinin fiyatları 100 doların altına çektiğini aktaran Akyener, “Kalıcı bir barış veya ateşkes sağlanırsa fiyatlar 75–80 dolara kadar hızlı bir şekilde düşebilir. Hürmüz Boğazı’nın açılması ve Suudi Arabistan’ın yedek üretim kapasitesi piyasayı rahatlatır” diye konuştu.
ABD ELEKTRİK SİSTEMİNİ HEDEF ALIRSA, İRAN 1-2 YIL ELEKTRİKSİZ KALABİLİR
Akyener, olası kriz senaryolarına ilişkin şunları söyledi:
-
“ABD; “İran, Hürmüz Boğazı'nı açmazsa elektrik sistemini vururum” dedi; burada bazı riskler var. İran'ın elektrik sistemi, çoğunlukla doğalgaz çevrim santrallerinden oluşuyor ve belli bir kapasitesi var.
-
Doğalgaz çevrim santralleri veya trafo sistemleri vurulabilir, ancak denizdeki Güney Pars sahasındaki üretim üniteleri hedef alınırsa İran 1 veya 2 yıl elektriksiz kalabilir. ABD bu kadar etkili hamleler yapabilir, elinde böyle kozlar var.
-
Ama ABD de şunu biliyor: İran karşı saldırıda Suudi Aramco'nun büyük ölçekli tesislerini imha ederse, petrol fiyatları 200 doları dahi test edebilir.
-
Ancak biz bu senaryonun gerçekleşme ihtimalini çok zayıf görüyoruz, beklemiyoruz.
-
ABD'nin müdahalesi, İran'ın karşılık vermesi anlamına gelir ve bu durumda kriz Hürmüz Boğazı'ndan bağımsız olarak üretim tesislerinin zarar görmesi sebebiyle çok daha uzun süre etkili olur. Bu da dünyadaki birçok dengeyi değiştirir."