Piyasaları petrol ‘bulamama’ korkusu sardı: Bu kriz başka! 200 dolar küresel yıkımın eşiği
Petrol piyasasında son dönemde yaşanan dalga, arz eksikliğinden çok jeopolitik risklerden besleniyor. Piyasalarda petrol “bulamama korkusu” fiyatları yukarı taşırken, Hürmüz'e yönelik riskler de yeni bir enerji düzeninin kapısını aralıyor.
ABONE OL- HABER7-ÖZEL
Küresel petrol piyasalarında yaşanan son gelişmeler, önceki krizlerden farklı bir tablo ortaya koyuyor.
Fiyatlardaki yükselişin temelinde arz-talep dengesinden ziyade artan jeopolitik gerilimler ve belirsizlikler yer alırken, risk algısı piyasaların ana belirleyicisi haline geliyor.
Bu süreçte özellikle Hürmüz Boğazı’na yönelik olası senaryolar, enerji fiyatları üzerinde kritik rol oynuyor.
Atlas Üniversitesi öğretim üyesi ve Enerji Uzmanı Prof. Dr. Şenay Yalçın, küresel petrol piyasasında yaşanan gelişmeleri Haber7’ye değerlendirdi.
Mevcut krizin önceki dönemlerden farklı bir karakter taşıdığını söyleyen Yalçın, fiyat artışının temelinde arz eksikliğinden çok jeopolitik risklerin ve belirsizliklerin yer aldığını vurguladı.
“2026 KRİZİ DİĞERLERİNDEN FARKLI”
2026’da yaşanan gelişmelerin farklı dinamiklere sahip olduğunu belirten Yalçın, “Petrol fiyatları 120 doların üzerine çıktı, 126 dolar seviyeleri test edildi. Ancak bu artış doğrudan arz eksikliğinden kaynaklanmıyor. Hürmüz Boğazı’na yönelik risk algısı fiyatları yukarı taşıyor” dedi.
Piyasalarda “bulamama korkusu”nun hakim olduğunu ifade eden Yalçın, bu nedenle riskin fiyatlandığını ve küçük olumlu gelişmelerde dahi fiyatların hızla geri çekilebildiğini söyledi.
“OPEC’TE AYRIŞMA RİSKİ VE ABD ETKİSİ”
Birleşik Arap Emirlikleri’nin attığı adımların OPEC içinde ayrışma riskini gündeme getirdiğini belirten Yalçın, ABD’nin küresel enerji piyasasında daha belirleyici olmak istediğini dile getirdi.
OPEC’in kuruluş amacının arz dengesi ve fiyat istikrarı sağlamak olduğunu hatırlatan Yalçın, örgütün üretim kotalarıyla piyasayı yönlendirdiğini ve dünya petrol rezervlerinin büyük bölümünü kontrol ettiğini vurguladı.
“JEOPOLİTİK GERİLİM FİYATLARI BELİRLİYOR”
Mevcut süreçte fiyatları yukarı çeken ana unsurun jeopolitik gelişmeler olduğunu belirten Yalçın, Hürmüz Boğazı’ndaki durumun kritik olduğunu ifade etti.
Yalçın, “Eğer İran boğazı tamamen kapatırsa petrolün 120 dolar civarında kalması normal. Abluka 2-3 ay sürerse 140-180 dolar bandı görülebilir. Daha geniş çaplı ve yıkıcı bir savaş senaryosunda ise 200 doların üzeri gündeme gelebilir” değerlendirmesinde bulundu.
“PETROL FİYATLARI ESKİ SEVİYELERE DÖNMEYECEK”
Petrol fiyatlarının artık eski seviyelerine dönmesinin zor olduğunu söyleyen Yalçın, 2026 yılı için daha önce 60 dolar civarında öngörülen fiyatların revize edildiğini ve 80 doların altının kalıcı olmayacağını ifade etti.
Yalçın, özellikle gelişmekte olan ülkelerin yüksek enerji fiyatlarını taşımakta zorlanacağını ve bunun küresel büyüme üzerinde baskı yaratacağını belirtti.
“YENİ ENERJİ DÜZENİ VE ALTERNATİF ROTALAR GÜNDEMDE”
Krizle birlikte yeni enerji ticaret yolları ve alternatif taşımacılık hatlarının gündeme geleceğini kaydeden Yalçın, boru hatları, limanlar ve kara taşımacılığı projelerinin önem kazanacağını söyledi.
Türkiye’nin bu süreçte önemli bir rol üstlenebileceğini ifade eden Yalçın, enerji alanında yeni iş birlikleri ve bölgesel güç dengelerinde değişimlerin orta vadede belirginleşeceğini sözlerine ekledi.
“GEÇMİŞ KRİZLER ARZ VE TALEP ŞOKLARINA DAYANIYORDU”
Daha önce dünyada dört büyük petrol krizi yaşandığını hatırlatan Yalçın, 1973’teki OPEC ambargosu ve Yom Kippur Savaşı sürecinde arzın ciddi şekilde kesildiğini ve fiyatların dört katına çıktığını ifade etti.
1979 İran Devrimi’nde de üretim şokunun etkili olduğunu, petrol arzının düşerek fiyatların iki katına çıktığını belirten Yalçın, 2008’de ise özellikle Çin kaynaklı talep patlamasının fiyatları 140 doların üzerine taşıdığını söyledi.
2022’de Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte enerji arzının daraldığını ve özellikle doğal gaz fiyatlarında rekor seviyelerin görüldüğünü kaydeden Yalçın, bu süreçlerin tamamında arz veya talep kaynaklı somut etkilerin belirleyici olduğuna dikkat çekti.