Drone Kalkanı ihraç edilmeye hazırlanıyor! 2 ülke talip oldu

Türkiye'nin geliştirdiği Drone Kalkanı, henüz tanıtılmasının üzerinden 3 gün geçmesine rağmen yoğun ilgi gördü. Suudi Arabistan ve Belçika, drone tehdidine karşı korumayı hedefleyen sistem için Turaç ile temasa geçti.

ABONE OL
GİRİŞ 23.09.2026 17:44 GÜNCELLEME 23.09.2026 18:04 EKONOMİ
Drone Kalkanı ihraç edilmeye hazırlanıyor! 2 ülke talip oldu

MÜSİAD EXPO'da savunma ve güvenlik teknolojileri alanındaki yeni ürünler dikkat çekerken, Turaç firması da geliştirdiği anti-drone mühimmat ve sistemlerini sergiledi. Yıllık 200 milyon adet fişek üreten ve 1 milyar adet üretme kapasitesine sahip olan şirket, ürünlerini 98 ülkeye ihraç ediyor. Şirket son olarak da yeni nesil drone tehdidine karşı Drone Kalkanı adında bir sistem geliştirdi. Sistem sayesinde dronlar artık tehdit olmaktan çıkacak.

TURAÇ 98 ÜLKEYE İHRACAT GERÇEKLEŞTİRİYOR

Turaç Genel Müdürü Fatih Altunbaş, şirketin toplam 240 çeşit mühimmat ürettiğini belirterek, üretimin sivil ve askeri olmak üzere iki ana grupta toplandığını söyledi. Sivil grupta 12, 16, 20, 28 ve 36 kalibre av fişeklerinin bulunduğunu belirten Altunbaş, askeri tarafta ise 9x19, 7x65 ve 45 ACP tabanca mühimmatlarının yanı sıra 5.56x45, 7.62x39 ve 7.62x51 tüfek mühimmatlarının üretildiğini ifade etti.

Altunbaş, yeni başladıkları orta çaplı mühimmat üretiminde ise 40 milimetrelik mühimmat ürettiklerini belirterek, şirketin yıllık üretim kapasitesinin 1 milyar adede ulaştığını, mevcut üretimin ise 200 milyon adet seviyesinde olduğunu ve ürünlerin 98 ülkeye ihraç edildiğini söyledi.

ANTİ-DRONE MÜHİMMATLARINA ODAKLANDILAR

Turaç Genel Müdürü Fatih Altunbaş şunları söyledi:

Fişeklerimiz anti-drone fişeklerimiz. Biliyorsunuz dünyada drone tehdidi çok ciddi manada artık hissedilir hale geldi. Hatta Avrupa ile Rusya'nın arasında boydan boya, tamamında tüm sınırları içerecek bir drone duvarı yapmayı düşünüyorlar. Ama biz bu işle tabii çok eskiyiz. Şirketimiz inşallah önümüzdeki yıl 40. yılını kutlayacak. Diğer taraftan da biz drone ile mücadele ile ilgili geliştirdiğimiz fişekleri 2018 yılından beri geliştiriyoruz.Artık bu Ukrayna savaşıyla beraber bombalı dronelar artık her yerde olmaya başladı. Hem bizim güney sınırlarımızda da böyle bir tehdit var. Diğer tarafta zaten kuzeydeki cephede de yine Ukrayna ve Rusya savaş sahalarında ciddi manada FPV dronelar ile beraber bombalı saldırılar yapılıyor.

Bunlara bir de fiber optik kablolar eklenince bu sefer hem lazer hem de frekans karıştırıcı çözümler tekrar geri plana düştüler. Yeniden bizim hard-kill solution dediğimiz, yani direkt vurup düşürmeye yönelik çözüm tekrar ön plana çıktı. Böyle olunca da biz de zaten daha önce hâlihazırda olan fişeklerimizi daha da geliştirdik.

FARKLI MENZİLLER İÇİN ANTİ-DRONE MÜHİMMATLARI

Şöyle bir toplamda bir Drone Kalkanı diye bir markamız var. Bunun ayrıca altında da bir kırılım var. Önce kırılımı anlatmak istiyorum müsaadenizle. Bizim buradaki fişeklerimiz içerisinde Türkiye'de ilk, dünyada sadece birkaç firmanın yaptığı 5.56x45 anti-drone mühimmatımız var. Burada bir asker ne yapıyor? Biz buraya tabii etkili menzilini yazdık. 50 metrede kendini koruyabiliyor.

