Dış şoklara direniyor: Ekonomi 23 çeyrektir büyüyor

Türkiye ekonomisi dış şoklara ve küresel krize rağmen ilk çeyrekte %2,5 büyüyerek serisini 23. çeyreğe taşıdı. Uzmanlar; hizmetler ve bilişim sektöründeki hareketliliğe dikkat çekerek, yıl genelinde büyümenin yüzde 3'ü aşmasını bekliyor.

ABONE OL
GİRİŞ 01.06.2026 16:41 GÜNCELLEME 01.06.2026 16:43 EKONOMİ
Dış şoklara direniyor: Ekonomi 23 çeyrektir büyüyor
  • HABER7-ÖZEL

Türkiye ekonomisi, küresel ölçekte zorlu şartların sürdüğü bir dönemde dış şoklara rağmen tam 23 çeyrektir kesintisiz büyümeye devam ediyor.

2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyüyen Türkiye ekonomisinde, çarklar dönmeye devam ediyor. 

Uzmanlar, mevcut makroekonomik veriler ışığında tüketim harcamaları ile bilişim sektöründeki hareketliliğin altını çiziyor. 

 Gayrisafi Yurt İçi Hasılayı (GSYH) oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2026 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; bilgi ve iletişim faaliyetleri toplam katma değeri yüzde 9,5 arttı.

Uzmanlar, küresel olarak riskler ve sıkılaşan finansal koşullar altında gerçekleşen bu performansı, Türkiye'nin dinamizmini koruduğunun bir göstergesi değerlendirirken, yılın geri kalanında ise yüzde 3 civarında bir büyüme oranına ulaşılmasının hatta koşullara bağlı olarak bu rakamın da aşılmasını bekliyor.


Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Özkaya ile Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarını Haber7’ye değerlendirdi. 

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM HİZMETLER SEKTÖRÜNÜ BÜYÜTÜYOR

Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Özkaya  takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksinin 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,6 arttığını söyledi. 

Hanealkı tüketiminin sürdüğünü belirten Özkaya, harcama yöntemiyle bakıldığında; mal ve hizmet ihracatının 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 12,7, ithalatın ise yüzde 2,0 azaldığını söyledi. 

Ata Özkaya, hanehalkı ve devlette talep daralmasının gözlenmediğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Sanayi üretimi 2026 birinci çeyrekte  belirgin bir dış etmen olmaksızın, ve İran savaşı etkileri henüz yansımamışken, daralmayı sürdürüyor.

Bu, kredi genişlemesi olmadan, sanayinin maliyetleri karşılamakta zorlandığını, gittikçe rekabetten uzaklaştığını, yüksek teknoloji yatırımı yapmasının da mümkün olmadığını göstermektedir. İhracattaki düşüş de bunu göstermektedir. Atıl işgücü %30’larda seyretmeye devam edecek.

Hizmetler sektörü büyümeye devam ediyor. Çünkü sanayiden daha fazla doğrudan yabancı yatırım alıyor. “

“YATIRIMLAR BÜYÜMENİN KASLARINI OLUŞTURUYOR”

Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak ise ilk çeyrekteki yüzde 2,5 büyümenin; yüksek faiz, sıkılaşan kredi koşulları ve satın alma gücündeki aşınma dikkate alındığında küçümsenecek bir oran olmadığının altını çizdi.  

Okşak, ekonominin çok güçlü bir ivmeyle olmasa da büyüdüğünü söyledi. 

İlk çeyrekte hanehalkı nihai tüketim harcamalarının yüzde 4,8 artmasının oldukça anlamlı olduğunu dile getiren Okşak, Türkiye’de tüketim ekonominin omurgası olduğunu söyledi. 

Bir ülkenin geleceğini sadece bugünkü harcama değil, yarınki üretim kapasitesinin belirlediğini söyleyen Okşak, Makine-teçhizat yatırımı, teknoloji yatırımı, eğitim, lojistik altyapı, enerji verimliliğinin büyümenin kasları olduğunu ifade etti.

Devlet tüketiminin de büyümeye sınırlı katkı verdiğini hatırlatan Okşak, Türkiye sanayisiz bir ülke değil. Çok güçlü sektörlerimiz, yetenekli girişimcilerimiz, ihracatçı firmalarımız var. Fakat sanayide finansman maliyeti, kur seviyesi, enerji fiyatları, dış talep, ara malı bağımlılığı ve verimlilik meselesi aynı anda baskı oluşturuyor” dedi.

BÜYÜME TABLOSUNDAKİ EN SEVİNDİRİCİ İŞARET

Yüksel Okşak, bilgi ve iletişim faaliyetlerinde yüzde 9,5’lik güçlü artışın umut verici olduğunu belirterek, “Hatta büyüme tablosundaki en sevindirici işaretlerden biri bu. Bilgi ve iletişim sektörü, Türkiye’nin eski büyüme modelinden çıkış kapılarından biri olabilir. Çünkü burada ölçeklenebilirlik var, verimlilik var, genç nüfusun kabiliyetini kullanma imkânı var” diye konuştu.

2026 BÜYÜMESİ YÜZDE 3’Ü GEÇEBİLİR

Okşak, yüzde 2,5’lik büyümenin ekonomi yönetimi açısından bakıldığında, yüksek enflasyondan çıkış sürecinde büyümenin tamamen durmamasının olumlu olduğuna işaret etti.

2026 yılı geneli için yüzde 3 civarında bir büyüme beklediğini, hatta koşullara bağlı olarak biraz üzerinde bir büyümenin de mümkün olduğunu belirten Okşak, şöyle devam etti: “Ancak burada bazı şartlar var.

  • Birincisi, enflasyonla mücadelede güvenin korunması. Eğer para politikası erken gevşerse, piyasa bunu hemen okur.

  • Türkiye’de beklentiler çok hassastır. Birkaç yanlış sinyal, aylarca verilen emeği zayıflatabilir.

  • Merkez Bankası’nın sıkı duruşu bu nedenle sadece faiz kararı değil, psikolojik çıpadır.

  • İkincisi, küresel koşullar. Enerji fiyatları, Orta Doğu’daki gerilimler, Avrupa ekonomisinin seyri, ABD ve Çin arasındaki ticari tansiyon Türkiye’nin büyüme patikasını etkiler.

  • Türkiye enerji ithalatçısı bir ülke. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki her kalıcı artış, sadece cari açığı değil, enflasyon beklentilerini de bozar.”

“TÜRKİYE’NİN OLAĞANÜSTÜ BİR İKTİSADİ CANLILIĞI VAR”

Türkiye’nin son yirmi yılda yaptığı altyapı yatırımların, savunma sanayindeki ilerlemenin, ihracatçı kapasitesi ve özel sektör dinamizmine dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Çok enerjik bir ekonomisi var ama enerjisini verimli kanallara aktarmakta zorlanıyor.

Türkiye’nin hala olağanüstü bir iktisadi canlılığı var. Bu ülkenin insanı kolay pes etmiyor. Esnafı, sanayicisi, mühendisi, yazılımcısı, çiftçisi, ihracatçısı, akademisyeni hala büyük bir enerji taşıyor.

Mesele bu enerjiyi doğru kurumlarla, doğru eğitimle, doğru hukuk düzeniyle ve güvenilir bir makro çerçeveyle buluşturmak. İlk çeyrek büyümesi bize tam da bunu söylüyor.”

KAYNAK : Haber7
Mesude Demirhan Haber7.com - Editör

Editör Hakkında

Çankırı’da doğdu. 2015 yılında lisans eğitiminin hemen ardından aynı yıl kariyer hayatına ekonomi muhabiri olarak başladı. Çeşitli ulusal medya kuruluşlarında ekonomi alanında sayısız özel haber ve röportajlar yaptı. 2026'dan beri ekonominin nabzını tutan ve ses getiren çalışmalarını Haber7’de sürdürüyor. ‎

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR