Dünyanın para patronu değişiyor! Trump'ın sınavı yeni başlıyor
Trump'ın Fed başkanlığı için aday gösterdiği Kevin Warsh bugün senatoda ilk sınavına çıkıyor. Piyasaların gündeminde ise 'Warsh bağımsız mı kalacak yoksa Beyaz Saray'ın dediklerini mi yapacak?' soruları var.
ABONE OLABD’de gözler bugün başlayacak Senato Bankacılık Komitesi oturumlarına çevrildi. Donald Trump’ın ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığına aday gösterdiği Kevin Warsh için süreç başlarken, küresel piyasalar bunu sıradan bir atama olarak görmüyor. Çünkü Fed başkanı yalnızca Amerikan ekonomisini değil, dolar likiditesinden küresel faizlere kadar tüm finans sistemini etkileyen kararların merkezinde yer alıyor.
Piyasalar Trump’ın desteklediği isim göreve gelirse faizlerde hızlı gevşeme mi gelir, yoksa Fed bağımsızlığı korunur mu sorusuna yanıt bekliyor.
POWELL MAYIS'TA VEDA EDİYOR
Mevcut Fed Başkanı Jerome Powell’ın görev süresinin 15 Mayıs 2026’da dolması bekleniyor. Senato onay sürecinin sorunsuz ilerlemesi halinde Warsh’ın Mayıs ortası ile Haziran başı arasında koltuğu devralabileceği değerlendiriliyor. Ancak Senato’daki siyasi itirazlar, ek soruşturmalar veya oylama gecikmeleri yaşanırsa geçiş süreci yaz aylarına sarkabilir. Bu durumda piyasalar, yeni başkan göreve başlamadan bile Warsh’ın söylemlerini fiyatlamaya başlayacak.
TRUMP'IN ADAYI MI, FED'İN BAŞKANI MI?
Warsh uzun süredir Cumhuriyetçi çevrelerde Fed başkanlığı için adı geçen bir isim. Eski Fed yöneticisi olan Warsh, son yıllarda merkez bankasının iletişim tarzını, devasa bilançosunu ve karar alma yapısını sık sık eleştirdi. Ancak bugünkü denklem geçmişten daha zor. İran savaşı sonrası enerji fiyatlarının yükselmesi, ABD’de enflasyon baskısını yeniden artırdı. Trump ise büyümeyi desteklemek adına faizlerin hızla düşmesini savunuyor. Bu noktada Warsh’ın önündeki ilk sınav, siyasi beklentiler ile ekonomik gerçekler arasında denge kurmak olacak. Eğer Beyaz Saray çizgisine yakın görünürse Fed’in bağımsızlığı sorgulanabilir. Tersi durumda ise Trump ile kısa sürede gerilim yaşanabilir.
WARSH, FED BİLANÇOSUNU KÜÇÜLTMEK İSTİYOR
Piyasa çevrelerine göre Warsh’ın en net hedefi, Fed’in son yıllarda genişleyen rolünü daraltmak. Daha sade iletişim, daha küçük bilanço ve daha piyasa dostu bir yapı öne çıkıyor. Özellikle pandemi sonrası 9 trilyon dolara yaklaşan ve şu anda 6 trilyon doların üzerinde olan bilançonun küçültülmesi, Warsh’ın öncelikleri arasında görülüyor. Ancak bilanço küçültme adımları tahvil faizlerini yukarı çekebilir. Bu da mortgage piyasasından şirket kredilerine kadar birçok alanda finansman maliyetini artırabilir.
DOLAR İÇİN KRİTİK EŞİK
Warsh’ın vereceği mesajların ilk yansıması dolar endeksinde görülebilir. Piyasalarda iki ana senaryo öne çıkıyor:
■ Şahin Warsh senaryosu: Enflasyonla mücadele ve sıkı duruş vurgusu gelirse dolar endeksi yeniden güçlenebilir. Bu durumda endeksin 108-112 bandına yönelmesi konuşuluyor.
■ Güvercin Warsh senaryosu: Faiz indirimi sinyali ve Trump çizgisine yakın açıklamalar gelirse dolar endeksi 101-104 bandına çekilebilir. Bu tablo altın ve emtialara destek verebilir. Gelişen ülke para birimleri açısından ise daha zayıf dolar kısa vadede rahatlama anlamına gelebilir.
GÖZLER HAZİRAN TOPLANTISINDA
Warsh’ın görevi devralması halinde gözler ilk olarak Haziran Fed toplantısına çevrilecek. Petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelerin üzerinde kalması nedeniyle piyasalar hızlı faiz indirimi olasılığını zayıf görüyor. Bu nedenle yeni başkanın ilk dönemi “balayı” değil, doğrudan stres testi olabilir. Fed’in yeni döneminde yalnızca faiz kararı değil, kurumun bağımsızlığı da fiyatlanacak.
WARSH BAŞKAN OLURSA HANGİ VARLIK, NASIL ETKİLENECEK?
■ Dolar: Söylemine göre sert yön hareketi bekleniyor. Şahin tonda küresel para birimleri üzerinde baskı artabilir.
■ Altın: Güvercin mesajlarda yükseliş, şahin tonda baskı görülebilir. Özellikle faiz indirimi sinyali altına yeni rekor kapısı açabilir.
■ Tahviller: Bilanço küçültme vurgusu faizleri yukarı itebilir. ABD 10 yıllık tahvil getirisi küresel borçlanma maliyetlerini etkiler.
■ Gelişen ülkeler: Zayıf dolar rahatlatır, güçlü dolar baskılar. Türkiye gibi dış finansman ihtiyacı yüksek ekonomiler daha hassas kalır.
■ Borsalar: Düşük faiz umudu destekler, sert sıkılaşma satış getirir. Özellikle teknoloji hisseleri faiz mesajlarına duyarlı hareket eder.