Türk gıda sektörü ABD’de 5 milyar dolarlık ihracat hedefine odaklanıyor
New York’ta 28-30 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenen Summer Fancy Food Show’da Türkiye, Ege İhracatçı Birlikleri koordinasyonunda milli katılım organizasyonu ile temsil edildi. EİB yetkililerinin paylaştığı verilere göre, Turkish Tastes projesi kapsamındaki ürün gruplarında Türkiye’nin ABD’ye gıda ihracatı 781 milyon dolardan 1,727 milyar dolara yükselirken, sektörün yeni hedefi 5 milyar dolar olarak açıklandı.
ABONE OLTürkiye'nin geleneksel gıda ürünlerini küresel pazarlara taşıma çabaları son dönemde hız kazanırken, ABD pazarına giriş yapmak isteyen üreticilerin önünde gümrük mevzuatından etiketleme standartlarına kadar birçok teknik engel bulunuyor. Türk-Amerikan ticaretinde 25 yılı aşkın doğrudan tecrübeye sahip ihracat ve dış ticaret stratejileri profesyoneli Rıza Davutoğlu, konuyu sektör deneyimine dayanarak değerlendirdi.
Davutoğlu, ABD pazarına açılan Türk firmalarının en çok etiketleme, içerik standardizasyonu ve gıda güvenliği belgelendirmesinde zorlandığını belirtti. Kariyeri boyunca beş kıtada 65'ten fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Davutoğlu, ABD'ye ilk doğrudan sevkiyatın 2016 yılında New Jersey Limanı'na yapıldığını, bu sürecin FDA düzenlemelerine uyum için üretim hattının baştan sona yeniden yapılandırılmasını gerektirdiğini aktardı. Etiket formatlarından içerik standardizasyonuna, HACCP dokümantasyonundan gluten ve katkı beyanlarına kadar her aşamanın ayrı ayrı denetimden geçtiğini vurguladı.
PAZAR GİRİŞİNDE STRATEJİK DÖNÜŞÜM
Tahin, lokum, çikolatalı sürülebilir ürünler, bisküvi, şekerleme ve helva gibi geleneksel ürünlerin ABD tüketicisinin glutensiz ve katkısız ürün beklentilerine göre yeniden konumlandırıldığını söyleyen Davutoğlu, bu stratejinin markayı ABD'de Akdeniz mutfağı kategorisinde öncü bir Türk markası haline getirdiğini vurguladı. Kariyeri boyunca sekiz üretim tesisi, 42 bin metrekare üretim ve 36 bin metrekare depolama alanına sahip, 60'tan fazla ülkede pazar varlığı bulunan bir sanayi grubunun kuruluşunda görev alan Davutoğlu, beş uluslararası markayı sıfırdan küresel başarıya taşıdığını, bu süreçte 20'nin üzerinde çalışanı yönettiğini belirtti. Ürünlerin Gulfood Dubai, ISM Cologne ve Prodexpo Moskova gibi büyük fuarlarda tanıtıldığını ve Avrupa'dan Orta Doğu'ya, Afrika'dan Asya'ya uzanan pazarlarda yer bulduğunu ekledi.
Davutoğlu, çeşitli sanayi gruplarında görev aldığı dönemlerde ihracat hacmini kimi zaman beş kata, kimi zaman on kata kadar artırdığını, bu süreçte 30'dan fazla yeni distribütör anlaşması imzalayarak çok dilli satış ekipleri kurduğunu ifade etti. Bir dönem yıllık 550 bin dolar seviyesinde olan bir üretim tesisinin ihracat hacmini kısa sürede 8,5 milyon dolara çıkardığını, başka bir görevinde ise dört yılda yaklaşık 10 milyon dolarlık ek gelir yarattığını aktaran Davutoğlu, Orta Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar ve Rusya pazarlarında yeni dağıtım ağları kurduğunu hatırlattı. Bu tecrübenin bugün ABD pazarına yönelik stratejilerin temelini oluşturduğunu kaydetti.
TÜRK ÜRETİCİLERE YOL HARİTASI
Bağımsız ihracatçı olarak 2018'den bu yana ABD merkezli şirketlerle doğrudan iş birlikleri geliştirdiğini anlatan Davutoğlu, Türk üreticilerin küresel ticaret ağını genişletirken kültürel farkındalığa dayalı, uzun vadeli güven ilişkileri kurmasının kritik önem taşıdığını söyledi. Amerikan tüketicisinin beklentilerini iyi analiz eden ve mevzuata baştan uyumlu üretim planlayan firmaların, rekabetin yoğun olduğu bu pazarda kalıcı yer edinme şansının daha yüksek olduğunu belirtti. Davutoğlu, doğru mevzuat uyumu ve pazar analizi yapıldığında Türk gıda ürünlerinin ABD'de sürdürülebilir bir büyüme yakalayabileceğini sözlerine ekledi.