Türkiye Futbol Federasyonu için ibra kararı!
Türkiye Futbol Federasyonu'nda Olağan Mali Genel Kurul gerçekleştirildi. Başkan ve Yönetim Kurulu'nun, 1 Haziran 2025-31 Mayıs 2026 dönemine ait faaliyetleri oy birliğiyle ibra edildi.
ABONE OLTürkiye Futbol Federasyonu Olağan Mali Genel Kurulu gerçekleştirildi. TFF Başkan ve Yönetim Kurulu'nun, 1 Haziran 2025-31 Mayıs 2026 dönemine ait faaliyetleri oy birliğiyle ibra edildi.
İBRAHİM HACIOSMANOĞLU'NUN SÖZLERİ
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, "Kararlarımızı kişilere göre değil, Türk futbolunun ortak menfaatlerine göre aldık. Bundan sonra da aynı anlayışla çalışmaya devam edeceğiz." dedi.
İbrahim Hacıosmanoğlu, Ankara JW Marriott Hotel'de düzenlenen TFF Olağan Mali Genel Kurulu'ndaki konuşmasında Türk futboluna emek veren tüm paydaşlara teşekkür ederek "Bugün burada yalnızca bir mali genel kurul gerçekleştirmiyoruz. Türk futbolunu yeniden Dünya Kupası sahnesine taşıyan büyük yürüyüşün muhasebesini yapıyor, geleceğin hedeflerini birlikte şekillendiriyoruz." ifadelerini kullandı.
Dünya Kupası'na 24 yıl sonra katılma hakkı kazanan ay-yıldızlı ekibin mücadelesi, inancı ve karakteriyle büyük gurur yaşattığını aktaran Hacıosmanoğlu, şöyle devam etti:
"Bu tarihi başarının mimarları teknik direktörümüz Vincenzo Montella ve futbolcularımıza, emeği geçen herkese milletimiz adına teşekkür ediyorum. Ancak Dünya Kupası'na katılmak bizim için sonuç değil, yeni bir başlangıçtır. Hedefimiz, yalnızca turnuvalarda yer almak değil, büyük organizasyonların kalıcı ve güçlü ülkelerinden biri olmaktır. Milli takımımız göreve geldiğimiz dönemde FIFA dünya sıralamasında 27. sıradayken bugün 22. sıraya yükselmiş durumdadır. Dünya Kupası'nın ardından tarihimizde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek olmamız da bu büyük yükselişin önemli göstergelerinden birisidir. Aynı gelişimi kadın futbolunda da görüyoruz. A Milli Kadın Takımımız bizim dönemimizde FIFA sıralamasında 69. basamaktayken bugün 49'unculuğa yükselmiştir. Tarihimizde ilk kez Dünya Kupası play-off'larını garantileyen Kadın Milli Takımımızı tebrik ediyorum. En büyük hedeflerimizden biri de Kadın Milli Takımımızı, Dünya Kupası sahnesinde görmek ve ülkemizi en üst seviyede temsil etmesini sağlamaktır."
Alt yaş kategorilerindeki milli takımların başarılarına da değinen Hacıosmanoğlu, "Sürdürülebilir başarı ancak güçlü futbol ekonomisiyle mümkündür. Bu anlayışla hareket ederek son bir yılda milli takımımızın sponsor ağını daha da genişlettik. Alanlarında lider 11 yeni markanın katılımıyla toplam sponsorluk sayımızı 32'ye çıkardık. Bu rakam Türkiye Futbol Federasyonu tarihindeki en yüksek sponsorluk sayısıdır. Gerçekleştirdiğimiz marka işbirlikleriyle yaklaşık 1.7 milyar liralık ekonomik değer oluşturduk. Ayrıca ilk kez 2. ve 3. lig müsabakalarının yayın anlaşmalarını gerçekleştirerek futbolumuzun görünürlüğünü ve ekonomik değerini artırdık." diye konuştu.
