Afrika basınından Türkiye itirafı! Dünyanın gözü nükleer madendeydi, resmen açıkladılar!
Türkiye, Afrika'nın stratejik maden sektöründeki varlığını genişletiyor. Somali, 10 bin tonu aşan uranyum ve kritik maden rezervlerini gün yüzüne çıkarmak için Türkiye'den destek isterken, Nijerya ile de yeni bir anlaşma imzalandı.
ABONE OLAfrika’nın en köklü yayın organlarından Nijerya merkezli Business Insider Africa, kıtadaki tüm dengeleri altüst edecek nitelikte çarpıcı bir rapor yayımladı. Raporda yer alan verilere göre, Somali hükümeti topraklarında bulunan 10 bin 200 tondan fazla uranyum kaynağının işletilmesi, çıkartılması ve küresel pazara sunulması için doğrudan Türkiye’den resmi destek talep etti. Ankara’nın kıtadaki askeri ve diplomatik varlığının ardından jeolojik kaynaklar üzerinde de oyun kurucu pozisyona yükseldiğini yazan gazete, Nijerya’nın da hidrokarbon ve katı maden sahalarını Türk şirketlerine açtığını duyurdu.
ANKARA VE MOGADİŞU ARASINDA REZERV SAVAŞLARI
Dünya genelinde stratejik mineral zenginliği için küresel güçlerin rekabetinin tavan yaptığı bir dönemde, Ankara–Mogadişu enerji ortaklığı boyut değiştirerek deniz yetki alanlarının ötesine, doğrudan karadaki kritik maden yataklarına uzandı. İki ülke arasındaki askeri ve siyasi entegrasyon, bu hamleyle birlikte ekonomik ve endüstriyel alanda tarihi bir zirve noktasına ulaştı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve OECD Nükleer Enerji Ajansı tarafından hazırlanan resmi raporlar, Somali topraklarındaki nükleer ve endüstriyel potansiyeli gözler önüne seriyor. İlgili kurumsal verilere göre ülkede tahmini 10 bin 200 ton uranyum rezervi bulunuyor ve bu miktarın yaklaşık 7 bin 600 tonu doğrudan ticari olarak geri kazanılabilir, işlenebilir nitelikte karargah sahalarında yatıyor. Yapılan jeofiziksel araştırmalarda nükleer ham maddenin yanı sıra lityum, bakır, titanyum, altın ve nadir toprak elementleri yatakları da tescil edildi. Raporda, Somali topraklarının çok büyük bir kısmının on yıllarca süren iç istikrarsızlık ve terör kırılganlığı nedeniyle henüz yeterince araştırılmadığı, bakir olan bu bölgelerde çok daha muazzam hacimde maden bulunma potansiyelinin saklı kaldığı vurgulandı.
SOMALİLİ BAKANDAN NET MESAJ: "YER ALTINDA BOL MİKTARDA KAYNAK VAR"
İş birliğinin perde arkasına dair en net açıklama ise doğrudan Mogadişu yönetiminin tepe isminden geldi. Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Şire Muhammed, konuya ilişkin yaptığı resmi açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemizin yer altında bol miktarda kaynak var”
Bakan Muhammed, Mogadişu yönetiminin uranyum ve kritik minerallerin aranması, haritalandırılması ve çıkartılması konusunda Türkiye ile daha derin, kapsamlı bir iş birliğine gitmeye tam manasıyla ilgi duyduğunu ilan etti. Ankara’nın Mogadişu’daki varlığı artık sadece askeri eğitim üsleri veya insani yardımlarla sınırlı kalmıyor; Türkiye güvenlik, altyapı, ticaret, eğitim ve enerji geliştirme alanlarında Somali’nin en yakın, en güvenilir ortağı olarak listenin başında yer alıyor. Denizlerdeki egemenlik haklarını koruyan Türk sondaj gemisi Çağrı Bey’in Somali kıyıları açıklarında sismik ve derin deniz arama faaliyetlerinde bulunarak Türkiye’nin ilk denizaşırı sondaj misyonunu icra etmesi, karadaki maden operasyonlarının da zeminini hazırladı.
NİJERYA’DAN KAÇAKÇILARA DARBE TÜRKİYE’YE DAVET
Business Insider Africa, Türkiye’nin kıtadaki ikinci büyük hamlesinin ise batı cephesinde, Nijerya’da gerçekleştiğini yazdı. Nijerya ve Türkiye arasında yatırımları, teknoloji transferini ve maden çıkarma kapasitesini genişletmeyi amaçlayan yeni bir madencilik iş birliği anlaşması imzalandı. Bu kritik imza, Nijerya hükümetinin katı mineraller sektöründeki reformlarını radikal şekilde yoğunlaştırdığı ve ülke genelinde milyarlarca dolarlık kayba yol açan yasa dışı madencilik faaliyetlerine, yerel çetelere karşı ordu destekli sert önlemler aldığı bir döneme denk geldi. İstanbul’da düzenlenen İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi (INRES) sırasında resmiyet kazanan katı maden geliştirme Mutabakat Anlaşması (MoU), iki ülkenin üst düzey bürokratları tarafından Afrika’nın en büyük ekonomisi ile Avrupa’nın en hızlı büyüyen sanayi güçlerinden biri arasındaki bağları perçinleyen stratejik bir hamle olarak tanımlandı.
"PETROL BİTTİ, TEK ÇARE KATY MADENLER VE HİDROKARBON"
Nijerya cephesinde bu stratejik ortaklık hayati bir varoluş mücadelesi anlamına geliyor. Abuja yönetimi, son üç yıldır petrol gelirlerinde yaşanan küresel fiyat baskısı, artan dış borç endişeleri ve makroekonomik çeşitlendirme talepleri karşısında sıkışmış durumda. Nijerya federal hükümeti, katı mineraller sektörünü ülkenin tek alternatif gelir kaynağı olarak yeniden konumlandırmaya çalışırken, aradığı teknolojik ve lojistik gücü Ankara’da buldu. Anlaşmanın imzalanmasının ardından konuşan Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ülkeler arasındaki ortaklığı stratejik ve zamanında olarak nitelendirerek, artan küresel enerji belirsizliğinin daha güçlü uluslararası iş birliğini gerekli kıldığını söyledi. Bakan Bayraktar, Türk şirketlerinin yalnızca madencilik sahalarında değil, aynı zamanda elektrik üretimi, enerji altyapısı ve hidrokarbon alanlarında da Nijerya’ya yönelik ticari ve endüstriyel ilgisinin katlanarak arttığını ifade etti. Türkiye’nin Nijerya’yı, Afrika kıtasının genelinde daha geniş çaplı ekonomik ve enerji ortaklıklarını geliştirmek, lojistik ağlar kurmak adına en kritik geçiş noktası ve merkez üssü olarak gördüğü net bir şekilde kayıtlara geçti.