100 milyar dolarlık toplantıda Erdoğan'dan enflasyon için kritik mesaj

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu için bulunduğu New York'ta ABD'li yatırımcılarla bir araya geldi. Toplantıda 100 milyar dolarlık ticaret hedefi öne çıkarken, iş dünyası Türkiye'nin ekonomi programına tam destek verdi.

ABONE OL
GİRİŞ 24.09.2026 13:28 GÜNCELLEME 24.09.2026 17:45 EKONOMİ
100 milyar dolarlık toplantıda Erdoğan'dan enflasyon için kritik mesaj

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81'inci Genel Kurulu vesilesiyle bulunduğu ABD'nin New York şehrindeki son gününde Türkevi'nde Türk-Amerikan iş dünyasının temsilcileriyle buluştu. Sanal medya hesabından buluşmaya ilişkin paylaşımda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan; sanayiden finansa, enerjiden ulaştırmaya, sağlıktan savunmaya kadar birçok konu ve sektörü değerlendirme fırsatı buldukları buluşmaya katkıları dolayısıyla Amerikan Ticaret Odası'na, iş konseylerine ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'na (DEİK) teşekkür etti.

Paylaşımında iki ülke arasındaki ekonomik hedeflere ve ilişkilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diplomatik ilişkilerimizin 100’üncü yılına yaklaştığı bugünlerde ABD ile yakalamış olduğumuz ivmeyi ekonomi alanında da sürdüreceğimize, hep birlikte 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize kısa sürede ulaşacağımıza gönülden inanıyorum” ifadelerini kullandı.

"EKONOMİ PROGRAMI NE AŞAMADA?"

Toplantıdaki konuşmasında iş insanlarının en çok merak ettiği “Ekonomi programı ne aşamada? Hedeflerde ne ölçüde ilerlediniz?” sorularına cevap vereceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, uyguladıkları programın dört temel bileşeninin “fiyat istikrarı, mali disiplin, sürdürülebilir dış denge ve yapısal dönüşüm” olduğunu aktardı. Son bir yılda bölgede çıkan savaşlara rağmen bu dört ilkenin tamamında gözle görülür ilerlemeler kaydettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Temel mal enflasyonu 2020'nin, kira enflasyonu ise son dört yılın en düşük seviyesine indi. Savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri olmasaydı 2026'yı yüzde 20'lerin başında bir enflasyonla kapatacaktık. Mevcut koşullarda yılı yüzde 28 civarında tamamlamayı öngörüyoruz. 2027'nin dezenflasyon açısından daha güçlü bir yıl olacağına inanıyoruz. Mali disiplin tarafında oldukça iyi bir konumdayız. Vatandaşlarımızı ve reel sektörü yükselen akaryakıt fiyatlarından korumak amacıyla vergilerde indirime gittik. Bundan dolayı oluşan vergi kaybına rağmen bütçede hedefimizin ötesinde bir performans sergiledik. Yılı milli gelire oranla yüzde 3,1 bütçe açığı ile kapatacağız. Bir karşılaştırma yapmak gerekiyorsa, benzer ülkelerde bu oran ortalama yüzde 6'ya yaklaşıyor. Kamu borcunda ise gelişmekte olan ülkelerde kamu borcunun milli gelire oranı ortalama yüzde 78 iken Türkiye'de yüzde 22'nin altında. Dış dengede enerji fiyatlarındaki artışa rağmen cari açık ve dış borç göstergelerimizi son 20 yıllık ortalamaların altında tutmayı başardık. Bütün bunlar programın aldığımız mesafesini gösteriyor.”

