Yatırımcılar çarşamba gününe kilitlendi: Enflasyon verisi öncesi petrol alarmı!
Küresel piyasalar haftaya Wall Street'in güçlü performansıyla başlarken, Hürmüz belirsizliği nedeniyle Brent petrolün 84 doları aşması risk iştahını frenliyor. Borsalardaki rekor rallisinin kaderini çarşamba günkü TÜFE belirleyecek.
ABONE OLZayıf ABD istihdamı Wall Street’i rekorlara taşırken Asya borsaları yeni haftaya alımla başladı. Ancak Hürmüz belirsizliğiyle petrolün yeniden yükselmesi ve çarşamba açıklanacak TÜFE, küresel borsalarda rallinin önüne yeni bir risk koydu.
Küresel borsalar yeni haftaya Wall Street’ten gelen güçlü mirasla başladı. Zayıf ABD istihdam verisi faiz artırımı korkusunu azaltırken teknoloji hisselerindeki alımlar S&P 500’ü rekora taşıdı. Ancak yeni haftada yatırımcıların önünde artık iki engel bulunuyor: Yeniden yükselen petrol ve ABD enflasyonu.
ABD borsalarında cuma günü zayıf istihdam verisi ilk anda ekonomik yavaşlama işareti olarak görülse de piyasanın dikkati hızla Fed’e çevrildi.
Temmuz ayında tarım dışı istihdamın 23 bin kişi azalması, eylül ayında yeni bir faiz artırımı yapılacağı beklentisini önemli ölçüde zayıflattı.
Bunun ardından S&P 500 yüzde 0,62 yükselerek 7 bin 757 puanla rekor kapanış yaptı. Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 1,30 artışla 26 bin 691 puana, Dow Jones Sanayi Endeksi ise yüzde 0,28 yükselişle 54 bin 37 puana çıktı.
Haftalık tablo daha da dikkat çekici oldu. Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 5,19, S&P 500 yüzde 3,58 ve Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 2,96 değer kazandı. Böylece küresel borsalar yeni haftaya son ayların en güçlü Wall Street rallilerinden birinin ardından girdi.
"ABD’DEKİ YÜKSELİŞ PAZARTESİ SABAHI ASYA PİYASALARINA DA TAŞINDI"
ABD’deki yükseliş pazartesi sabahı Asya piyasalarına da taşındı.
Japonya’da Nikkei 225 Endeksi erken işlemlerde yüzde 0,6 yükselirken Güney Kore’de Kospi yaklaşık yüzde 0,5 değer kazandı.
Japonya hariç Asya-Pasifik hisselerini izleyen geniş MSCI endeksi de yüzde 0,3 yükseldi. Hong Kong ve Çin piyasalarında da pozitif eğilim öne çıktı.
Asya’daki alımların arkasında özellikle ABD faizlerine ilişkin değişen beklentiler bulunuyor.
Daha yüksek faizlerin teknoloji ve büyüme şirketleri üzerindeki baskıyı artıracağı endişesi geçen haftalarda küresel borsalar üzerinde önemli bir risk oluşturmuştu. İstihdam verisinin ardından bu riskin azalması özellikle teknoloji hisselerine yeniden alan açtı.
"ASIL FARK İSE YAPAY ZEKÂ TARAFINDA ORTAYA ÇIKTI"
Borsalardaki yükselişi yalnızca Fed beklentileri desteklemiyor.
ABD’de devam eden bilanço sezonu da rallinin en güçlü dayanaklarından biri haline geldi.
S&P 500 şirketlerinin yaklaşık yüzde 90’ı finansal sonuçlarını açıklarken özel yatırım kazançları hariç tutulduğunda hisse başına kârlarda yıllık büyüme yaklaşık yüzde 30’a ulaştı.
Şirketlerin yüzde 76’sı kâr beklentilerini aşarak 2021’den bu yana görülen en güçlü sonuçlardan birine imza attı.
Asıl fark ise yapay zekâ tarafında ortaya çıktı. Yapay zekâ bağlantılı şirketlerde medyan hisse başına kâr büyümesi yüzde 28 olurken diğer şirketlerde büyüme yüzde 12’de kaldı.
Bu tablo, son aylarda yapay zekâ yatırımlarının maliyetine ilişkin artan soru işaretlerine rağmen teknoloji rallisinin şirket kârları tarafından da desteklendiğini gösteriyor.
Nasdaq’ın geçen hafta yüzde 5’i aşan yükselişinde bu beklentinin önemli payı bulunuyor.
"PETROLÜN YÜKSELMESİ BORSALAR AÇISINDAN İKİ FARKLI RİSK YARATIYOR"
Asya’da alımlar sürmesine rağmen Avrupa ve ABD vadeli piyasalarında aynı iyimserlik görülmüyor.
S&P 500 vadeli kontratları yüzde 0,1 gerilerken Nasdaq vadeli kontratları yatay seyretti.
Avrupa tarafında Euro Stoxx 50 ve Almanya DAX vadeli kontratları yaklaşık yüzde 0,1 düşerken İngiltere FTSE 100 vadeli kontratlarında kayıp yüzde 0,4’e yaklaştı.
Bu görünüm, yatırımcıların cuma günkü ralliyi yeni haftanın ilk gününde aynı hızla devam ettirmeye hazır olmadığını gösteriyor.
Küresel borsalar açısından bunun en önemli nedeni ise petrol fiyatlarının yeniden yükselmeye başlaması.
Hürmüz Boğazı’nın kısa sürede tamamen açılabileceğine yönelik beklentilerin zayıflaması petrol fiyatlarını yeniden yukarı taşıdı.
Brent petrol pazartesi sabahı yüzde 1’e yakın yükselişle 84 doların üzerine çıktı. Batı Teksas türü ham petrol de 79 dolar sınırına yaklaştı.
Petrolün yükselmesi borsalar açısından iki farklı risk yaratıyor.
İlk olarak enerji maliyetlerinin artması şirketlerin üretim ve ulaştırma giderlerini yükseltiyor. İkinci ve daha önemli etki ise ABD enflasyonu üzerinden ortaya çıkıyor.
Petrol yüksek kalırsa Fed’in enflasyonla mücadelesinin uzaması ve faizlerin daha uzun süre yüksek seviyelerde tutulması gerekebilir.
Bu nedenle geçen hafta borsaların önünü açan “düşük petrol + daha düşük faiz riski” denklemi yeni haftanın ilk saatlerinde bozulmaya başladı.
"HAFTANIN EN KRİTİK VERİSİ ABD TEMMUZ AYI TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ OLACAK"
Cuma günkü istihdam verisi öncesinde piyasalar Fed’in eylül ayında faiz artırma ihtimalini oldukça yüksek fiyatlıyordu.
Vadeli piyasalarda bu ihtimal bir hafta önce yaklaşık yüzde 67 seviyesindeyken zayıf istihdam verisinin ardından yüzde 44 civarına kadar geriledi.
ABD 10 yıllık tahvil faizi de yüzde 4,64 civarına çekildi.
Dolar endeksi 99,6 ile yaklaşık iki ayın en düşük seviyelerine yakın seyrederken euro 1,155 dolar civarında bulunuyor. Faiz ve dolar tarafındaki bu geri çekilme şu an için küresel borsalar açısından destekleyici. Fakat bu hesap çarşamba günü tamamen değişebilir.
Haftanın en kritik verisi 12 Ağustos Çarşamba günü açıklanacak ABD temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi olacak.
Piyasa beklentileri manşet enflasyonun yıllık yüzde 3,4 civarında gerçekleşmesine işaret ediyor.
Çekirdek TÜFE’nin ise aylık yüzde 0,2 ve yıllık yüzde 2,5 artması bekleniyor.
Beklentilerin altında gelecek bir veri, Fed’in yeniden faiz artırmasına gerek kalmayacağı görüşünü güçlendirebilir. Böyle bir senaryoda tahvil faizlerinin düşmesi ve teknoloji hisselerine talebin artması Wall Street’teki rekor rallisinin devamını destekleyebilir.
Ancak yüksek bir TÜFE çok farklı bir tablo yaratabilir. Özellikle petrolün de yükselmeye devam ettiği bir ortamda beklentilerin üzerinde enflasyon, eylül ayında faiz artırımı ihtimalini yeniden güçlendirebilir.
Bu durumda rekor seviyelerde bulunan ABD borsalarında kâr satışları gündeme gelebilir.
Küresel borsalar böylece yeni haftaya güçlü şirket kârları ve azalan faiz korkusunun desteğiyle girerken, yalnızca iki gün sonra bu iyimserliğin en önemli sınavıyla karşılaşacak.