Türkiye borsasına uluslararası mercek: Kritik takibe Türkiye ne yapacak?
Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak, Türkiye borsasına yönelik kararın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, şeffaflık adımlarıyla Türkiye’nin hak ettiği konuma ulaşacağını söyledi.
ABONE OLUluslararası endeks sağlayıcılarından S&P Dow Jones Indices, Türkiye borsasını izleme listesine aldığını duyurdu. Kuruluş, gerekli görülmesi halinde bazı önlemlerin uygulanabileceğini, bu önlemlerin başladığı tarihten itibaren bir yıl içinde sorunların giderilmemesi durumunda Türkiye’nin sınıflandırmasının “frontier market” (sınırda gelişen piyasa) statüsüne indirilebileceğini açıkladı.
Kararı değerlendiren Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yüksel Okşak, sürecin temelinde Türkiye borsasının büyüklüğü ya da likiditesinden çok piyasa şeffaflığı, erişilebilirlik ve yatırımcı güvenine ilişkin değerlendirmelerin bulunduğunu söyledi.
GÜVEN VE ŞEFFAFLIK ÖNE ÇIKIYOR
Doç. Dr. Yüksel Okşak, uluslararası kuruluşların hazırladığı raporlarda özellikle hisse sahipliği yapısının, serbest dolaşımdaki payların ve piyasa erişilebilirliğinin incelendiğini belirtti.
Türkiye’nin izleme listesine alınmasının temel nedeninin piyasanın bütünlüğü ve yatırımcıya sağladığı güven olduğunu ifade eden Okşak, “Sorun Türkiye borsasının likit olup olmaması ya da büyüklüğü değil. Burada asıl konu piyasa bütünlüğünün yatırımcıya güven verip vermediği” değerlendirmesinde bulundu.
MANİPÜLASYONLARA KARŞI DAHA GÜÇLÜ ADIMLAR GEREKİYOR
Okşak, son dönemde sosyal medya üzerinden yayılan hisse tavsiyeleri, kapalı gruplar ve spekülatif hareketlerin piyasa güvenini etkileyen unsurlar arasında yer aldığını söyledi.
Borsada mevcut denetim mekanizmalarının bulunduğunu belirten Okşak, ancak manipülatif işlemlere karşı daha caydırıcı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Özellikle Sermaye Piyasası Kurulu öncülüğünde daha sıkı ve şeffaf uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Okşak, sosyal medyada lisanssız yatırım tavsiyesi veren kişi ve gruplara yönelik yaptırımların artırılması gerektiğini dile getirdi.
KURUMSAL YATIRIMCI GÜVENİ GÜÇLENDİRİLMELİ
Doç. Dr. Okşak, uzun vadede nihai faydalanıcıların daha şeffaf şekilde açıklanması, manipülasyon cezalarının artırılması ve kurumsal yatırımcıların piyasaya olan güveninin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
SPK, Borsa İstanbul ve ilgili kurumların koordineli hareket etmesinin önemine dikkat çeken Okşak, daha etkin denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini belirtti.
ULUSLARARASI RAPORLAR FONLARI ETKİLİYOR
Uluslararası değerlendirmelerin büyük fon şirketleri tarafından yakından takip edildiğini belirten Okşak, Türkiye’nin endekslerde geriye düşmesinin yabancı yatırımcı hareketlerini etkileyebileceğini söyledi.
Türkiye’nin güçlü bir finans merkezi olma hedefi bulunduğunu hatırlatan Okşak, “Dünyanın üçüncü sınıf ülkelerinin borsalarının yer aldığı bir platforma düşmek Türkiye’nin hak ettiği bir tablo değil” diyerek, şeffaflık ve kurumsal yönetim alanlarında hızlı adımlar atılması gerektiğini ifade etti
ULUSLARARASI DEĞERLENDİRMELERDE ÇİFTE STANDART TARTIŞMASI
Doç. Dr. Yüksel Okşak, uluslararası kuruluşların değerlendirmelerinde yalnızca Türkiye tarafına değil, küresel piyasalardaki uygulamalara da bakılması gerektiğini söyledi.
Okşak, bazı gelişmiş piyasalarda da sert fiyat hareketleri ve spekülatif işlemler yaşanabildiğine dikkat çekerek, Nasdaq gibi büyük borsalarda bazı hisselerin kısa sürede yüzde 20’lere varan yükseliş ve düşüşler yaşayabildiğini ifade etti.
Türkiye borsasına yönelik değerlendirmelerde piyasa güveni ve manipülasyon risklerinin dikkate alındığını belirten Okşak, benzer hassasiyetlerin tüm küresel piyasalar için aynı ölçüde uygulanması gerektiğini dile getirdi.
Okşak, “Çuvaldızı kendimize batırmamız gereken noktalar var. Ancak iğneyi de diğer tarafa batırmak gerekiyor” diyerek, uluslararası kuruluşların değerlendirmelerinde daha dengeli bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini vurguladı.