YENİ HEDEF DÜNYA KUPASI EV SAHİPLİĞİ
Türk futbolunun yalnızca sahada değil uluslararası alanda da güçlü temsil edilmesi için yoğun çalışmalar yürüttüklerini anlatan Hacıosmanoğlu, "Bugün, FIFA ve UEFA'nın çeşitli kurullarında daha etkin temsil edilen bir Türkiye var. UEFA'nın Londra ve Brüksel'den sonra 3. temsilciliğinin İstanbul'da açılması bu vizyonun en somut sonuçlarından biridir. FIFA'nın da İstanbul temsilciliğinin açılması noktasında çalışmalarımız devam ediyor. Değerli dostum Infantino'nun İstanbul ziyaretlerinde başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili makamlarla yer tahsisi konusu görüşmelerini gerçekleştirdik. En kısa süre içerisinde FIFA'nın temsilciliğinin de İstanbul'da açılışını gerçekleştireceğiz." bilgilerini verdi.
Tüpraş Stadı'nın mayıs ayında UEFA Avrupa Ligi finaline ev sahipliği yaptığını hatırlatan Hacıosmanoğlu, "2027 Konferans Ligi finali ve 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası ile önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağız. 2032 Avrupa Şampiyonası'nı düzenleyecek bir ülke olarak en büyük hedeflerimizden biri de Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmaktır. Bu vizyon kapsamında çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz." dedi.
'HAKEMLERİN DEĞİL FUTBOLUN KONUŞULMASINI İSTİYORUZ'
Kalıcı başarıda altyapının önemine işaret eden Hacıosmanoğlu, "Göreve geldiğimizde gelişim liglerinde 99 profesyonel kulüp ve yaklaşık 8 bin lisanslı oyuncu bulunuyordu. Bugün ise bu sayıyı 247 kulüp ve 18 bin lisanslı oyuncuya çıkardık. Yıllık maç sayısını 5 binden 16 bin 500'e yükselttik. Hedefimiz önümüzdeki dönemde 300 kulüp ve 25 bin lisanslı oyuncuya ulaşmaktır. Bu rakamlar yalnızca büyümeyi değil, Türk futbolunun oyuncu üretim kapasitesinin büyük dönüşümünü ifade etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
"Hakemlerin değil futbolun konuşulduğu bir iklim oluşturmak istiyoruz." diyen Hacıosmanoğlu, "Bu nedenle hakem eğitimine, gelişimine ve kurumsal yapısına özel önem veriyoruz. Genç hakemlerimizi destekliyoruz. Kadın hakemlerimizin daha fazla sorumluluk üstlenmesini teşvik ediyoruz. 22 yıl aradan sonra bir kadın hakemimizin Süper Lig'de görev alması anlayışımızın bir sonucudur. Arzumuz kadın hakemlerimizin, Türk futbolunun her seviyesinde daha görünür ve daha etkin rol üstlenmesidir." ifadelerini kullandı.
'HAKLININ YANINDAYIZ'
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, konuşmasının son bölümünde "Güçlünün değil haklının yanında olduklarını" vurgulayarak, şunları kaydetti:
"İki yıl önce Türk futbolunun yönetimini bizlere emanet ettiniz. Bu emaneti her zaman büyük bir sorumluluk ve vicdanla taşıdık. Kararlarımızı kişilere göre değil, Türk futbolunun ortak menfaatlerine göre aldık. Bundan sonra da aynı anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Şunu herkesin bilmesini isterim ki bizler varlık sebebini makamlarına borçlu olanlardan değiliz. Biz güçlünün değil, her zaman haklının yanındayız. Bizim, kendilerini büyük görenlerle iyi geçinerek bu koltuklarda daha uzun kalma gibi bir derdimiz asla olmamıştır, olmayacaktır. Biz koltukları işgal etmeye değil, inşa etmeye geldik. Bizler makamların değil, Türk futbolunun hizmetkarıyız. Bizim için her kulübün alın teri ve emeği kutsaldır. Bu kutsalı korumak asli görevimizdir. Futbol ailesinin her kulübü ve başkanı bizim nezdimizde eşit ve aynı değere sahiptir. Yaklaşımımız her zaman bu yönde olmuştur, bu yönde de olmaya devam edecektir. Şunun altını tekrar çizmek istiyorum ki Türk futbolunun geleceğini ve marka değerini 'hep bana' diyerek değil, ortak akılla ve bir araya gelerek inşa edebiliriz. Sözlerime son verirken başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak'a, sponsorlarımıza, yayıncı kuruluşlarımıza, kulüplerimize, sporcularımıza, teknik ekiplerimize ve futbol ailesinin tüm fertlerine teşekkür ediyorum."