Bahtiyar Paşa'yı şehit eden Kanas yakılmış

1993 yılında dönemin Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın Lice'de şehit edilmesi ve 14 vatandaşın öldürülmesiyle ilgili iddianamede ilginç ayrıntılar yer alıyor.

ABONE OL
GİRİŞ 24.10.2013 14:07 GÜNCELLEME 24.10.2013 14:07 GÜNCEL
Bahtiyar Paşa'yı şehit eden Kanas yakılmış

İsmail Avcı'nın haberi

Aydın'ın vurulduğu belirtilen Kanas türü silahın, komando bölüğünün kuzeyinde yapılan arazi aramalarında bulunduğu ve tutanak altına alındığı belirtiliyor. Dönemin Lice Emniyet Amiri Mustafa Öztan, sanık emekli Albay Eşref Hatipoğlu'nun olaydan sonra düzenlediği basın toplantısında yanmış ve paslanmış bir Kanas'ı göstererek Aydın'ın bu silahla şehit edildiğini söylediğini belirtiyor.

Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın şehit edildiği olaylara ilişkin soruşturma zamanaşımına bir gün kala tamamlandı. Diyarbakır'daki faili meçhul cinayetleri araştıran savcı tarafından hazırlanan iddianamede, dönemin Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Eşref Hatipoğlu ile Üsteğmen Tünay Yanardağ hakkında, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis ve 24 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede Bahtiyar Aydın'ın şehit edildiği günkü olayla ilgili hazırlanan ve 6 rütbeli askerin imzaladığı tutanakta, devriye görevinde bulunan polis aracının Lice çıkışında teröristlerce tarandığı ve zırhlı araçlara ateş açıldığı belirtiliyor. Ancak dönemin Lice kaymakamı ile müdür ve polislerin ifadesinden böyle bir saldırının olmadığı anlaşılıyor. Dönemin emniyet amiri Mustafa Öztan ise şunları anlatıyor: "Eşref albay suçta kullanılan (Bahtiyar Aydın'ın öldürülmesi) Kanas silahın daha sonra yakıldığını söylemişti, yanmış ve paslı silah göstermişti. Kaymakam bey ile de konuşmuştuk. 'Bahtiyar Paşa komando bölüğünün bahçesindeyken dağdan ateş edilip de nasıl öldürülür? Akşama kadar çatışma olur da hiçbir PKK'lı nasıl ele geçirilemez' diye bu durumu garip karşılamıştık."

Olay günü Lice Emniyet Amirliği'nde bekçi olan Abdullah Pervane ise ifadesinde şunları söylüyor: "Jandarmaya ait bir BTR'den polis lojmanlarına ve adliye binasına ateş edildiğini gördüm, hatta o zaman bazı polis tepki gösterdi. Olay günü ben hiçbir terörist görmedim." İddianamede yaralı askerlerin ifadelerinin ve adli muayene raporlarının alınmamasının büyük bir çelişki olduğu belirtilirken, "Sokağa çıkma yasağı ve aramaların 3 gün sürmesine rağmen hasar gören binaların nasıl hasar gördükleriyle ilgili ayrıntılı tespit yapılmamıştır. Hangi birliklerin çatışmaya kaç askerle katıldığı belirtilmemiştir." deniliyor. Olaydan sonra Eşref Dekman isimli vatandaşa ait yanan evde bulunan Kaleşnikof tüfeğin PKK'ya ait olduğu şeklinde tutanak tutulduğu ancak vatandaşın tüfeğin ruhsatını DGM savcılığına ibraz ettiği vurgulanıyor. Eşini kaybeden öğretmen Nurhayat Soyer ise ilk ateşin zırhlı bir araçtan açıldığını belirtti. Çarşıda eşiyle birlikteyken kendilerine doğru ateş edildiğini, eşinin vurulduğunu anlatan Soyer, o gün herhangi bir terörist görmediğini dile getirdi.

KAYNAK : ZAMAN