Sahi bu krizi nasıl fırsata çevrilebiliriz?

Dünyayı kasıp kavuran küresel krizle birlikte ortaya çıkan 'Krizi fırsata çevirme' fikri nasıl olur, neler yapmalıyız?

ABONE OL
GİRİŞ 12.02.2009 23:01 GÜNCELLEME 12.02.2009 23:01 EKONOMİ
Sahi bu krizi nasıl fırsata çevrilebiliriz?

İzzet Taşkıran’ın Haberi

 

İktisat alanında başarılı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Mustafa Acar, “Ekonomik krizi nasıl fırsata çevirebiliriz? sorusunun cevabını Moral FM’de yayınlanan Basında Bugün programında verdi.

 

Halen Kırıkkale Üniversitesi İktisadi ve İdari İlimler Fakültesi’nde hocalık görevini yürüten Doç. Dr. Acar, son yüzyılda dünyada meydana gelen ekonomik krizlerin sadece isim değiştirdiğini buna karşılık insanoğlunun da yapılan hatalardan ders almadığını ifade ederek şöyle devam etti:

 

“KRİZLERİN İSMİ DEĞİŞİRKEN İNSANOĞLUNUN VURDUMDUYMAZ TAVRI AYNI KALDI”

 

Ekonomik krizlerden çıkarılması gereken dersi çıkaramadığımızı net olarak söyleyebilirim. Bir şairin “tarih tekerrürden ibaret diyorlar, hiç ders alınsaydı tekerrür mü ederdi tarih…” dizeleri çok isabetli bir tespittir. İnsan hafızasının unutkanlık diye bir hastalığı var. Tecrübelerimiz bize şunu gösteriyor ki 16 yy. bu yana gelen krizler o kadar birbirine benziyor ve tekrar ediyor ki insanoğlu doğası gereği bunlardan ders almasını bilememiş ve hatalarını tekrar etmiştir. Bundan dolayı da bu tip sorunlar ortaya çıkmıştır. Krizler, Mortage, Petrol ve Dolar gibi isim değiştirse de insanoğlunun gösterdiği vurdumduymaz ve ders almaz davranış kalıbı devam etmiştir.”

 

Program sunucusu Gazeteci Oktay Mahşer’in “Herkes krizi fırsata çevirmekten bahsediyor. “Gerçekten de Türkiye adına böyle bir durum söz konusu olabilir mi?” şeklindeki sorusuna net cevap veren Doç. Dr. Mustafa Acar, “her ekonomik kriz aynı zamanda gerçekten bir fırsattır” sözünü şöyle açıkladı:

 

“Kriz, mevcut durumun birtakım anormallikler sebebiyle döndürülememesi sonucu bunun tersine döndürülmesi gereken bir haldir. Zaten bu ekonomik krizde şişmiş fiyat balonunu söndürdü, bazı büyük şirketleri küçülttü ve bazı hisse senetlerini değersiz hale getirdi. İşte bu noktada fırsatlar iyi değerlendirilebilirse küresel kriz rahatlıkla bazı ülkeleri yeni bir zenginleşme ve hızlı toparlanma yoluna sokabilir. Batının durmuş piyasalarından çıkan fonlar var. Oraya taze kaynağın gitmeme durumu söz konusudur. Dünyanın saygın ve güçlü olarak bilinen finans tepelerindeki kurumlar fena halde sarsılmış durumda. Örneğin 50 milyon Dolar yıllık gelire para demeyen CEO’ların imajı sarsılmış bir durumda...”

 

TÜRKİYE, KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEK İÇİN NELER YAPMALI?

 

Türkiye olarak buradan çıkan paraların yönelebileceği bir piyasa olabilirsek, atacağımızı sanayi hamlelerinin temelini daha çok enerjiyi ekonomik harcayan araçlara yönlendirip nükleer enerji alanına yatırım yapabilirsek bu krizi çok rahat bir şekilde fırsata çevirmek mümkündür.” diyerek ülkeyi yönetenlere bir yol haritası çizen Doç. Dr. Acar, Basında Bugün’deki sözlerini şöyle noktaladı.

 

“Fakat siyasi ve ekonomik istikrarı sağlayamazsak, kendi içimizdeki kavgaları sona erdiremezsek, Ergenekon gibi belalardan ve kamburlardan kendimizi kurtaramazsak o zaman uluslar arası yatırımcı gidebilecek bir ülke ararken bizi sığınabilecek bir liman olarak görmezler. Başka ülkelere para yatırır bizde bu fırsatı heba etmiş oluruz. Bunun olmaması için ülkede istikrar sağlaması ve iç barışın korunması son derece önemlidir. Bizim demokratik bir ülke olarak kalmamız gereklidir.”

 

“DÜNYAYI YÖNLENDİREN FİNANS KURULUŞLARI VE BANKALARIN HATALARINI ÖDÜYORUZ”

 

Büyük reyting kuruluşlarının, hazinenin ve bankalarının başında bulunan yöneticilerin yaptıkları hataların bedelini şirketlerin iflas etmesiyle işten çıkan kişilere ödetiyoruz. Bu şirketleri kurtarmak için vereceğimiz kaynağını vergi mükelleflerinin sırtından çıkarmaya gayret ediyoruz. Bu hiçte etik olmayan, ahlaki kurallarla bağdaştırması mümkün olmayan bir durumdur. Krizin çıkmasından en az sorumlu olan işinde gücünde olan insanlar daha yüksek vergi ödemek zorunda kalacaklar. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Dünya ekonomisine yön veren üç beş şirketin ve finans kuruluşunun yaptıkları hatalar nedeniyle bu hale geldik.”