İkincisi, semi-magnum yine 12 kalibre var, 70 metre. Sonra 90 metre mesafede yine tam etkili magnum anti-drone fişeğimiz var. 100 metrede 7.62x51 anti-drone fişeğimiz var. 110 metrede süper magnum 12 kalibre fişeğimiz var. 130 metrede dünyada çok az firmanın yaptığı tungsten 12 kalibre anti-drone fişeğimiz var. 150 metrede ise 40 mm ağ atan mühimmatımız var.

Bu 40 mm ağ atan mühimmat dünyada sadece İsviçre'de yapıyorlar, bir de biz yapıyoruz. Diğeri de bu anti-dronlar dediğim gibi hem İsviçre'de hem de Litvanya'da var, bir de bizde var.Amerika'da bir iki tane yaptığını iddia eden var ama bugüne kadar bize müşterilerimizin söylediği, onların tamamı pay-for-ammunition. Yani kâğıt üzerinde, gerçekte kimse hiçbir şey görmemiş. Gerçeği, gerçekten atan, vuran sadece şu an bizde var. Söyledikleri o.

"40 MM AĞ ATAN MÜHİMMATI İSVİÇRE İLE BİRLİKTE BİZ ÜRETİYORUZ"

Altunbaş, 40 milimetrelik ağ atan mühimmatın dünyada az sayıda firma tarafından üretildiğini belirterek, "Bu 40 mm ağ atan mühimmat dünyada sadece İsviçre'de yapıyorlar, bir de biz yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

Anti-drone mühimmatlarının da dünyada sınırlı sayıda üretici tarafından geliştirildiğini belirten Altunbaş, Turaç'ın bu alanda dünyadaki üç firmadan biri olduğunu ifade etti. Fatih Altunbaş, bu ürünlerin ortaya çıkmasında şirketin AR-GE ekibinin çalışmalarının önemli rol oynadığını vurgulayarak, ürünlerin uzun süreli çalışmalar sonucunda geliştirildiğini söyledi.

"DRONE SAVAR TÜFEKLERİ ARTIK BAMBAŞKA BİR BOYUTA GELDİ"

Bu ürünümüzün şöyle bir özelliği var. Bu ürün tabii ki bir ihtiyaçtan doğdu. Üzerinde iki tane 12 kalibre. 12 kalibre tamamen bu işin drone... Yani bunlar drone savar tüfekleri bunlar. Tamamen drone vurmak için geliştirilmiş. Modifiye edilmiş. Artık hiç av tüfeğiyle bir ilgisi kalmamış. Artık bambaşka bir boyuta gelmiş. İki tane tüfeğimiz var. Kameralarımız var.

Burada ne yapıyoruz? 800 metreden gelen droneları algılıyoruz. Algıladığımız dronelara kameralarımızla angaje oluyoruz. Angaje olduktan sonra imha ediyoruz.Bu sistem, bu bizim ilk ürünümüz. Prototipimiz de diyebiliriz. Dünyada bunun üzerinde uğraşan, işte Amerika'da ve Avrupa'da firmalar var. Onlar bizim rakiplerimiz. Herkesin şu an böyle bir derdi var.

Bu ürünün özelliği şu: Tam otonom. Yani tam otonom bir ürün. Yani kendi görüp, kendi angaje edip, kendi vuracak. Ve indirecek. Çünkü bir FPV drone 180 kilometre hıza ulaşabiliyor. 100 kilometreye de manevra yapabiliyor. Üzerine bomba taktığınızda hızı 120'ye falan düşüyor.

6 SANİYEDE 6 DRONE'U ETKİSİZ HALE GETİREBİLİYOR

Yani 120 kilometre hıza size yaklaşan bir FPV drone'u sizin görüp ona ateş etmeniz, onun size gelmesi.Bizim şöyle bir savunmamız var: Toplam 6 saniye var. Yani 6 saniyede birisinin talimat verip, bir komutanın mandala basıp askere emir vermesi, onun gidip silahı alıp dönüp vurması falan imkânsız, mümkün değil böyle bir şey.

İşte bu araç bütün bunları önlemek için, bütün bu zafiyetleri, insan zafiyetlerini önlemek için ortaya koyulmuş bir çözüm. 6 saniye içerisinde bu, diyebilirim ki size çok rahat 6 tane drone da indirebiliyor. Çünkü atışı saniyede 2 tane. Ve çok ciddi, her bir atış da gökyüzünde 2 metre çapında bir metal bulut oluşturuyor.

Biz bu metal bulut sayesinde büyük, küçük, orta bütün droneların hepsinin tamamını parçalayabiliyoruz, etkisiz hale getirebiliyoruz. Aslında olayımız şu: Biz onu gökyüzünde bombasıyla beraber patlatıyoruz. Ve bizden şöyle söyleyeyim, 25 metre uzakta, 25, 50, 100, 150 metrede patladığı zaman asla ne askere ne de araca hiçbir sıkıntı olmuyor. Herkes yolunda devam edebiliyor. Çıkışı da şudur: Şu an savaş sahasında herhangi bir zırhlı aracın bir yerden bir yere 10 dakikadan fazla seyahat etmesi artık mümkün değil.

Çünkü anında uydular tarafından görülüyor. Ve en yakın birliklerden bombalı dronelar çıkıp aracı imha ediyorlar. Bunun için araçlar işte gece yarıları gidiyorlar, ormanlık arazilerden gidiyorlar. Çok değişik konfigürasyonlar var. Üzerlerine işte ağlar geriliyor. Artık tanklar tanka değil, kirpiye benziyorlar.


Ama o kirpi görünümü ilk gelen ya da birkaç tane drone'un onu havaya uçurmasını engellese de bir taraftan da onun kendi silah sistemlerinin çalışmasını da engelliyor. Görüş açısını da engelliyor. İşte bütün bunların tek çözümü burada gördüğünüz bizim yeni ürünümüz. Adı Drone Kalkanı. Bu Drone Kalkanı ile beraber sahadaki bütün zırhlı araçlar, bu 4x4, 6x6 veya 8x8 veya paletli araçlar, işte bütün bunların hepsi kör vesaire olmaktan kurtulacak.

ZIRHLI ARAÇLARIN DRONE TEHDİDİNE KARŞI KORUNMASI HEDEFLENİYOR

Savaş sahasında zırhlı araçların drone tehdidi nedeniyle hareket kabiliyetlerinin sınırlandığını belirten Altunbaş, araçların kamuflaj ve çeşitli koruma yöntemlerine başvurduğunu ancak bunların bazı durumlarda araçların görüş açısını ve silah sistemlerinin kullanımını da etkileyebildiğini ifade etti. Altunbaş, geliştirdikleri Drone Kalkanı sisteminin 4x4, 6x6, 8x8 ve paletli araçlarda kullanılmasını hedeflediklerini söyledi.

"BU YIL İÇERİSİNDE SERİ ÜRETİME GEÇECEĞİZ"

Yeni sistemin henüz geliştirme aşamasında olduğunu belirten Altınbaş, ürünün kısa süre içerisinde tamamlanarak seri üretime geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Altınbaş, "Bizim ürünümüzün tam hazır hale gelip mükemmelleşmesinin de süresi çok kısa. Yani bu yılın içerisinde kesinlikle bitirip, inşallah seri üretimle beraber satışa geçeceğiz." ifadelerini kullandı.

SUUDİ ARABİSTAN VE BELÇİKA'DAN YAKIN İLGİ

Sistemin ihracatına da değinen Altunbaş, "Suudi Arabistan'dan tabii petrol tesislerini korumak için bunu istiyorlar. Onlar hemen irtibata geçtiler. Biz şoktayız çünkü daha 3-4 gün oldu. Belçika İçişleri Bakanlığı'ndan hemen bir heyet bizim Ankara'daki ofisimizle irtibata geçti. Onları ziyaret etmişler. Bu üründen herkes bahsediyor. Buna benzer ürünler dünyanın her yerinde var. Ama çalışanı, canlısını gören çok az.Biz işte burada canlısını göstermek için ürünümüzü getirdik. Bizim ürünümüzün tam hazır hale gelip mükemmelleşmesinin de süresi çok kısa. Yani bu yılın içerisinde kesinlikle bitirip, inşallah seri üretimle beraber satışa geçeceğiz" dedi.

KAYNAK : Haber7
Yavuz Selvi Haber7.com - Muhabir editör

Editör Hakkında

İstanbul Medipol Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden 2022 yılında mezun oldu. Daha sonra aynı bölüm ve üniversitede yüksek lisansa başladı. 6 ay Haberler.com'da gündem editörü olarak çalıştı. Mart 2023'ten itibaren ise Haber7.com'da muhabir olarak çalışmasına devam etmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR