Madenlerden milyar dolar kazanacaklar: Kritik minerallerde yeni dönem
Savunma ve teknoloji sanayisinin can damarı kritik minerallerde Özbekistan atağa kalktı. Ülke, 25 madeni kapsayan 100 projeyle işlenmiş ürün ihracatına geçerek ekonomik getirisini katlamayı ve yabancı yatırımcıyı çekmeyi planlıyor.
ABONE OLKritik minerallere yönelik küresel rekabet hız kazanırken Özbekistan, ham madde ihracatçısı kimliğini geride bırakıp işleme ve ileri üretim merkezi olmayı hedefliyor. Ülke, yaklaşık 3 trilyon dolarlık mineral rezervlerini yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmek için milyarlarca dolarlık yatırım planlarını devreye alıyor.
Kritik minerallere yönelik küresel talebin artmasıyla birlikte Özbekistan, madencilik sektöründe yeni bir strateji izlemeye başladı. Taşkent yönetimi, yalnızca ham madde satan bir ülke olmak yerine, mineralleri işleyen ve yüksek katma değerli ürünlere dönüştüren bölgesel bir üretim merkezi olmayı amaçlıyor.
"KÜRESEL TEDARİK ZİNCİRLERİNDE DAHA ÜST BASAMAKLARA ÇIKMAK"
Taşkent Uluslararası Yatırım Forumu'nda konuşan Özbekistan Madencilik ve Jeoloji Bakan Birinci Yardımcısı Firuza Kamidova, ülkenin hedefinin küresel tedarik zincirlerinde daha üst basamaklara çıkmak olduğunu belirtti.
3 TRİLYON DOLARLIK DEVASA POTANSİYEL HAREKETE GEÇİYOR
Özbekistan yönetimi, ülkenin mineral kaynaklarının toplam değerinin 3 trilyon doların üzerinde olduğunu tahmin ediyor. Bakır, lityum, nadir toprak elementleri, tungsten ve molibden gibi kritik minerallerin enerji dönüşümü, savunma sanayisi ve yüksek teknoloji üretiminde giderek daha önemli hale gelmesi, ülkenin bu alana yönelik yatırımlarını hızlandırıyor.
Yetkililer, ham madde ihracatı yerine işlenmiş ürün üretiminin ekonomik getiriyi katlayacağını vurguluyor.
2 MİLYAR DOLARLIK YATIRIMLA YENİ SANAYİ KÜMELERİ KURULACAK
Hükümet, kritik mineraller alanında 25 farklı madeni kapsayan yaklaşık 100 yatırım projesi üzerinde çalışıyor. Toplam büyüklüğü 2 milyar doları bulan projeler kapsamında yeni işleme tesisleri ve sanayi kümeleri kurulacak.
Semerkant bölgesinde planlanan yeni kümede önümüzdeki dört yıl içinde yıllık 44 bin tonluk işleme kapasitesine ulaşılması hedeflenirken, Taşkent'te kurulacak molibden kümesiyle ham madde çıkarımından nihai ürün üretimine kadar uzanan entegre bir yapı oluşturulacak.
"ŞİMDİYE KADARKİ EN BÜYÜK ABD İŞ HEYETİ"
Kritik minerallerde tedarik güvenliğini öncelik haline getiren ABD de Özbekistan'a yönelik ilgisini artırıyor. ABD İhracat-İthalat Bankası (EXIM) yetkilileri, Taşkent'teki forumda ülkeye şimdiye kadarki en büyük ABD iş heyetinin geldiğini açıkladı.
Washington yönetimi son yıllarda, Çin'in küresel işleme kapasitesindeki hakimiyetini dengelemek amacıyla yurt dışındaki kritik mineral projelerine yönelik finansman desteğini artırıyor.
YATIRIMCININ GÖZÜ ŞEFFAFLIK VE HUKUKİ GÜVENCEDE
Uzmanlara göre yer altı kaynaklarının zenginliği tek başına yatırım çekmeye yetmiyor. Uluslararası yatırımcılar, projelere kaynak aktarmadan önce uluslararası standartlara uygun rezerv raporları, fizibilite çalışmaları ve net yasal düzenlemeler görmek istiyor.
OECD ve EITI temsilcileri de şeffaflık, yönetişim kalitesi ve öngörülebilir hukuki çerçevenin uzun vadeli yatırım kararlarında belirleyici rol oynadığına dikkat çekiyor.
ÇİN'İN HAKİMİYETİNE KARŞI GÜÇLÜ BİR ALTERNATİF DOĞUYOR
Küresel kritik mineral piyasasında işleme ve rafinaj kapasitesinin büyük bölümünü kontrol eden Çin, sektörün en güçlü oyuncusu konumunda bulunuyor. Ancak uzmanlar, Özbekistan'ın doğru yatırımlar ve uygun sanayi politikalarıyla küresel tedarik zincirlerinde önemli bir alternatif haline gelebileceğini değerlendiriyor.
Artan küresel talep karşısında Özbekistan, yalnızca yer altı kaynaklarını ihraç eden bir ülke olmak yerine, yeni sanayi dönüşümünün aktif oyuncularından biri olmayı hedefliyor.