COP31’e Doğru İş Dünyasının İklim Eylemindeki Rolü Güçlendiriliyor

Sıfır Atık Vakfı, Birleşmiş Milletler Türkiye ve UN Global Compact Türkiye iş birliğinde düzenlenen “COP31’e Doğru: İklim Eylemi Gündeminde Özel Sektörün Rolü – Özel Sektör Katılım Serisi”nin üçüncü toplantısında biyolojik çeşitlilik, su yönetimi, kapsayıcılık ve adil geçiş başlıkları ele alındı.

ABONE OL
GİRİŞ 02.10.2026 17:07 GÜNCELLEME 02.10.2026 17:07 EKONOMİ
COP31’e Doğru İş Dünyasının İklim Eylemindeki Rolü Güçlendiriliyor

Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin kaynakların korunması, israfın önlenmesi, sürdürülebilir yaşam kültürünün güçlendirilmesi ve döngüsel ekonomi anlayışının yaygınlaştırılmasına yönelik ortaya koyduğu vizyon, iklim değişikliğiyle mücadelenin toplumun ve ekonominin tüm kesimlerinin ortak çabasıyla yürütülmesine yönelik çalışmalara yön veriyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un liderliğinde yürütülen COP31 hazırlıkları da iklim hedeflerinin somut uygulamalara dönüştürülmesine odaklanıyor.

Bu anlayış doğrultusunda Sıfır Atık Vakfı, Birleşmiş Milletler Türkiye ve UN Global Compact Türkiye iş birliğinde yürütülen “COP31’e Doğru: İklim Eylemi Gündeminde Özel Sektörün Rolü – Özel Sektör Katılım Serisi”nin üçüncü yuvarlak masa toplantısı, “Biyolojik Çeşitlilik ve Adil Geçiş” temasıyla İstanbul’da gerçekleştirildi.

Toplantıda, COP31’e giden süreçte özel sektörün iklim eylemine katkısının güçlendirilmesi, iş dünyasının karşılaştığı sorunların ortaya konulması, iyi uygulamaların paylaşılması ve somut çözüm alanlarının geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.

“DÜNYA ORTAK EVİMİZ ANLAYIŞI YAYGINLAŞIYOR”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ortaya koyduğu “Dünya Ortak Evimizdir” anlayışının bugün dünyanın dört bir yanında yaygınlaşmaya devam ettiğini belirterek, 2017 yılında başlayan Sıfır Atık Hareketi’nin 2022 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edilmesi ve BM çatısı altında Sıfır Atık Danışma Kurulu kurulmasıyla küresel bir aşamaya taşındığını ifade etti.

“ÖZEL SEKTÖRÜN SÜRECE DAHİL EDİLMEDİĞİ ÇALIŞMALAR SÜRDÜRÜLEBİLİR VE KALICI OLAMAZ”

Özel sektörün iklim ve çevre dönüşümündeki rolüne de dikkat çeken Ağırbaş, Sıfır Atık Vakfı olarak Türkiye’nin 81 ilinde ve dünyanın farklı bölgelerinde danışma toplantıları ve çalıştaylar düzenlediklerini, farklı grupları ortak masa etrafında buluşturmaya gayret ettiklerini belirtti.

Özel sektörün sürece dahil edilmeden gerçekleştirilecek çalışmaların sürdürülebilir ve kalıcı olamayacağını ifade eden Ağırbaş, Sıfır Atık Vakfı ile VakıfBank iş birliğinde 10 milyar liralık finansman paketini milletin takdirine sunduklarını, önümüzdeki iki yıl içerisinde Türkiye’deki bankalarla yapılan iş birlikleri kapsamında 100 milyar liradan fazla finansman paketini kullanıma sunmayı hedeflediklerini söyledi.

Bugünkü toplantıda biyolojik çeşitlilik, su yönetimi, kapsayıcılık ve adil geçiş başlıklarında ortak akıl oluşturulduğunu kaydeden Ağırbaş, hedefin yalnızca “ne yapılmalı” sorusuna değil, “kim yapacak, nasıl yapacak ve nasıl ölçecek” sorularına da cevap vermek olduğunu vurguladı.

“COP31, SAHANIN GERÇEKLERİNİN KONUŞULDUĞU BİR TOPLANTI OLSUN”

Türkiye’nin COP31’e hazırlık sürecine de değinen Ağırbaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un liderliğinde hazırlıkları sürdürülen COP31’in, dünyanın farklı coğrafyalarından 197 ülkeden 100 binden fazla insanı Antalya’da bir araya getireceğini söyledi.

“Biz diyoruz ki COP31 herkesin COP’u olsun. Sahanın gerçeklerinin konuşulduğu bir toplantı olsun” diyen Ağırbaş, iklim krizinin sahadaki gerçeklerinin diplomasi masasına taşınması ve yeni taahhütlerden ziyade eyleme geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Ağırbaş, “Bizler iklim meselelerine, çevre meselelerine sonuç odaklı ve çözüm odaklı yaklaşmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“COP31 BİR FIRSAT SUNUYOR”

BM Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde A. Ahonsi, “İklim eylemi; toprağımızı, suyumuzu, ormanlarımızı ve biyolojik çeşitliliğimizi nasıl yönettiğimizden ayrı düşünülemez. COP31, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimini ve kimseyi geride bırakmayan adil bir geçişi somut eyleme dönüştürmek için bir fırsat oluşturuyor” dedi.

“KAPSAYICI VE ADİL DÖNÜŞÜM KRİTİK ÖNEMDE”

UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Erbil Bayçöl, “Kapsayıcı ve adil dönüşüm; COP31’in temiz enerji dönüşümü ve yeşil sanayileşme hedeflerinin hayata geçirilmesi açısından kritik önemde. Yeni teknolojilere geçiş, bazı sektörlerde işleri ve gereken becerileri değiştirecek, istihdam yapısını ve yerel toplulukların ekonomik koşullarını etkileyecek.

Bugünkü çalıştayda kimlerin bu değişimden en çok etkileneceğini, şirketlerin beceri geliştirme ve istihdam planlarını nasıl hazırlayacağını, bu planların hangi ortaklıklar ve finansman araçlarıyla desteklenebileceğini ele alacağız. COP31 Eylem Gündemi’ne iş dünyasının deneyimine dayanan güçlü bir uygulama perspektifi ortaya koyabilmeyi amaçlıyoruz.

Önümüzdeki dönemde iklim eyleminde başarımızı belirleyecek en kritik unsur farklı paydaşların aynı hedefe doğru birlikte hareket edebilme kapasitesi olacak” diye konuştu.

ÖZEL SEKTÖRÜN İKLİM EYLEMİNDEKİ ROLÜ MASAYA YATIRILDI

COP31’in uygulama odağı doğrultusunda gerçekleştirilen toplantıda, iklim hedeflerinin somut uygulamalara, yatırımlara ve sektör bazlı dönüşümlere aktarılmasında özel sektörün rolü ele alındı.

Üretim süreçleri, tedarik zincirleri, yatırımlar, teknoloji tercihleri ve istihdam politikaları üzerinden iş dünyasının iklim eylemine sağlayabileceği katkılar değerlendirilirken; kamu, özel sektör, uluslararası kuruluşlar ve diğer paydaşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik öneriler üzerinde duruldu.

Toplantıda, Türkiye’nin yeşil dönüşüm, düşük karbonlu kalkınma, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim alanlarındaki çalışmalarının özel sektörün dönüşüm kapasitesiyle desteklenmesinin önemi vurgulandı.

BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK VE SU YÖNETİMİ İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ DEĞERLENDİRİLDİ

Toplantının “Biyolojik Çeşitlilik ve Su Yönetimi” başlıklı ilk çalışma grubunda, işletmelerin faaliyetleri, tedarik zincirleri ve ham madde temin bölgeleri bakımından karşı karşıya kaldıkları biyolojik çeşitlilik ve su kaynaklı riskler ele alındı.

Şirketlerin biyolojik çeşitliliğe olan bağımlılıklarını ve doğa üzerindeki etkilerini belirleme, değerlendirme ve yönetme kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik yaklaşımlar değerlendirildi.

Çalışma grubunda ayrıca doğayla bağlantılı hedeflerin belirlenmesinde karşılaşılan güçlükler, su verimliliğinin artırılması, su kaynaklarının etkin yönetimi ve havza ölçeğinde kolektif eylemin geliştirilmesi konuları gündeme geldi.

Türkiye özel sektörünün COP31 sürecinde biyolojik çeşitlilik ve su yönetimi alanında ortaya koyabileceği ölçülebilir taahhütler, ortaklıklar, girişimler ve politika önerileri üzerinde de değerlendirmeler yapıldı.

