Türkiye COP31 için Antalya'da 85 dünya liderini ağırlamaya hazırlanıyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, siyasi ve ekonomik krizlerin geçici olduğunu, asıl kalıcı tehlikenin iklim değişikliği olduğunu belirterek, Antalya'da düzenlenecek COP31'in detaylarını paylaştı.

ABONE OL
GİRİŞ 23.10.2026 14:35 GÜNCELLEME 23.10.2026 15:21 EKONOMİ
Türkiye COP31 için Antalya'da 85 dünya liderini ağırlamaya hazırlanıyor

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da Medya Kuruluşlarının Genel Yayın Yönetmenleri ile düzenlenen COP31 Buluşması'nda küresel iklim krizine ve Türkiye'nin zirve hazırlıklarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

 Dünyanın siyasi istikrarsızlıklar, çatışmalar ve ekonomik krizlerle sarsıldığı kırılgan bir dönemden geçtiğini belirten Bakan Kurum, "Şu anda hepimiz yaşanabilir bir dünyanın tükenişine maalesef şahitlik ediyoruz. Bugün dünya; siyasi istikrarsızlıkların derinleştiği, çatışmaların ve sıcak savaşların milyonları yerinden ettiği, ekonomik krizlerin ve barınma gibi temel insani sorunların tüm coğrafyaları sarstığı son derece kırılgan bir dönemden geçiyor." dedi. 

"ASIL BÜYÜK KRİZ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİDİR" 

Küresel konut krizleri, enerji darboğazları ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların liderlerin mesaisini anlık tehditleri söndürmeye mahkum ettiğini anlatan Kurum, bu çalkantıların geçici dalgalanmalar olduğuna dikkat çekerek, "Çünkü ekonomik krizler aşılacak. Siyasi istikrarsızlıklar yerini yeni dengelere bırakacaktır. Ancak asıl ve kalıcı olan; insanlığın ve doğanın geri dönüşü olmayan bir eşiğe doğru sürükleniyor olması. Asıl büyük kriz; iklim değişikliğiyle birlikte bu gezegenin artık üzerinde nefes alınamayacak, yaşanılamayacak bir yere dönüşme tehlikesidir." ifadelerini kullandı.
 
Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlandığını hatırlatan Kurum, Akdeniz Havzası'ndaki konumuyla iklim krizinin yıkıcı etkilerine maruz kalan Türkiye'nin, sahada kazandığı tecrübeyi ve geliştirdiği çözümleri bütün dünyayla paylaşacağını dile getirdi. 

TÜRKİYE'NİN NET SIFIR EMİSYON HEDEFİ 

Birleşmiş Milletler çatısı altında yürütülen küresel iklim görüşmelerinin en üst düzey buluşması olan COP zirvesi için yıllara dayanan güçlü bir hazırlık süreci yürüttüklerini kaydeden Kurum, şunları aktardı:
 
"Biliyorsunuz Paris Anlaşması'na taraf olduk. 2053 net sıfır emisyon hedefimizi tüm dünyaya ilan ettik. İklim Şûramızı gerçekleştirdik ve hemen ardından ortaya koymuş olduğumuz bu hedeflere yönelik de İklim Kanunumuzu çıkarmış olduk. Tabii şehirlerimizde, sanayimizde, enerji ve atık yönetiminde attığımız adımlarla bu hedefleri de destekleyecek bir altyapıya da kavuşmuş olduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonuyla çevreyi korurken kalkınmayı da güçlendirerek bu anlamda bu fırsattan en yüksek seviyede istifade etmek istiyoruz." 

50'DEN FAZLA ÜLKEYLE DOĞRUDAN TEMAS KURULDU 

COP31 başkanlığı sorumluluğunu üstlendikten sonra dünyayla yoğun bir görüşme trafiği yürüttüklerini ve 50'den fazla ülkeyle doğrudan ikili temas kurduklarını belirten Kurum, şeffaf ve uygulamaya dönük bir süreç yöneteceklerini tüm dünyaya ilan ettiklerini söyledi.
 
Tek bir günü bile boşa geçirmediklerini ve 196 ülke adına müzakere gruplarının beklentilerini dinlediklerini ifade eden Kurum, "Bir uygulama COP'u olsun istedik. Artık taahhütlerin değil, uygulamanın konuşulduğu, neticenin alındığı bir COP başkanlığı süreci yürüteceğimizi tüm dünyaya ilan ettik." diye konuştu.
 
Bakan Kurum, bu kapsamda Mart ayında Tokyo ve Bakü'de, Nisan ayında Antalya Diplomasi Forumu, Berlin'deki Petersberg İklim Diyaloğu ve Kore İklim Haftası'nda, Mayıs ayında ise Kopenhag İklim Bakanları Toplantısı'nda temaslarda bulunduklarını detaylandırdı. 8-9 Mayıs'ta Hatay'da dünyanın farklı ülkelerinden gelen temsilcileri ağırlayarak deprem bölgesindeki yeniden inşa tecrübesini anlattıklarını belirten Kurum, burada kabul edilen Hatay Bildirgesi ile şehirlerin güvenliği ve iklim uyumu konusunda uluslararası ortak çalışma çağrısını güçlendirdiklerini bildirdi.


