Camide içki tartışılırken gözden kaçırılan plan

Gezi Olayları sonrası Dolmabahçe'deki "Bezmi Alem Camii'nde içki" konusunu tartışılıyor. Ayakkabı ile girilen camide 100 kişiden 30'unun doktor olması, çok sayıda sağlık gereçleri ve Reuters ve DHA'nın orada bulunmasına dikkat çeken Star'dan Ahmet Kekeç Caminin üs yapıldığını iddia ediyor.

ABONE OL
GİRİŞ 28.06.2013 09:50 GÜNCELLEME 28.06.2013 22:42 GÜNCEL
Camide içki tartışılırken gözden kaçırılan plan

Hakan GÖKSEL'in haberi

Gezi Parkı olayları sonrası kamuoyu iki konuyu tartışıyor. Biri Kabataş'ta başörtülü kadına yapılan saldırı diğeri de camide içki tartışması. Kabataş'taki olay hassas bir konu olduğundan basın da camide içki tartışmasına kilitlenmiş durumda.

Dolmabahçe'deki Bezmi Alem Camii'nde  Hürriyet ve Radikal gibi gazeteler içki içilmediğini iddia ediyor. İddialarına dayanak olarak da müezzinin ifadesini gösteriyorlar… "Camide içki içildi"  tartışmalarının ilk ortaya atıldığı dönemde caminin müezzini  "içki içildiğini görmedim" diye açıklama yapmıştı.  Yeni Şafak yazarı aynı zamanda eski Ak Parti milletvekili Süleyman Gündüz bu ifadeleri gündeme taşımıştı.

Başbakan Erdoğan konuyla ilgili olarak camide içki içildiğini iddia ediyor. Müezzin ifadesine rağmen Erdoğan'ın camide içki içildiği iddiası elinde görüntü olduğuna yorumlanıyor.

Star'dan Ahmet Kekeç bugünkü köşesinde ilginç bir konuya dikkat çekiyor.  Kekeç "Öyle bir mesele var ki camide içki içilip içilmediği tali mesele kalır" diyor.

Camide içki tartışmasının ilk gündeme geldiği dönemde iki ajans görüntüleri servis etmeye başlıyor. Ajanslardan biri Reuters bir diğeri de Doğan Haber Ajansı.  

Görüntülerde camide 100 kişiye yakın bir kalabalık var. Bir kısmı yaralılarla ilgileniyor, bir kısmı bağdaş kurmuş sohbet ediyor. Elinde sigara ile gezinen de var minberde dolaşan da, hatta aralarında uyuyanların bile olduğu iddia ediliyor.

Camide içki içilmediği iddiasının savunanlardan Hürriyet yazarı Mehmet Yakup Yılmaz. Yılmaz "İnsanın birazcık aklını kullanması, bu iddianın nasıl palavra olduğunu ve o ezik teneke kutunun oraya sırf provokasyon için konduğunu bulmasına yeterdi oysa. Ağır gaz saldırısına maruz kalmış, yaralanmış insanlar can havliyle camiye sığınırlarken yanlarında bir de âlem yapmak için bira mı getireceklerdi" deyip, iki olaya dikkat çekiyor.

Yılmaz'a göre "Ezik kutular camiye provokasyon için konuldu ve can havliyle kaçan insanlar camide alem düşünmezler!"

Yılmaz'ın iddialarını köşesine taşıyan Kekeç ise ilginç birkaç konuya dikkat çekiyor. Kekeç "Kutunun oraya provokasyon için konulduğunu iddia eden Yılmaz'ın elinde kanıtı mı var" diye soruyor. Diğer sorusu da görüntülerle ilgili, saatlerce camide bulunan eylemcilerin uyumaya, bağdaş kurup sohbet etmeye, zamanı varken ayakkabıları çıkarmaya neden zamanı olmadığını sorguluyor.

Dikkat çekilen üç konu var ki her biri zihinlerdeki soru işaretlerini artırıyor.  Kekeç'in  iddiasına göre camide bulunan 100 kişiden neredeyse 30'u beyaz önlüklü.  "70 eylemciye 30 doktor nereden çıktı" diye soran Kekeç sırtında ‘Haç' işareti olan beyaz önlüklünün kimi temsil ettiğini de soruyor.

Kekeç'in bir diğer dikkat çektiği konu da sağlık malzemeleri ile ilgili. Kekeç o kadar serum, tendirdiyot şişesi, kilolarca sargı bezi ve sağlık gereçlerinin nereden geldiğini de sorguluyor.

Camideki beyaz önlüklülerin tıp öğrencisi olduğu iddiaları Kekeç'i tatmin etmiyor olmalı ki "hepsi önlükle mi , sargı beziyle mi geziyor" diye sormayı ihmal etmiyor. Camideki sağlık malzemelerin  "muhtemel tedaviler" için tutulduğunu tatmin edici bulmayan Kekeç "bu kadar yaralı olacağını nereden biliyorlardı?" diye soruyor.

Kekeç'e göre cami sağlık merkezi olarak kurgulanmış, camiden dünyaya yayın yapmak için ise Reuters ve DHA'nın kameraları "film seti" için orada bulunuyor.  Eylemcilerden bazılarının Reuters kameralarına "10 gündür buradayız" ve "Kimyasal silahlarla saldırıya uğradık" demesi yayınlanan görüntülerde dikkat çekmişti.

"Camide içki içildi mi içilmedi mi" tartışmalarının asıl hazırlığın gözden kaçırılmasına neden olduğuna dikkat çeken Kekeç'e göre "Camideki görüntüler, ortada ciddi bir hazırlığın (işin içinde yabancıların da bulunduğu mide bulandırıcı bir organizasyonun) bulunduğunu gösteriyor."

Sağlık merkezi olarak tasarlanmış caminin, eylemciler tarafından düşürülmek istenen Başbakanlık Ofisi'nin hemen yanında olması da Kekeç'e göre işi daha da derinleştiriyor.

Kekeç'in son derece ciddi iddialarının doğruluğunu zaman gösterecek.

 

hakan.goksel@haber7.com
twitter.com/hakan_goksel
Facebook: Hakan Göksel Ekonomi Editörü