KAPSAYICI VE ADİL GEÇİŞ İÇİN İŞ DÜNYASININ KATKISI ELE ALINDI

Toplantının ikinci çalışma grubu ise “Kapsayıcı ve Adil Geçiş” başlığı altında gerçekleştirildi.

Düşük karbonlu ekonomiye geçişin Türkiye ekonomisi ve iş gücü üzerindeki sosyal ve ekonomik etkilerinin ele alındığı çalışma grubunda, dönüşümden daha fazla etkilenebilecek sektörler ve toplumsal gruplara ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

İşletmelerin adil geçiş yaklaşımını iklim ve karbonsuzlaşma stratejilerine entegre etme yöntemleri değerlendirilirken; politika, finansman, kapasite ve kurumsal yapı bakımından karşılaşılan güçlükler ile ihtiyaç duyulan destek mekanizmaları üzerinde duruldu.

Yeşil dönüşümle birlikte değişen beceri ve istihdam ihtiyaçlarının da ele alındığı toplantıda, iş gücünün yeniden beceri kazanması ve mevcut becerilerinin geliştirilmesi için şirketlerin atabileceği adımlar değerlendirildi. Kamu, özel sektör, eğitim kurumları ve diğer paydaşlar arasında kurulabilecek iş birliği modelleri de görüşüldü.

Çalışma grubunda ayrıca Türkiye özel sektörünün adil geçiş alanında COP31 sürecine sunabileceği somut taahhüt, ortaklık, girişim ve politika önerileri üzerinde çalışıldı.

ÖZEL SEKTÖR KATILIM SERİSİNİN ÜÇÜNCÜ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

“İklim Eylemi ve Sürdürülebilir Finansman” temasıyla 21 Mayıs 2026’da başlayan Özel Sektör Katılım Serisi’nin ikinci toplantısı 3 Temmuz 2026’da “Döngüsel Ekonomi ve Yenilikçilik” başlığıyla gerçekleştirilmişti.

İlk toplantıda azaltım ve karbonsuzlaşma yolları, iklim değişikliğine uyum ve dayanıklılık, iklim finansmanı ve yatırımları ile kurumsal iklim hedefleri ve raporlama konuları ele alınmıştı.

İkinci toplantıda ise döngüsel iş modelleri, değer zincirlerinin dönüşümü, atık yönetimi ve kaynak geri kazanımı, yeşil teknolojiler, yenilikçilik ve dijital çözümler ile döngüsel dönüşümü destekleyen finansman ve piyasa mekanizmaları değerlendirilmişti.

Üçüncü toplantıyla birlikte serinin odağı biyolojik çeşitlilik, su yönetimi, kapsayıcılık ve adil geçiş başlıklarına taşındı.

ÇIKTILAR COP31 SÜRECİNE TAŞINACAK

Toplantıda gerçekleştirilen çalışma gruplarının çıktıları genel oturumda değerlendirilerek, özel sektörün iklim eylemine ilişkin deneyim, ihtiyaç ve çözüm önerileri ortak bir zeminde ele alındı.

Ortaya konulan önerilerin, COP31 sürecinde Türkiye özel sektörünün iklim eylemine yönelik tematik katkılarının ve taahhütlerinin şekillendirilmesine katkı sunması hedefleniyor.

Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in “uygulama” odağı doğrultusunda yürütülen çalışmalar kapsamında Özel Sektör Katılım Serisi, iş dünyasının iklim hedeflerini sahadaki uygulamalarla buluşturmasına yönelik çok paydaşlı bir diyalog zemini oluşturuyor.

Fuat Öner Haber7.com - Sorumlu Müdür/Yayın Koordinatörü

Editör Hakkında

1989 İstanbul doğumlu olan Fuat Öner, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İnternet Gazeteciliği-Yayıncılığı ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme bölümlerinden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Medya Yönetimi’nde yüksek lisans Eğitimini tamamladı. Medya sektörüne 2008 yılında adım atan Öner, Star TV ve Habertürk gazetelerinde çeşitli görevler üstlendi. 2012 yılında Kanal7 Medya Grubu'na haber editörü olarak katılan Öner, şu anda Haber7.com'da Yayın Koordinatörü olarak görev yapmaktadır. Evli ve bir çocuk babasıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR