Bakan Kacır: Kızılelma ve KAAN ile mührümüzü gökyüzüne vuracağız

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin savunma sanayisindeki atılımlarına dikkat çekerek Kızılelma ve KAAN ile gökyüzünde Türk mührünü daha güçlü şekilde vuracaklarını söyledi.

ABONE OL
GİRİŞ 17.09.2026 13:28 GÜNCELLEME 17.09.2026 13:46 EKONOMİ
Bakan Kacır: Kızılelma ve KAAN ile mührümüzü gökyüzüne vuracağız

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Stajları Vizyon Söyleşileri’nde gençlere yönelik mesajlar verdi. Türkiye’nin savunma sanayisi ve teknoloji alanındaki çalışmalarına değinen Kacır, Kızılelma ve KAAN’dan füze sistemlerine, siber güvenlikten yapay zekaya kadar birçok alanda daha ileri teknolojiler geliştireceklerini söyledi.

Kacır, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında (YTB) düzenlenen “Türkiye Stajları Vizyon Söyleşileri”nde yaptığı konuşmada, küreselleşme rüzgarının artık eskisi gibi esmediğini ve serbest ticaret kurallarının eskisi gibi işlemediğini söyledi.

TÜRKİYE’NİN TEKNOLOJİ ALANINDAKİ GELİŞİMİ

Böyle bir dönemde her ülkenin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesinin ve kuvvetli bir öz yeterlilik düzeyine sahip olmasının önemine işaret eden Kacır, “Türkiye, 2000’li yıllardan itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde böyle bir ortama en güçlü şekilde hazırlandı. Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmesi, kritik teknolojileri kendi imkan ve kabiliyetleriyle geliştirebilen ve üretebilen, rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olabilmesi adına muazzam bir altyapı ve ekosistem inşa edildi.” ifadelerini kullandı.

Kacır, Türkiye’nin 20 yıl önce yılda ancak 1,2 milyar dolar AR-GE harcaması yaparken şu anda yılda 20 milyar doların üzerinde AR-GE faaliyeti yürüttüğünü belirtti.

Türkiye’nin bugün 310 binin üzerinde AR-GE insan kaynağına sahip olduğunu anlatan Kacır, ülkenin güçlü bir beşeri sermayesi edindiğini vurguladı.

Kacır, 20 yıl önce 2 teknoparkta 56 şirketin AR-GE ve inovasyon yaptığını, bugün ise Türkiye’nin 115 teknoparkında 13 binden fazla girişimin AR-GE ve inovasyonla katma değer ürettiğinin altını çizerek, şöyle konuştu:

“O yıllarda yılda sadece 414 patent başvurusu yapılan bir ülkeyken şimdi yılda 11 binden fazla patent başvurusu yapılan, o yıllarda sadece 240 milyon dolar savunma sanayi ihracatı yaparken, şimdi 11 milyar doların üzerinde yıllık savunma sanayi ihracatına sahip. Artık dünyanın en büyük savunma sanayi firmaları arasında çok sayıda kurum ve firması bulunan, sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla yetinmeyen, dostlarının, müttefiklerinin, kardeşlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilmek, dünyada savunma sanayinde elde ettiği kazanımlarla harp paradigmalarını geliştiren sistemleri geliştirebilen, üretebilen bir ülke haline geldi. Bu kuvvet işte bugünün fırtınalı döneminde Türk milletinin tarihi yürüyüşünde inşallah hedeflerine, Kızılelma’sına, Türkiye Yüzyılı’na taşıyacak kuvvet oldu.”

TÜRKİYE İLE BAĞLARIN GÜÇLENDİRİLMESİ

Kacır, bu dönemde dünyanın dört bir tarafında bulunan, farklı vesilelerle o ülkelere göç etmiş ama ülkesiyle ve milletiyle bağını koparmayan, dünyanın dört bir tarafındaki vatandaşlarla bağları güçlendirdiklerini söyledi.

YTB’nin, dünyanın dört bir tarafına göç etmiş gençlerin Türkiye ile münasebetlerini kuvvetlendirmek amacıyla çok önemli program ve projeleri hayata geçirdiğini ifade eden Kacır, konuşmasını şöyle devam etti:

“Sizler iştirak ettiğiniz staj programında Türkiye’nin iftihar kaynağı müesseselerini yakından tanıdınız. Dünyanın en gelişmiş radar sistemlerini, hava savunma sistemlerini, elektro-optik sistemlerini ASELSAN’da gördünüz. En ileri teknolojilerle donatılmış havacılık platformlarını, uçakları, helikopterleri, insansız hava araçlarını, Türk Havacılık ve Uzay Sanayisi’nde gözlemlediniz. En yeni füze sistemlerini, seyir ve balistik füzeleri ROKETSAN’da gördünüz. Dünyanın en gelişmiş simülasyon sistemlerini HAVELSAN’da gördünüz. Milli Fırkateyn’in tüm unsurlarını STM’de gördünüz. İnanıyorum ki staj programına katıldığınız bu kurumlarda sadece bu sistemleri ve teknolojileri değil, dünyanın başka hiçbir yerinde göremeyeceğiniz bir inancı ve ruhu da gördünüz. İşte sizlerin de sahip çıkacağına inandığımız Türkiye Yüzyılı hedeflerine, tarihin en şerefli milleti olan Türk milletine taşımak üzere duyduğumuz bu heyecan, artarak devam edecek ve sizler de bundan sonraki kariyerinizde, ister Türkiye’de olun, ister dünyanın herhangi bir köşesinde bu heyecana, imana, inanca ve bu coşkuya en güçlü şekilde sahip çıkacaksınız. Sizlerin bakışlarınızda bu inancı görüyorum.”

