TMO 250 TL dedi, piyasa 170 TL'de kaldı! Çiftçi fiyat, kokarca ve yağmur arasında sıkışıp kaldı

TMO’nun 2026 yılı için fındık alım fiyatını 250-255 TL olarak açıklamasına rağmen serbest piyasada fiyatlar 170-180 TL bandında kaldı. Artan maliyetler, kahverengi kokarca, düşük randıman ve yağışla mücadele eden üretici, emeğinin karşılığını verecek fiyatı bekliyor.

ABONE OL
GİRİŞ 30.09.2026 17:14 GÜNCELLEME 30.09.2026 17:28 EKONOMİ
TMO 250 TL dedi, piyasa 170 TL'de kaldı! Çiftçi fiyat, kokarca ve yağmur arasında sıkışıp kaldı

Geçtiğimiz sezon rekolte kaybının etkisiyle serbest piyasada 340-350 liraya kadar yükselen fındık fiyatları, sezon içinde yaşanan peş peşe düşüşlerle 160-170 lira seviyelerine kadar geriledi. 2026 sezonunda Toprak Mahsulleri Ofisi’nin Giresun kalite için 255 TL, Levant kalite için 250 TL olarak açıkladığı alım fiyatları ise serbest piyasaya beklenen ölçüde yansımadı. Fındığın 170-180 lira bandında işlem gördüğü piyasada üretici; artan maliyetler, kahverengi kokarca, düşük randıman, yağış ve kurutma sorunlarıyla mücadele ediyor.

Türkiye’nin en önemli tarım ürünlerinden biri olan fındıkta 2026 hasat sezonunun sonuna yaklaşılırken üreticinin fiyat beklentisi sürüyor.

Geçtiğimiz sezon serbest piyasada yaşanan rekolte düşüşüyle birlikte kilogram fiyatı 340-350 liraya kadar çıkan fındık, daha sonra peş peşe gelen düşüşlerle 160-170 lira bandına kadar gerilemişti. Yeni sezonda üreticinin en önemli beklentilerinden biri, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıklayacağı alım fiyatı ve bu fiyatın serbest piyasaya nasıl yansıyacağıydı.

TMO, 2026 yılı fındık alım fiyatını Giresun kalite için kilogram başına 255 TL, Levant kalite için ise 250 TL olarak açıkladı.

Ancak üreticinin beklentisinin altında kaldığı ifade edilen TMO fiyatlarının, serbest piyasada beklenen yukarı yönlü hareketi oluşturmadığı görüldü. Serbest piyasada fındık fiyatları 170-180 lira seviyelerinde işlem görmeye devam ederken TMO fiyatıyla piyasa fiyatı arasındaki fark üreticinin en önemli gündemlerinden biri haline geldi.

MALİYET ARTTI, FINDIK FİYATI BEKLENTİYİ KARŞILAMADI

Üreticinin sorunu yalnızca fındığın satış fiyatıyla sınırlı değil. İşçilik, gübre, ilaçlama ve hasat giderlerinde yaşanan artış, fındık üretiminin maliyetini önemli ölçüde yükseltti. Üreticiler, yıl boyunca bahçe bakımı, gübreleme ve ilaçlama için yüksek harcamalar yapmak zorunda kalırken hasat döneminde ortaya çıkan işçilik giderleri de maliyet tablosunu daha ağır hale getirdi.

Bu nedenle üreticiler, açıklanan fiyatların artan üretim maliyetleri karşısında yeterli olmadığını düşünüyor. Fındığını satmak isteyen üretici ise TMO ile serbest piyasa arasında fiyat hesabı yapmak zorunda kalıyor.

KOKARCA VE HAVA ŞARTLARI FINDIĞI VURDU

Ordu başta olmak üzere Giresun ve fındık üretiminin yoğun olduğu diğer illerde 2026 sezonu üretici açısından oldukça zorlu geçiyor. Son yıllarda fındık üretiminin önemli sorunlarından biri haline gelen kahverengi kokarca, bu sezon da üreticinin karşısına çıktı.

Kahverengi kokarcanın verdiği zararın yanı sıra olumsuz hava şartlarının da fındığın kalitesi ve randımanı üzerinde etkili olduğu belirtiliyor. Yağışlar nedeniyle üründe çürük ve nem oranının yükselmesi, üreticinin satış sürecini de doğrudan etkiliyor.

Özellikle düşük randıman, yüksek nem ve çürük oranı TMO alımlarında bazı üreticiler açısından sorun oluşturuyor.

TMO’NUN KAPISINDAN DÖNEN TÜCCARIN İNSAFINA KALIYOR

TMO’nun belirlediği kalite kriterlerini karşılayamayan bazı üreticiler ürünlerini Ofis’e satamıyor. TMO'nun kapısından geri dönen üreticilerin önündeki seçeneklerden biri ise serbest piyasa oluyor. Ancak burada karşılaşılan fiyat seviyesi TMO'nun açıkladığı 250-255 liralık alım fiyatının oldukça altında kalıyor.

Serbest piyasada fındığın 170-180 lira seviyelerinde işlem görmesi nedeniyle bazı üreticiler ürünlerini çok daha düşük fiyatlardan elden çıkarmak zorunda kalıyor. Artan üretim maliyetleri de dikkate alındığında birçok üretici, sattığı fındıktan elde ettiği gelirin işçilik, gübre ve ilaçlama giderlerini dahi karşılamamasından şikâyet ediyor.
 

Fındık piyasasında üreticinin elindeki ürünü hangi şartlarda ve hangi fiyattan satabildiği tartışılırken, geçtiğimiz günlerde yaş sebze ve meyve ticaretindeki fiyat oluşumuna ilişkin dikkat çeken bir operasyon gerçekleştirilmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, 1029 çiftçinin beyanına başvurulmuş, bazı büyük tedarikçi firmaların üreticiden aldıkları ürünlerin gerçek alış fiyatlarını belgelerde daha yüksek gösterdikleri tespit edilmişti.

Dosyaya giren çiftçi ifadeleri ise üreticinin gerçekte sattığı fiyatlarla belgelerde gösterilen rakamlar arasındaki farkı ortaya koymuştu. Örneğin bir çiftçi kapya biberi kilogramı en fazla 11,50 TL’den sattığını, belgelerde ise fiyatın 18,70 TL olarak gösterildiğini belirtmiş; başka bir üretici ise 9 TL’den sattığı ürünün makbuzlarda 18,70-23,95 TL arasında gösterildiğini ifade etmişti.

Sebze ve meyve piyasasında üreticiden tüketiciye uzanan fiyat zincirinin mercek altına alınması, fındıkta TMO fiyatı ile serbest piyasa arasındaki farkın tartışıldığı bir dönemde tarım ürünlerindeki fiyat oluşumunu yeniden gündeme taşıdı.


MÜFETTİŞLER SAHAYA ÇIKTI, PİYASADA BEKLENEN HAREKET OLMADI

Serbest piyasadaki düşük fiyatlar üzerine Ticaret Bakanlığı tarafından müfettişlerin sahaya gönderilmesi üretici cephesinde dikkatle takip edildi. Müfettişlerin piyasadaki gelişmeleri incelemeye başlaması, üreticiler tarafından fiyatlar açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendirilmişti.

Ancak aradan geçen zamana rağmen serbest piyasada beklenen fiyat hareketi gerçekleşmedi. Fındık fiyatları halen 170-180 lira bandında işlem görmeye devam ediyor. Üreticiler ise denetimlerin ve piyasadaki gelişmelerin fiyatlara nasıl yansıyacağını yakından takip ediyor.

HAVADA YAĞMUR, HARMANDA ÇÜRÜME KORKUSU

Ordu’da fındık hasat sezonunun sonuna yaklaşılırken üreticinin mücadelesi yalnızca fiyatlarla da sınırlı kalmadı.

Bölgede etkili olan yoğun yağışlar hasat ve kurutma sürecini zorlaştırdı. Üreticiler bir yandan bahçelerde kalan fındıkları toplamaya çalışırken, diğer yandan harmana serilen ürünün yağmur ve nem nedeniyle çürümesini engellemek için büyük çaba harcıyor.

Yağışların oluşturduğu yüksek nem, fındığın doğal yöntemlerle kurutulmasını da güçleştiriyor. Fındığın yeterince kurutulamaması ise hem kalite hem de satış aşamasında üreticinin karşısına yeni bir sorun olarak çıkıyor. Bu nedenle birçok üretici ürününü kurutma merkezlerine götürmek zorunda kalıyor. Ancak kurutma merkezlerinde yapılan işlemler de üreticiye ilave maliyet olarak yansıyor.

Böylece zaten işçilik, gübre, ilaçlama ve hasat giderleri artan üretici, bir de fındığını kurutabilmek için ekstra ödeme yapmak zorunda kalıyor.

ÜRETİCİ ÇOK YÖNLÜ MÜCADELE VERİYOR

2026 fındık sezonunda üreticinin karşı karşıya olduğu sorunlar birçok başlıkta toplanıyor. Bir tarafta yüksek üretim maliyetleri, diğer tarafta düşük serbest piyasa fiyatları bulunuyor. Buna kahverengi kokarcanın verdiği zarar, randıman kaybı, çürük ve nem sorunu ile olumsuz hava koşulları da ekleniyor.

TMO'nun kapısından beklediği sonucu alamayan üreticilerin önemli bir bölümü ürününü serbest piyasaya yönlendirmek zorunda kalırken burada karşılaşılan düşük fiyat seviyesi de endişeleri artırıyor.

TMO'nun Giresun kalite için 255 TL, Levant kalite için 250 TL olarak açıkladığı alım fiyatına karşılık serbest piyasada oluşan 170-180 liralık fiyatlar arasındaki fark üreticinin dikkatle takip ettiği başlıkların başında geliyor.

ÜRETİCİNİN GÖZÜ FINDIK PİYASASINDA

Fındıkta hasat sezonunun sonuna yaklaşılırken üreticinin gözü kulağı piyasadan gelecek yeni haberlerde. Üreticiler, serbest piyasada fiyatların TMO seviyelerine yaklaşmasını ve en azından artan üretim maliyetlerini karşılayabilecek bir seviyeye ulaşmasını bekliyor.

Bahçede kokarcayla, harmanda yağmur ve nemle, satış aşamasında ise düşük fiyatlarla mücadele eden fındık üreticisinin beklentisi, yıl boyunca verdiği emeğin ve yaptığı masrafın karşılığını alabileceği bir fiyatın oluşması.

 

KAYNAK : Haber7
Fuat Öner Haber7.com - Sorumlu Müdür/Yayın Koordinatörü

Editör Hakkında

1989 İstanbul doğumlu olan Fuat Öner, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İnternet Gazeteciliği-Yayıncılığı ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme bölümlerinden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Medya Yönetimi’nde yüksek lisans Eğitimini tamamladı. Medya sektörüne 2008 yılında adım atan Öner, Star TV ve Habertürk gazetelerinde çeşitli görevler üstlendi. 2012 yılında Kanal7 Medya Grubu'na haber editörü olarak katılan Öner, şu anda Haber7.com'da Yayın Koordinatörü olarak görev yapmaktadır. Evli ve bir çocuk babasıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR