Avrupa Merkez Bankası, 3 yıl sonra ilk kez faiz artırdı
Orta Doğu’daki savaşın etkileri nedeniyle Avrupa Merkez Bankası, 3 yıl sonra ilk kez faiz artırdı. Banka, haziran toplantısında politika faizini 25 baz puan artışla yüzde 2,25'e yükseltti.
ABONE OLABD-İran savaşı, Ortadoğu’da yükselen tansiyon ve Hürmüz krizi küresel ekonomilerde enflasyonist baskıyı artırdı.
Avrupa Merkez Bankası (ECB), piyasa beklentileri doğrultusunda 3 temel politika faizini 25 baz puan artırdı.
3 YIL SONRA GELEN ARTIŞ
Savaşın etkileri faiz oranlarına da yansıdı. Jeopolitik riskler gölgesinde, haziran toplantısını yapan ECB, mevduat faizini çeyrek puan artırarak yüzde 2,25'e yükseltti. Bu kararla ECB, Eylül 2023'ten bu yana ilk faiz artışı yaptı.
Piyasalarda da 25 baz puanlık faiz artışına kesin gözüyle bakılıyordu.
ENERJİ FİYATLARI ENFLASYONİST BASKILARI ARTIRDI
Faiz artışı kararında artan enerji fiyatları ve İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerin tetiklediği enflasyon baskıları etkili oldu.
Dünyada tüketilen petrolün yaklaşık yüzde 20'sinin, LNG ticaretinin ise önemli bir bölümünün Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor.
Özellikle İran ile yaşanan çatışma ve Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatında oluşan aksamalar, enflasyonist baskıları yeniden güçlendirdi.
BEKLENEN BİR KARARDI
ECB'den para politikası kararına ilişkin yapılan açıklamada, refinansman faizinin yüzde 2,40’a, mevduat faizinin yüzde 2,25’e ve marjinal fonlama faizinin ise yüzde 2,65’e çıkarıldığı belirtildi.
Avro Bölgesi'nde yükselen enflasyon nedeniyle yatırımcılar ve analistler de uzun süredir bu kararın gelmesini bekliyordu.
İLK HAMLE ECB'DEN GELDİ
ECB’nin bu kararı, para politikasında bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.
Bankanın, Orta Doğu'daki savaş ortamının tetiklediği enerji maliyetlerindeki artışa ve petrol şokuna karşı büyük merkez bankaları arasında ilk harekete geçen kurum olması dikkati çekti.
Avro Bölgesi'nde ocak ayında yüzde 1,7 olan enflasyonun mayısta yüzde 3,2’ye yükselmesi, uzun süredir faiz artırmayan bankayı harekete geçirdi. ECB, bu kararla yüzde 2'lik orta vadeli fiyat istikrarı hedefini korumayı amaçlıyor.
Bankanın açıklamasında, küresel piyasalardaki belirsizliğe işaret edilerek, Avro Bölgesi'nde enflasyonda yukarı yönlü, ekonomik büyümede ise aşağı yönlü risklerin devam ettiği belirtildi.
SAVAŞIN ETKİLERİ...
Faiz kararının arkasındaki duruşa ilişkin açıklamada, "Orta Doğu'daki savaş enflasyonist baskılar yaratmaktadır. Faiz artırımı kararı, şokun nasıl gelişebileceğini ve Avro Bölgesi'nin orta vadeli görünümünü nasıl etkileyebileceğini haritalandıran bir dizi senaryo karşısında güçlü bir duruşu temsil etmektedir." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, Orta Doğu'daki savaşın orta vadeli enflasyon ve büyüme üzerindeki net etkilerinin, enerji fiyatlarındaki şokun şiddetine, süresine ve bu durumun dolaylı "ikinci tur" etkilerine bağlı olacağı vurgulandı.
Gelecek dönem para politikasına ilişkin ipuçları verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Görünüm, enflasyon için yukarı yönlü ve ekonomik büyüme için aşağı yönlü risklerle birlikte belirsizliğini korumaktadır. Bugün alınan kararla Yönetim Konseyi, savaşın neden olduğu belirsizlik ortamını yönetecek şekilde konumlanmıştır. Konsey, durumu yakından izleyecek, uygun para politikası duruşunu belirlemek için verilere dayalı ve toplantıdan toplantıya değişen bir yaklaşım izleyecektir. Yönetim Konseyi, belirli bir faiz patikası için önceden taahhütte bulunmamaktadır."
BÜYÜME TAHMİNLERİNDE AŞAĞI YÖNLÜ REVİZE
ECB, Avro Bölgesi'nin 2026 yılı ekonomik büyüme tahminini üç ay önceki yüzde 0,9 seviyesinden yüzde 0,8'e düşürdü.
Gelecek yıl için ise yalnızca yüzde 1,2'lik bir büyüme öngören banka, ekonomik büyümeyi zora sokmadan fiyat beklentilerini dengeleme konusunda hassas bir çizgide ilerlemek zorunda olduğunu ortaya koydu.
"ECB GEÇMİŞİN HAYALETLERİYLE SAVAŞIYOR"
ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, yayımladığı analizde, ECB’nin kararını "Geçmişin hayaletleriyle savaşmak" olarak nitelendirdi.
Brzeski, bankanın 2021 ve 2022 yıllarındaki enflasyon şokuna çok geç tepki verdiğini hatırlatarak, "O dönemde ECB, arz şoklarının tetiklediği enflasyon dalgasının 'geçici' olduğu fikrine çok uzun süre sığındı. Eğer 2022 tecrübesi olmasaydı, bugün yaşananlar için de rahatlıkla 'geçici' ifadesi kullanılabilirdi." değerlendirmesinde bulundu.
Mevcut enflasyon eğiliminin agresif faiz artışlarını doğrudan zorunlu kılmadığına işaret eden Brzeski, şunları kaydetti:
-
"Manşet enflasyondaki artış şimdiye kadar sınırlı kaldı ve anket bazlı enflasyon beklentileri bir miktar geriledi.
-
Dolayısıyla bu karar, eylemsiz kalma ve eğrinin gerisine düşme riskini önlemeye yönelik bir nevi 'sigorta faiz artırımı' niteliğindedir.
-
Ancak ECB, 2022'deki hatasından kaçınmaya çalışırken bu kez başka bir geçmiş hatayı tekrarlama riskiyle karşı karşıya kalabilir.
-
Banka, 2011 yılında da borç krizinin bittiğini ve enflasyonun yükseleceğini düşünerek faiz artırmış, ancak birkaç ay sonra ekonominin deflasyonun eşiğine gelmesiyle bu kararları hızla geri çekmek zorunda kalmıştı.
-
Dışsal bir şokun büyüme üzerindeki etkisini hafife alma hatası daha önce de yapıldı."
Brzeski ayrıca, 2022 yılındaki ilk faiz artışının eksi yüzde 0,5 seviyesinden ve yüzde 8'i aşan bir enflasyon ortamında yapıldığını, bugünkü ilk artışın ise yüzde 2'lik bir politika faizinden başlandığını belirterek, iki dönemin kıyaslanmasının finansal koşullar açısından tam olarak doğru olmadığını vurguladı.
Merkezi Münih’te bulunan Ekonomik Araştırma Enstitüsü (Ifo) Başkanı Clemens Fuest de ECB’nin faiz artırımı kararını memnuniyetle karşıladığını aktararak, "Avro Bölgesi'nde enflasyonun yüzde 3'ün üzerinde seyretmesi ve Orta Doğu’daki savaşın yatışacağına dair umutların yetersiz olması nedeniyle faiz oranlarının artırılması şu aşamada doğru bir adımdır. ECB, bu kararıyla piyasaların halihazırda fiyatladığı beklentileri takip etmiştir.” ifadelerini kullandı.