 
Diplomatik temasların hız kesmeden devam ettiğini aktaran Kurum; Haziran'da Bonn'da, Londra İklim Eylem Haftası'nda, Temmuz'da İstanbul'daki D-8 Bakanlar Toplantısı'nda, Eylül'de İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi, Bakü İklim Haftası, Trabzon Mavi Diyaloğu ve New York İklim Haftası ile Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'nda Türkiye'nin hedeflerini ve projelerini paylaştıklarını kaydetti. 

"VAR OLUP YOK OLMA MESELESİ" 

Ekim ayında dünyanın öbür ucu olan Fiji'ye giderek Pasifik bölgesindeki ada ülkelerinin dramını yakından gördüklerini anlatan Kurum, çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Tabii oradaki dram daha farklı, oradaki beklentiler daha farklı. Yani oradaki beklenti, orada 1,5 derece hedefi şunu ifade ediyor insanlar için: Var olup yok olma meselesi. Yani 1,5 derecenin üzerindeki bir ısınmada oradaki ada ülkeleri maalesef ülkelerini, orada yaşayan insanlar topraklarını terk etmek zorunda kalacaklar. Dolayısıyla böylesi hassas bir süreci Pasifik'te, dünyanın öbür ucunda da gittik, gördük ve tüm dünyanın dikkatini de Pre-COP'ta Pasifik bölgesine çekmiş olduk." dedi. 

ANTALYA'DA 85 DEVLET BAŞKANI VE 3 BİN GAZETECİ AĞIRLANACAK 

Gelişmekte olan ülkelerin öncelikleri ile gelişmiş ülkelerin endişelerini dinleyerek Antalya'daki zirveye hazırlandıklarını belirten Kurum, 2016 yılında Expo'nun düzenlendiği 1 milyon 100 bin metrekarelik alanda devasa bir organizasyona imza atacaklarını açıkladı.
 
Ulaşım bağlantılarından güvenlik sistemlerine kadar her ayrıntının titizlikle çalışıldığını vurgulayan Kurum, alanın fiziki yapısına dair şu bilgileri verdi:
 
"Hazırlık planımızda 527 bin metrekarelik Mavi Bölgemiz var ve yine 582 bin metrekarelik Yeşil Bölge'de de etkinliklerimiz olacak. Çok kapsamlı bir çalışma ürettik. Mavi Bölge'de Birleşmiş Milletler'in resmi müzakereleri yürütülecek ve 11-12 Kasım'da Dünya Liderler Zirvesi de burada yapılacak. Şu ana kadar 85 hükümet ve devlet başkanı katılımını bildirdi. Uluslararası medyanın oldukça yoğun ilgisi var. Yaklaşık 3 bin gazeteci akredite oldu. Yeşil Bölge'de ise ne yapacağız? Ülkemizin aslında dünyaya açılan vitrini olacak Yeşil Bölge. Binlerce insanın iklim çözümlerini yakından takip ettiği, bilimle, sanatla, teknolojiyle buluşabileceği bir alan olacak ve burada üniversiteler, girişimciler, gençler ve sivil toplum kuruluşları aynı çatı altında bir araya gelecekler." 

"BİR KONFERANSIN ÇOK DAHA ÖTESİNDE" 

Mavi Bölge'de iklim finansmanı ele alınırken, Yeşil Bölge'de bilhassa gelişmekte olan ülkelerin bilime ve teknolojiye erişimi adına yeni projelerin tanıtılacağını belirten Kurum, COP31'in Türkiye için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti.
 
Süreci tüm sektörleriyle birlikte benimseyen bir ülke olarak COP başkanlığını yürüttüklerini dile getiren Kurum, "Şunu belirtmeliyim: COP31'i biz sadece bir zirve olarak görmüyoruz. Küresel görünürlük, diplomatik etki, uluslararası iş birlikleri, yatırım ve yeşil dönüşüm açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bu, bizim için gerçekten bir konferansın çok daha ötesinde o yüzden. COP31'in Türkiye'ye sağlayacağı kazanımları; finansman, yatırım, teknoloji, şehircilik, sanayi, istihdam ve uluslararası itibar boyutları olmak üzere bu fırsata liderlik eden ve önümüzdeki süreçte üretimini, istihdamını, sanayisini, teknolojisini bu konuya göre revize eden, yenileyen bir Türkiye olmak istiyoruz." dedi.
 

KAYNAK : Haber7
Ahmet Tevfik Yavuz Haber7.com - Muhabir

Editör Hakkında

22 Nisan 1986’da Karabük’te doğdu. İlköğretim ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladı. Anadolu Üniversitesi iktisat Fakültesi’nde Kamu Yönetimi okudu. Gazetecilik mesleğine 2021 yılında başladı. Çalışma hayatına Haber7.com bünyesindeki Gezelim.com seyahat sitesinde devam etmektedir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR