Savaş bitiyor mu? Piyasalar yükseliyor, altın kritik seviyeleri test ediyor!
Jeopolitik cepheden gelen “savaş bitebilir” sinyalleriyle küresel piyasalarda iyimserlik güç kazanırken, risk iştahı yeniden artıyor. Eda Karadağ, bu süreçte yönü belirleyecek ana unsurun haber akışı olacağını vurguluyor.
ABONE OLGedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdür Yardımcısı Eda Karadağ, küresel piyasalarda artan iyimserliğin arkasında jeopolitik cepheden gelen “savaşın sona erebileceği” yönündeki mesajların bulunduğunu belirtti. Karadağ, Nisan ayının ilk işlem gününde piyasa dostu açıklamalarla birlikte küresel borsalarda alımların güç kazandığını ifade etti.
Karadağ, “Küresel tarafta alımların arttığını görüyoruz. Petrol fiyatlarında geri çekilme var, altın tarafında ise sınırlı bir yükseliş söz konusu. Ancak altın halen temkinli bir görünüm sergiliyor” dedi.
İRAN’DAN GELEN MESAJ PİYASALARI DESTEKLEDİ
Jeopolitik gelişmelere değinen Karadağ, özellikle İran cephesinden gelen açıklamaların piyasa üzerindeki etkisine dikkat çekti. İran Cumhurbaşkanı’nın, saldırıların tekrarlanmaması halinde savaşın sonlandırılabileceğine yönelik mesajının kritik olduğunu vurgulayan Karadağ, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Piyasalar aslında uzun süredir ABD’den gelen açıklamaları fiyatlıyordu. Ancak İran’dan gelen bu yumuşama sinyali, belirsizliği azaltıcı yönde algılandı ve özellikle petrol fiyatlarında geri çekilmeyi beraberinde getirdi.”
ABD tarafında ise Donald Trump’ın kısa sürede savaşın bitirilebileceğine yönelik açıklamalarının geldiğini hatırlatan Karadağ, buna rağmen piyasalarda asıl etkinin İran kaynaklı söylemlerden geldiğini ifade etti.
GÖZLER ABD’DEN GELECEK AÇIKLAMALARDA
Karadağ, gün içerisinde ABD’den yapılacak yeni açıklamaların piyasaların yönü açısından belirleyici olacağını belirterek, “Önümüzdeki süreçte haber akışları fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam edecek. Mart ayı oldukça zorlu geçti. ABD, İran ve İsrail hattındaki gelişmeler anlık fiyatlamalara neden oldu” dedi.
Risklerin tamamen ortadan kalkmadığını vurgulayan Karadağ, olası bir müzakere sürecine yönelik beklentilerin piyasalara nefes aldırdığını ancak temkinli olunması gerektiğini dile getirdi.
ALTINDA TEMKİNLİ YÜKSELİŞ
Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karadağ, ons altında sınırlı bir yükseliş görüldüğünü ve fiyatların 4.700 dolar seviyesinin üzerinde tutunduğunu söyledi.
“Altın, savaşın ilk döneminde beklenen güçlü tepkiyi vermedi çünkü bu riskleri büyük ölçüde önceden fiyatlamıştı. Ancak savaşın uzamasıyla birlikte güvenli liman talebi dönem dönem devreye girdi” diyen Karadağ, mart ayında artan belirsizliklerin zaman zaman satış baskısı da yarattığını hatırlattı.
MERKEZ BANKALARI VE FED BELİRSİZLİĞİ
Karadağ, savaşın ekonomik etkilerine de dikkat çekerek, birçok merkez bankasının para politikalarını askıya almak zorunda kaldığını ifade etti. Özellikle Federal Reserve (Fed) tarafında faiz indirim beklentilerinin ötelenmesinin yanı sıra, faiz artırımı ihtimalinin dahi konuşulmaya başlandığını belirtti.
“Enerji fiyatlarındaki yükseliş enflasyonist baskıları yeniden gündeme taşıdı. Bu da merkez bankalarını bekle-gör politikasına itti. Dolayısıyla altın fiyatları açısından hem Fed beklentileri hem de doların seyri belirleyici olacak” dedi.
ALTINDA KRİTİK SEVİYELER VE BEKLENTİLER
Altının kısa vadede dalgalı seyrini sürdürebileceğini belirten Karadağ, teknik seviyelere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“4.700 dolar seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlandığı sürece geri çekilmelerin sınırlı kalmasını bekleriz. Yukarıda 4.740 seviyesi önemli bir direnç. Bu seviyenin aşılması halinde 4.800 dolara doğru yeni bir yükseliş hareketi görülebilir.”
Vadeli piyasalarda da yukarı yönlü beklentinin korunduğunu belirten Karadağ, yatırımcıların kısa vadeli oynaklıklara karşı dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
YATIRIMCIYA ‘HABER AKIŞI’ UYARISI
Karadağ, mevcut piyasa koşullarında en önemli belirleyicinin haber akışları olduğunun altını çizerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Piyasa bir noktaya kadar beklentileri fiyatlar ancak somut gelişmeler görmek ister. Bu nedenle yatırımcıların özellikle jeopolitik gelişmeleri yakından takip etmesi gereken bir dönemdeyiz.”