Kacır, gençlerin staj vesilesiyle Milli Teknoloji Hamlesi’nde nereden nereye gelindiğini yakından deneyimlediklerini dile getirdi.

“KIZILELMA’MIZ VE KAAN’IMIZ İLE MÜHRÜMÜZÜ GÖKYÜZÜNE VURACAĞIZ”

Gençlerin ülkedeki bilim insanlarının, araştırmacıların, mühendislerin, teknisyenlerin neler başarabildiklerini, Türkiye’nin nasıl dostlarına güven, hasımlarına endişe verecek işlere imza attığını görme imkanı olduğuna dikkati çeken Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Daha yapacak çok işimiz var. Büyük başarılara bugüne kadar imza attık. Türkiye Yüzyılı asıl şimdi başlıyor. Birlikte bugünkünden daha ileri hedeflere Türk milletini taşıyacağız. Füzelerimizin menzillerini uzatacağız, hızlarını artıracağız. Kızılelma’mız ve KAAN’ımız ile mührümüzü gökyüzüne vuracağız. Siber güvenlik ve sistemlerde, kuantum teknolojilerinde, elektronik harp sistemlerinde bugünkünden çok daha ileri teknolojilere haiz sistemleri, ürünleri sizlerin emeğiyle, gayretiyle geliştireceğiz. Yapay zekada Türkiye’nin kendi imkan ve kabiliyetlerini geliştirmesini, yerli, milli ve özgün projeleri hayata geçirmesini mümkün kılacağız.”

Kacır, Türkiye’yi çok daha aydınlık yarınlara gençlerin alın ve akıl teriyle taşıyacaklarını bildirerek, gençlerden yaşadıkları deneyimi aileleriyle, kardeşleriyle, arkadaşlarıyla, dostlarıyla, dost ve kardeş ülkelerin vatandaşlarıyla paylaşmalarını istedi.

“TÜRKİYE’NİN BU YOLCULUĞU BÜYÜK BİR KIYMET TAŞIYOR”

Dünya’da kötülüğün olağan gücüyle insanlığın üzerine geldiğine işaret eden Kacır, şu ifadelere yer verdi:

“Bugünün dünyasında görüyoruz ki sadece teknoloji geliştirebilmek aslında insanlık için fayda getirmeyebilir. İnsanlık adalete ve merhamete hasret, bizler ancak insanlık yararına geliştirilen teknolojinin kıymetli olduğunu bilincindeyiz. Dolayısıyla bu aileyi kuvvetlendirmek, bağlarımızı güçlendirmek adına bu tecrübeyi mutlaka bulunduğunuz ülkelerde hocalarınızla, öğrenci arkadaşlarınızla, etrafımızdaki tüm dostlarımızla paylaşmanızı bekliyoruz. Türkiye’nin bu yolculuğu sadece Türk milleti için değil, adalete, merhamete hasret dünyanın dört bir yanındaki masumlar ve mazlumlar için umut ışığının yükselmesini Anadolu’dan, bu coğrafyadan, Türkiye topraklarından bekleyen herkes için büyük bir kıymet taşıyor. Bizler, sizlerle ve dostlarımızla bağlarımızı kuvvetlendirerek bu yolculukta daha güçlü olacağız. Öyle kuvvetleneceğiz ki dünyada hiç kimse mazlumlara ve Türk milletine zarar vermeyi aklının ucundan dahi geçiremeyecek.”

Kacır, bu caydırıcılık seviyesine Türkiye ve Türk milleti olarak mutlaka erişileceğinin altını çizerek, bunun için dur durak bilmeksizin gece gündüz çalışmaya, koşmaya devam edeceklerini, staj yapan gençlerin de kendilerinin yanı başında bu yükü omuzlayan, çok farklı vesilelerle dünyanın farklı coğrafyalarına gitmiş ailelerin evlatları olarak Türkiye’ye dönmeye ve bu hedefe birlikte yürümeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

“TÜRKİYE’NİN GENÇ VE DÜNYAYA ENTEGRE OLMUŞ KAYNAĞA İHTİYACI VAR”

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de Türkiye’nin son 20 yılda savunma sanayisinde dünyanın takdir ettiği başarı hikayesi yazdığını söyledi.

Türkiye’de dünyanın en gelişmiş füzelerini, İHA’larını, tanklarını, gemilerini, helikopterlerini inşa ettiklerini anlatan İkinci, şunları kaydetti:

“Bizler, dünyanın yaş ortalaması 36 olan mühendis kadrosuyla takdir edilen başarı hikayesini yazıyoruz. Savunma sanayisinin en büyük hikayesi, genç mühendis kadrosuyla Türkiye’nin dünyanın birçok gelişmiş ülkesine kafa tutacak, onları teknolojik olarak ezebilecek yetkinlikte ürünler ortaya koyma başarısıdır. Bu başarıyı devamlı kılabilmek ve sürdürülebilir olabilmesi için ülkemizin evlatlarına, katkı sağlayacak öğrencilere ihtiyacı var. Bunlar nerede olursa olsun. Türkiye’nin genç ve dünyaya entegre olmuş, dünyadaki gelişmeleri takip eden kaynağa ihtiyacı var.”

KAYNAK : AA
Ekrem Öztürk Haber7.com - Teknoloji Muhabiri

Editör Hakkında

İstanbul'da yaşayan Ekrem Öztürk, 2021 yılında Medya ve İletişim bölümünden mezun oldu. Uzun süre kendi alanında metin yazarlığı yapan Öztürk, şu an Haber7.com'da "Muhabir - Editör" olarak görev yapmaktadır. Ayrıca günümüz insan ilişkilerinde saygının ve empatinin çok büyük bir güç olduğuna inanmakta ve bu değerleri meslek hayatında da ön planda tutmaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR