Goldman Sachs'tan TCMB için ezber bozan faiz tahmini
Goldman Sachs, piyasanın faiz indirimi beklentisine karşı çıkarak TCMB'nin 22 Ekim'de faizi sabit tutacağını öngördü. Banka, rezerv kayıplarındaki hızlanmanın finansal istikrar açısından risk oluşturduğunu belirtti.
ABONE OLTürkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 22 Ekim'deki faiz kararı öncesinde piyasa beklentilerinden ayrışan bir tahmin geldi.
CNBC-e'nin haberine göre, ABD'li yatırım bankası Goldman Sachs, piyasaların faiz indirimi beklediği toplantıda politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulacağını öngördü. Banka, mevcut ekonomik koşulların faiz indirimlerine başlanması için henüz uygun olmadığı görüşünü paylaştı.
300 BAZ PUANLIK İNDİRİM SÜRPRİZ OLDU
Goldman Sachs, TCMB'nin 23 Ağustos'ta repo penceresini yeniden açmasıyla gecelik referans faizde fiilen 300 baz puanlık düşüş yaşanmasının hem kendileri hem de piyasa açısından sürpriz olduğunu belirtti.
Merkez Bankası'nın bu adımı para politikasında gevşemenin başlangıcı olarak değil, operasyonel çerçevenin normalleşmesi olarak değerlendirdiğine dikkat çekildi.
REZERV KAYIPLARINDA HIZLANMA UYARISI
Goldman Sachs, çekirdek enflasyonun enerji fiyatlarındaki şok öncesindeki seyrine ancak geri dönebildiğini belirtti. Hanehalkının enflasyon beklentilerinde yeniden yükseliş görüldüğüne de işaret edildi.
Bankanın değerlendirmesinde, 300 baz puanlık fiili faiz düşüşünün ardından rezerv kayıplarının hızlanması önemli bir risk olarak öne çıktı.
Yurt dışı piyasalardaki fiyatlamaların Türk lirası üzerinde değer kaybı baskısına işaret ettiği kaydedildi.
YABANCI YATIRIMCILAR TAHVİL POZİSYONLARINI ARTIRMADI
Goldman Sachs, piyasalarda faiz indirimlerinin fiyatlanmasına rağmen yabancı yatırımcıların Türk tahvillerindeki pozisyonlarını kayda değer ölçüde artırmadığına dikkat çekti.
Banka, TCMB'nin son dönemdeki iletişiminde daha yumuşak bir yaklaşım görülmesine karşın ekim toplantısında faiz indiriminin finansal istikrar açısından risk yaratabileceğini değerlendirdi.
Goldman Sachs, faizlerin sabit tutulacağı yönündeki temel tahminini korurken bu öngörüye ilişkin belirsizliklerin de arttığını bildirdi.