YAPISAL DÖNÜŞÜM VE YATIRIMCILARA GÜÇLÜ TEŞVİK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl meselenin verimlilik olduğunu, bu nedenle yapısal dönüşümü programın merkezine yerleştirdiklerini dile getirdi. Yeşil dönüşümde iddialı olduklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl Antalya'da kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapacaklarını anımsattı. Sanayide katma değeri artırmak için hedefli ve seçici politikalar uyguladıklarını belirti eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Yapay zekada bize güç katacak ve dijital dönüşümü destekleyecek altyapı yatırımlarını hızlandırıyoruz. Sağlık alanında Ankara'da kurmakta olduğumuz endüstri bölgesiyle yatırımcılara güçlü teşvikler sağlıyoruz. Bölgesel potansiyelimizi harekete geçirmek için Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Kısacası, Türkiye şoklara yalnızca tepki veren değil, şoklara direnç kazanmış, dayanıklılığa, verimliliğe ve ekonomik güvenliğe yatırım yapan bir ekonomidir.”

"SİYASİ İLİŞKİLERDEKİ AHENGİ EKONOMİYE YANSITMAYI ARZU EDİYORUZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, diplomatik ilişkilerin 100’üncü yılına yaklaşılan bugünlerde Amerika ile stratejik iş birliğini her alanda geliştirdiklerini söyledi. “Siyasi ilişkilerimizde yakaladığımız ahengi ekonomik, ticari ilişkilerimize de yansıtmayı arzu ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Esasen bu alanda çok ciddi bir potansiyele de sahibiz. Yakın dönemde ortak çabalarımızla enerji, havacılık ve diğer kritik sektörlerde önemli anlaşmaları sonuçlandırdık. Amerika bugün LNG tedarikçilerimiz arasında birinci sırada. Böylece Avrupa'da Amerikan kaynağını tercih eden ülkelerin başında geliyoruz. Bu iş birliğini nükleer dahil, enerjinin tamamına genişletmeyi hedefliyoruz. Öte yandan Amerika'yla ekonomik münasebetlerimizi yalnızca ticaret rakamları üzerinden okumak doğru değildir. Küresel ekonomik düzenin yeniden kurgulandığı bir dönemde Türkiye'yle stratejik bir ekonomik iş birliği modeline ihtiyaç olduğu kanaatindeyim.”

BÖLGEDE BEŞ BÜYÜK DÖNÜŞÜM HIZLANACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çatışmaların geride kalmasıyla bölgede beş büyük dönüşümün hızlanacağına işaret etti. Bunlardan birincisinin, tedarik zincirlerinin yeniden konumlanması, şirketlerin artık yalnızca en ucuz yeri değil, en güvenilir yeri araması olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'ne sahip geniş bir serbest ticaret ağına bağlı güçlü sanayi altyapısıyla bu arayışın doğal adresidir. İkincisi, enerji güzergahları yeniden çiziliyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan'dan TANAP'a kadar Türkiye kesintisiz enerji akışının en güvenilir koridorudur. Üçüncüsü, ticaret koridorları değişiyor. Asya'yı Avrupa'ya bağlayan orta koridor ve Körfezi Avrupa'ya bağlayan Kalkınma Yolu Türkiye'de kesişiyor. Dördüncüsü yeniden imar dönemi başlıyor. Bölgemizde yollar, limanlar, enerji santralleri, konutlar, fabrikalar yeniden inşa edilecek. Türk müteahhitlik sektörü zor coğrafyalarda iş yapma tecrübesiyle bu sürecin en hazırlıklı aktörüdür. Beşincisi savunma ve ileri teknoloji. NATO standartlarında üretim yapan savunma sanayimiz, müttefiklerimizin tedarik güvenliğine katkı sunacak kapasiteye ulaştı. Ülkemizin bu dönüşüm fırsatlarından faydalanması için nisan ayında dünyanın en rekabetçi yatırım paketlerinden birini hayata geçirdik. Washington ve New York'taki yatırım ve finans ofislerimiz başta olmak üzere dış temsilciliklerimiz her zaman sizlere desteğe hazırdır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlendirilmesi için gösterdikleri çabalardan ötürü iş insanlarına teşekkür etti.

YATIRIMCILARDAN BÜYÜK İŞTAH VE POZİTİF AJANDA

Toplantılara katılan DEİK Başkanı Nail Olpak ve TAİK Başkanı Murat Özyeğin, yaptıkları açıklamada, Türkiye’ye olan ilginin önceki yıllarla kıyaslandığında çok daha yüksek olduğu görüşünde birleşti.
TAİK Başkanı Murat Özyeğin, Türkiye ile iş yapan ya da yapmak isteyen büyük firmaların hepsinin büyük bir iştahla masaya oturduğunu belirtirken, “Kabineyi çok iş dünyası dostu bulduklarını söyleyebiliriz. Sorunları anlatmaktan çok, bugüne kadar atılan adımların değerlendirildiği ve takdir gördüğü bir toplantı oldu” dedi.
DEİK Başkanı Nail Olpak ise, “Masaya gelen çeşitli talepler elbette var. Şirketlerin iş yapma konusunda çok daha arzulu olduklarını, imkan ve fırsat görmek için, çok daha pozitif ajandayla konuştuklarını gördük” dedi.

YENİ İMAR DÖNEMİ VE GÜVENİLİR TEDARİK ZİNCİRİ

Olpak; Erdoğan’ın verdiği ekonomi dışındaki başlıkları da aktarırken, 5 temel noktada şu mesajları ilettiğini söyledi:
1) Tedarik zincirlerinin yeniden konumlanması. En ucuz değil, en güvenilir olanın öne çıkması.
2) Enerji yollarının yeniden çizilmesi.
3) Ticaret koridorlarının da değiştiği bilgisi. Buna örnek olarak Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projeleri.
4) Bölgede yeni imar dönemi: Liman, santral, altyapı gibi birçok unsurun yenileneceği bir dönem.
5) Savunma ve ileri teknolojideki değişimler.
Uluslararası yatırımcıların bu konularda ciddi bir farkındalıkla hareket ettiğini belirten Özyeğin, “Dayanıklılık meselesi çok öne çıktı. Savaştan para politikasını bozmaz, istikrarlı yaklaşımını sürdürür, diplomasiyi önceleyen, barış tarafında durma yaklaşımı takdir görüyor. Enflasyon konusu devam ediyor, ancak şu anki duruşumuz takdir ediliyor” dedi.

BAKAN ŞİMŞEK'TEN SEÇİM EKONOMİSİ GÜVENCESİ

Yatırımcılarla yapılan toplantılarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in seçim ekonomisi konusunda yaptığı açıklamalarda da güvence verdiği belirtildi.
Şimşek’in “Konut projeleri ve yapısal kırılganlıkları azaltmak üzerine atılan adımlar dikkate alındığında, Türkiye’de zaten seçim ekonomisi adına atılacak çok fazla bir unsur kalmıyor” dediği öğrenildi.
DEİK Başkanı Nail Olpak, uluslararası ya da yerli tüm yatırımcılar açısından kendi bakış açısını aktarırken de şunları söyledi:

“Artık iş hayatında da diplomaside de güven rekabeti gerekiyor. İş hayatında hep rekabet içinde olduk. Ama güven rekabeti devletler ve iş dünyası için yeni kavram. Bu hızlı inşa edilebilen bir şey değil. Ancak doğru sağlandığında çok uzun soluklu bir işbirliği getirebiliyor. Yeni dönemin paradigmalarının içinde önemli bir konu. Öngörülebilirlik çok değerli. Müktesep hakkın korunması çok önemli. Bir de Türkiye’de mevcut tahkim mekanizmasını nasıl revize edebileceğimize bakmak gerekir. Hukukun geriye işletilmemesi lazım. Uluslararası kabulde cumhurbaşkanının konumu çok başka bir yerde. Bunun düzenlemelerle tanımlanması ve sisteme dahil olması lazım” dedi.

KAYNAK : finansın gündemi
Ahmet Tevfik Yavuz Haber7.com - Muhabir

Editör Hakkında

22 Nisan 1986’da Karabük’te doğdu. İlköğretim ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladı. Anadolu Üniversitesi iktisat Fakültesi’nde Kamu Yönetimi okudu. Gazetecilik mesleğine 2021 yılında başladı. Çalışma hayatına Haber7.com bünyesindeki Gezelim.com seyahat sitesinde devam etmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR