Kiralık ev yarışı başladı! Üniversite öğrencilerine uzmanlardan kritik uyarı
Üniversitelerin açılmasına az bir zaman kala kiralık ev piyasası hareketlenmeye başladı. Şehir dışında eğitim görecek öğrencilere uzmanlardan kritik uyarı geldi. İşte detaylar...
ABONE OLYaz tatilinin ortalarına gelinirken, üniversitelerin eylül ayında yeniden açılacak olması ve memur tayinlerinin aynı döneme denk gelmesi, kiralık ev piyasasında hareketliliğin erken başlamasına sebep oldu. Öğrenciler ve aileler, hem cep yakmayan hem de güvenli bir ev bulmak için arayışa geçti. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir ve Bursa gibi öğrenci nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde adeta talep patlaması yaşanıyor. Öyle ki, bazı aileler uygun fiyatlı evleri kaçırmamak için çocuklarının üniversite tercih sonuçlarını bile beklemeden hedefledikleri şehirlere giderek emlakçı emlakçı gezmeye başladı.
ERKEN ARAMAYA BAŞLAYAN KAZANACAK
Sektör temsilcileri, asıl yoğunluğun ağustos ayından itibaren zirve yapacağını belirterek, uygun fiyatlı ve merkezî dairelerin internetteki ilan sitelerine bile düşmeden, el altından çok kısa sürede kiralandığına dikkat çekiyor. Eskişehir’deki bir gayrimenkul danışmanının “Sabah ofisin camına astığım kiralık ilanını, telefon susmadığı için öğlen olmadan indirmek zorunda kalıyorum” sözleri sahadaki telaşı gözler önüne seriyor.
Bütçesine uygun, ulaşımı kolay bir ev bulmak isteyenlerin elini çabuk tutması ve kararsızlık yaşamaması şart… İstanbul’a tayini çıkan bir memurun “Akşamüstü gezip beğendiğim evi ‘sabah haber veririm’ diyene kadar başkası tuttu” şeklindeki isyanı, zamanla yarışın ne kadar çetin geçtiğini kanıtlıyor.
Uzmanlar bu yıl kiralık ev arayışındaki zorlu barınma sınavını, dersine erken çalışan ve hızlı karar verenlerin kazanacağını söylüyor.
ÜNİVERSİTEYE YAKIN EVLERİN FİYATI ARTACAK
Emlak danışmanlarına göre barınma telaşını son haftalara bırakmak büyük bir risk taşıyor. Özellikle üniversite kampüslerine, metro ve metrobüs gibi toplu taşıma hatlarına yürüme mesafesinde olan bölgelerde kiraların, artan taleple birlikte hızla yükseliş eğilimine girmesi bekleniyor. Bu stratejik lokasyonlarda uygun fiyatlı seçenekler henüz temmuz ayından itibaren tükenmeye başlamış durumda.
Ara sınıflarda okuyan öğrencilerin de mevcut evlerini değiştirmek için piyasaya girmesiyle birlikte arz-talep dengesi iyice bozuluyor. Bu nedenle ağustos sonu veya eylül ayında ev tutmaya çalışanları sadece yüksek kiralar değil, aynı zamanda çok kısıtlı ve yaşı büyük konut seçenekleri bekliyor. Uzmanlar, bütçeyi korumanın tek yolunun bir an önce harekete geçip sözleşme yapmak olduğunu vurguluyor.
GİZLİ MALİYETLERİ DE HESABA KATIN
Öğrenci ve memurlar için ev kiralarken sadece aylık kira bedeline odaklanmak bütçede ciddi delikler açabiliyor. Uzmanlar; son dönemde kiralarla yarışır hâle gelen yüksek apartman ve site aidatları, peşin istenen iki depozito ve okula/işe olan günlük ulaşım masraflarının da aylık gider tablosuna mutlaka eklenmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Bazı güvenlikli veya kapıcılı binalarda aidatların asgari ücretin üçte birine ulaştığı görülüyor. Buna ek olarak ilk girişte ödenen emlakçı komisyonu, elektrik/su aboneliklerini üzerine alma ücretleri ve taşınma/nakliye bedelleri de hesaba katıldığında, başlangıç maliyetleri ciddi bir külfet oluşturuyor. Ailelerin kiralık ev ararken bütçelerini sürpriz yaşamamak adına sadece ‘kira’ üzerinden değil, bu gizli gider kalemlerinin toplamı üzerinden yapması gerekiyor.
'FIRSATÇI EV SAHİPLERİ DENETLENSİN' ÇAĞRISI
Her yıl kayıt dönemine doğru yaşanan bu telaş, piyasayı hareketlendirdiği kadar kötü niyetli girişimlere de zemin hazırlıyor. Sektör temsilcileri, oluşan yüksek talebi fırsata çevirmek isteyen ve kira bedellerini suni olarak artıran ev sahipleri konusunda uyarıda bulunuyor. Bazı mülk sahiplerinin “nasıl olsa mecburen tutacaklar” mantığıyla bölge rayiç bedelinin çok üzerinde rakamlar çektiği, hatta yıllık peşin kira ödemesi veya boş tahliye taahhütnamesi gibi ağır şartlar dayattığı gözlemleniyor.
Ailelerin çaresizliğinden yararlanmaya çalışan bu zihniyete karşı uyaran yetkililer, öğrenci ve memurun mağdur olmaması adına, fahiş fiyat taleplerine karşı şikâyet mekanizmalarının işletilmesi ve bölgesel denetimlerin artırılması gerektiğini ifade ediyor.