Türkiye ve Suriye arasındaki madencilik anlaşması bölgesel kalkınmayı hedefliyor

Türkiye ile Suriye arasında imzalanan yer bilimleri ve madencilik mutabakat zaptı, bölgesel kalkınma için yeni bir dönemi başlatıyor. Humus-Palmira hattındaki fosfat yatakları, küresel gıda güvenliği için stratejik önem taşıyor.

ABONE OL
GİRİŞ 20.08.2026 11:09 GÜNCELLEME 20.08.2026 11:09 EKONOMİ
Türkiye ve Suriye arasındaki madencilik anlaşması bölgesel kalkınmayı hedefliyor

Türkiye ile Suriye arasında yer bilimleri ve madencilik alanında imzalanan mutabakat zaptı, iki ülke ilişkilerinde ve bölgesel kalkınmada yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın Mayıs 2025'te Şam'a gerçekleştirdiği ziyaretle başlayan sürecin ilk somut çıktısı olan anlaşma, kritik madenlerin çıkarılması, işlenmesi ve ihracat zincirine kazandırılmasını hedefliyor.

Sürecin sadece askeri meselelerle sınırlı kalmadığına dikkat çeken diplomatik kaynaklar, "Ankara, enerjiden ulaşıma, sağlıktan eğitim ve sosyal politikalara kadar her alanda Suriye'ye destek oluyor. Masada çok kritik bir madenin çıkarılması, işlenmesi, lojistiği ve ihracat zincirine kazandırılması var. Bu hamle Ankara-Şam hattını ve tüm bölgeyi doğrudan etkileyebilecek bir sürecin de başlaması anlamına geliyor." dedi.

"STRATEJİK BİR SÜRECİN İLK ADIMI"

İmzalanan mutabakat zaptının basit bir madencilik anlaşmasından daha derin anlamlar taşıdığını belirten yetkililer, iki ülkenin farklı alanlarda birlikte hareket etme iradesini ortaya koyduğunu vurguladı. Anlaşma kapsamında hayata geçirilecek eylem planı ve maddeler şu şekilde sıralandı:

Birinci olarak, maden kaynakları ve enerji ham maddeleri arama çalışmalarında ortak hareket edilecek ve arama teknolojileri ile yöntemleri paylaşılacak.

kinci olarak, jeotermal enerji alanında fosfat başta olmak üzere endüstriyel ham madde ve nadir toprak elementlerinde arama, araştırma, işletme ve uç ürün elde edilmesinde ortak projeler yürütülecek.

Üçüncü olarak, fosfat projelerinin geliştirilmesi, finansmanı, inşası ve işletilmesi amacıyla Türk kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve Suriyeli kuruluşlar arasında ortak girişimler desteklenecek.

Dördüncü olarak, Suriye'de üretilecek kritik ham maddelerin taşınması için gerekli altyapılar inşa edilecek.

Anlaşmanın geniş çaplı etkileri olduğunu anlatan sektör temsilcileri çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Ankara, bu anlaşmayla Suriye'de kritik ham maddeler değer zincirinin her biri birbirinden önemli halkalarını sabırla inşa ediyor. Bu da Türkiye ile Suriye arasında belki de bu alanda diğer sektörleri de besleyecek çok boyutlu bir ekonomik iş birliği anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.

"KÜRESEL GIDA GÜVENLİĞİ İÇİN STRATEJİK KABİLİYET"

Mutabakatın en önemli başlıklarından birini oluşturan fosfat madeni, küresel gıda güvenliği açısından kritik bir rol oynuyor. Suriye'nin özellikle Humus-Palmira çevresinde yaklaşık 2 milyar ton seviyesinde fosfat rezervi bulunduğu biliniyor. Uzun yıllardır devam eden savaş nedeniyle düşen üretimin, Türkiye'nin denkleme girmesiyle yeniden artması bekleniyor.

Fosfat üretiminin doğrudan gübre ve tarım sektörlerini etkilediğine işaret eden uzmanlar, "Günümüzde gıdanın arzı da güvenliği de küresel anlamda en stratejik kabiliyetlerden biri kabul ediliyor. Bilindiği üzere bu tablo önemli fosfat ihracatçılarının Rusya-Ukrayna Savaşı ve Hürmüz Boğazı kriziyle kırılgan bir zemine geçmesiyle daha da kritik bir hale geldi." diye konuştu.

Ankara'nın bu anlaşma ile Suriye'nin kendi fosfatını çıkarabilmesini, işleyebilmesini ve ihraç edebilmesini sağlayacak bir planı hayata geçirmek istediğini belirten kaynaklar, "Suriye'de işler yolunda gider ve yol haritası uygulanabilirse Ankara bu kez masaya müşteri olarak da oturabiliyor." dedi.

"KAZAN-KAZAN TEMELLİ PROJELER GELİŞTİRİLİYOR"

Suriye ile imzalanan mutabakat, Türkiye'nin Irak ile yürüttüğü bölgesel kalkınma vizyonunun bir parçası olarak da değerlendiriliyor. Türkiye'nin, en uzun kara sınırına sahip komşusunun yeniden ayağa kalkabilmesi için inisiyatif aldığını belirten diplomatik kaynaklar, şunları kaydetti:

"Günün sonunda Türkiye, bölgenin yeraltı zenginliklerini ucuz maliyetlerle sömürmek, bunu başaramadığı takdirde siyasi amaçlarla ortalığı karıştırmak isteyen kimi aktörlerin aksine bir yol izliyor. Komşuları Suriye ve Irak ile kazan-kazan temelli projeler geliştirip, bölgede istikrar ve refahın artarak daha parlak bir geleceğe ulaşmasında lokomotif ülke konumunu giderek pekiştiriyor."

KAYNAK : TRT / Sertaç Aksan
Emrullah Koçin Haber7.com - Editör

Editör Hakkında

2017'de İstanbul Üniversitesi Gazetecilik bölümünden mezun oldu. Meslek hayatına ilk olarak Genç Dergi'de başladı. Daha sonra Sadece haber.com'da internet haberciliğine başladı. 2019 yılında Haber7.com ailesine dahil olan Koçin, ''Ekonomi ve Otomobil Editörü'' olarak meslek hayatına devam etmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR