OECD'den korkutan savaş raporu: Dünya ekonomisini neler bekliyor? Kararlar ertelenebilir!
Savaş nedeniyle küresel büyümenin %2,8’e gerilemesi beklenirken, enflasyon tırmanıyor. Ekonomist Murat Çetinkaya, artan maliyetlerin faiz indirimini erteleteceğini, Türkiye'nin ise büyümede pozitif ayrışarak gücünü koruyacağını söyledi.
ABONE OL- HABER7-ÖZEL
Orta Doğu'daki savaşın enerji, lojistik ve finansal kanallar üzerinden dünya ekonomisini baskılaması, küreselde büyüme beklentilerini aşağı çekerken, enflasyon risklerini artırıyor. 28 Şubat’ta başlayan ABD-İran gerilimi küresel piyasaları ve tahminleri altüst etti.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) Orta Doğu'daki savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmeleri, büyüme ve enflasyon görünümüne yönelik endişeleri artırdı.
OECD, küresel büyümenin 2025'teki yüzde 3,4 seviyesinden bu yıl yüzde 2,8'e gerileyebileceğini öngörürken, savaşın uzaması halinde büyümede daha sert bir yavaşlama yaşanabileceğine dikkat çekti.
Ekonomist Prof. Dr. Murat Çetinkaya, OECD Ekonomik Görünüm raporunu Haber7’ye değerlendirerek, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Çetinkaya, enerji arzındaki aksaklıkların, yükselen maliyetlerin ve artan enflasyon baskısının dünya ekonomisi üzerinde kalıcı etkiler oluşturabileceğini söyledi.
KÜRESEL BÜYÜME İÇİN SAVAŞ RİSKİ
Prof. Dr. Murat Çetinkaya, Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte ekonomik sonuçlar doğurduğunu belirterek Avrupa, ABD ve Asya ekonomilerinin de süreçten olumsuz etkilendiğini ifade etti.
OECD'nin savaş senaryolarına göre enerji ve lojistik hatlarında yaşanabilecek aksaklıkların küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu kaydeden Çetinkaya, "2025 yılında yüzde 3,4 olan küresel büyümenin bu yıl yüzde 2,8 seviyesine gerilemesi bekleniyor. Savaşın uzaması halinde büyüme oranlarının çok daha düşük seviyelere inmesi söz konusu olabilir" dedi.
ENERJİ ARZ ŞOKU MALİYETLERİ YÜKSELTİYOR
Küresel ekonomi açısından en önemli risklerden birinin enerji arzındaki bozulma olduğunu vurgulayan Çetinkaya, savaşın başladığı tarihten bu yana petrol ve doğal gaz piyasalarında ciddi dalgalanmalar yaşandığını söyledi.
OECD verilerine göre savaşın etkisiyle küresel petrol arzında gerileme yaşandığını belirten Çetinkaya, enerji maliyetlerindeki yükselişin yalnızca akaryakıt fiyatlarıyla sınırlı kalmadığını, petrokimya, gübre, sülfür ve lojistik maliyetlerini de artırarak sanayi üretim zincirlerinde yeni baskılar oluşturduğunu ifade etti.
ENFLASYONDA YENİDEN YAPIŞKANLIK RİSKİ
Çetinkaya'ya göre savaşın küresel ekonomide yaratabileceği ikinci büyük risk ise enflasyonun yeniden kalıcı hale gelmesi.
Pandemi sonrasında görülen yüksek enflasyon sürecinin ardından yeni bir maliyet baskısının ortaya çıktığını belirten Çetinkaya, OECD'nin senaryolarında G20 ülkelerinde enflasyonun yeniden yükseliş eğilimine girebileceğine işaret edildiğini söyledi.
Artan enerji ve girdi maliyetlerinin fiyatlar genel seviyesini yukarı taşıdığını belirten Çetinkaya, savaşın uzaması halinde enflasyon beklentilerinin bozulabileceği ve bunun da merkez bankalarının hareket alanını daraltabileceği değerlendirmesinde bulundu.
MERKEZ BANKALARI FAİZ İNDİRİMİNDE ACELE ETMEYECEK
Mevcut ortamda merkez bankalarının önceliğinin enflasyonla mücadele olacağını ifade eden Çetinkaya, erken faiz indirimi ihtimalinin zayıfladığını söyledi.
Özellikle gelişmiş ekonomilerde enflasyon baskılarının devam ettiğine dikkat çeken Çetinkaya, "Merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelemesi ve daha temkinli bir politika izlemesi bekleniyor. Savaşın uzaması halinde bazı ülkelerde ek sıkılaştırma adımları dahi gündeme gelebilir" dedi.
OECD'nin sınırlı aksama senaryosunda politika faizlerinin büyük ölçüde sabit kalmasının öngörüldüğünü hatırlatan Çetinkaya, enflasyonun beklenenden yüksek seyretmesi halinde faizlerde yukarı yönlü düzeltmelerin de ihtimal dahilinde olduğunu belirtti.
"TÜRKİYE POZİTİF AYRIŞIYOR"
Küresel risklere rağmen Türkiye ekonomisinin birçok ülkeye kıyasla daha güçlü bir performans sergilediğini belirten Murat Çetinkaya, ilk çeyrekte kaydedilen yüzde 2,5'lik büyümenin önemli bir başarı olduğunu söyledi.
OECD'nin Türkiye için büyüme beklentilerini koruduğunu hatırlatan Çetinkaya, örgütün Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,1, 2027 yılında ise yüzde 3,8 büyümesini öngördüğünü ifade etti.
Bununla birlikte savaşın uzaması halinde enerji, gübre ve gıda maliyetlerindeki artışların Türkiye'de enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Çetinkaya, petrol fiyatlarındaki yükselişin en önemli risklerden biri olduğunu kaydetti.
"TCMB'NİN FAİZ İNDİRİM ALANI DARALABİLİR"
Çetinkaya, küresel gelişmelerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası üzerinde de etkili olacağını belirterek, enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki baskısının sürmesi halinde faiz indirim sürecinin yavaşlayabileceğini söyledi.
Savaşın kısa sürede sona ermesinin riskleri azaltabileceğini ifade eden Çetinkaya, şu değerlendirmelerde bulundu:
-
“Son dönemdeki gelişmeler biraz daha hem Trump hem İran tarafından yapılan açıklamalar gerilimin çok da uzun sürmeyeceği yönünde.
-
Hatta bugün Trump yaptığı açıklamada birkaç hafta içerisinde tamamen savaşı sonlandırabileceğine ilişkin ifadeler kullandı.
-
Bu açıdan baktığımızda aslında risk algısı hala devam ediyor ancak; OECD'nin ortaya koyduğu bu beklentiler tamamen savaşın devam etmesine odaklanmış bir risk.
-
Jeopolitik gerilimlerin azalması durumunda ekonomik görünüm üzerindeki psikolojik baskı da hafifleyecek.
-
Diğer alanlara da yavaş yavaş olumlu şekilde yansıyacak. Ancak enerji altyapısında oluşan hasar nedeniyle maliyet etkilerinin bir süre daha devam etmesi bekleniyor."