Aygan: 6 Ülkücüyü öldürdüm

Musa Anter'in öldürüldüğü gece yanında bulunan akrabası Yazar Orhan Miroğlu, cinayetin faillerinden Abdülkadir Aygan'ın Hürriyet'te dün yer alan ifadelerini doğruladı ve şunları söyledi:

ABONE OL
GİRİŞ 23.01.2006 08:18 GÜNCELLEME 23.01.2006 08:18 GÜNCEL
Aygan: 6 Ülkücüyü öldürdüm

Musa Anter'in öldürüldüğü gece yanında bulunan ve 4 kurşunla vurulduğu halde şans eseri kurtarılan akrabası Yazar Orhan Miroğlu, cinayetin faillerinden Abdülkadir Aygan'ın Hürriyet'te dün yer alan ifadelerini doğruladı ve şunları söyledi:

İSTANBUL'DA ÖLDÜRECEKLERDİ

Musa Anter Diyarbakır'a gelmeden bir hafta önce tehditler alıyormuş. Öldürülmek konusunda çok tedirgindi. Dragos'taki evine olaydan iki hafta önce bazı kişiler geliyor ve bir tanıdığının ismini vererek kapıyı açtırmak istiyorlar. Ancak Musa Anter ikna olmayarak gelen kişilere kapıyı açmıyor. Diyarbakır'daki Kültür Festivali'nde kitap imzalamak için davetliydi. İmza gününden sonra o gün evimize davet ettim. Musa Anter de 'Tamam gelirim yemek yeriz olmazsa bu gece (20 Eylül 1992 Pazar) sizde kalırım sabah havaalanına sen götürürsün' dedi. Ben 20 Eylül 1992 Pazar günü Musa Anter'in kaldığı Demir Otele akşam üzeri gittim. Bu sırada Hamit(Abdülkadir Aygan'ın iddiasına göre olaydaki tetikçi) geldi. Üzerinde kot pantolon ayağında mekap beyaz ayakkabılar vardı. Musa Anter ile odasında görüştüler. Daha sonra Musa Anter aşağıya resepsiyona Hamit'le birlikte geldi. Bir yere gideceğimizi söyleyerek araç bulmamı istedi.

PKK İLE ARABULUCULUK

Otelde kalan ve geceleri taksicilik yapan TEK'te memur biri olduğunu söylediler. Onu kaldırdık ve ben şoförün yanına oturdum, Musa Anter'le Hamit'te arka koltuğa oturdular. Ben nereye gittiğimizi sordum. Musa Anter de 'Bunlar PKK'den ayrılan ve itirafçı olan bir grup, şimdi tekrar PKK ile temas kurmak istiyorlar' dedi. Aramızdaki konuşmalar hep kürtçe yapılıyordu. Sonra hep birlikte araçla bilinmeyen bir yöne gidiyorduk. Epeyce gittik Diyarbakır dışına çıktık. Ben bir tuhaflık sezdim nereye gittiğimizi sordum. 'Ergani yolunda ne işimiz var' dedim. Hamit 'burası Silvan yolu değil mi?' diye sordu. Ben de 'Hayır' dedim. Bu kez aracı çevirdi ve Diyarbakır'da Silvan yolu üzerinde bulunan Peşmerge konutlarının olduğu mahalleye geldik. 36. Sokak'ta arabayı durdurdu. Şoföre parasını Musa Anter vererek gönderdi ve bana 'buluşma yapacağımız ev burada' dedi.

ANTER'E KURŞUN YAĞDIRDI

Bu sırada Hamit bizden 20-30 metre kadar ileriden yürüyordu. Bir anda tabancasını çıkararak üzerimize doğru ateş açmaya başladı. Musa Anter başından ve boynundan vuruldu. Hemen olay yerinde yaşamını yitirdi. Hamit bu kez silahını bana doğru çevirdi ve ateş etmeye başladı. Ben de yaralandım. Yere düştüm, yanıma geldi ve bir kez de sırtıma ateş ettikten sonra olay yerinden kaçtı. Ben 10-15 dakika kadar yardım çağırdım ama kimse dışarı çıkamadı. Bir süre sonra karakol polisleri gelerek beni hastaneye götürdü. Eğer Hamit, yanlışlıkla Ergani yolu değil de Yeşil'in beklediği Silvan yoluna gitseydi zaman kaybetmeyecekti. Yeşil'in beklediği yere zamanında varacaktık ve orada hepimiz öldürülecektik. Bir zamanlama hatası nedeniyle hem şoför hem de benim hayatım kurtuldu.


 6 ülkücü öldürdüm

Musa Anter'in öldürülmesinde büyük rol oynayan Abdülkadir Aygan, röportajda kendini şöyle anlatıyor:

'1958'de Urfa'nın Suruç İlçesi'nin Uzunhıdır Köyü'nde doğdum. Adana Motor Meslek Lisesi'ndeyken Akdeniz bölge atletizm takımına girdim. Bir sürü madalya almıştım. CHP sempatizanıydım. 'Karaoğlan Geliyor' afişleri asarken ülkücüler ateş etti, sırtımdan ve sağ böbreğimin üzerinden yaralandım.

ÖCALAN'LA AKRABA

Adana'da hastanede yatarken akrabamız olan Abdullah Öcalan, ziyarete gelmişti. Öcalan'la dedelerimiz amca çocuğudur.

1977'de PKK'lılarla tanıştım ve örgüte katıldım. Silahlı çatışmalara katıldım. Okulu bırakıp örgüt için çalışmaya başladım. 1980'de yakalandım. 1.5 yıl hapis yatıp çıktım. 1982'de Kıbrıs'ta askerlik yaparken Türkiye'de yakalanan PKK'lıların çözüldüğü, ülkücülerin de aleyhime ifade verdiklerini öğrendim. İş kötüye gidiyordu. Korkmaya başladım. 12 Eylül'den önce girdiğim silahlı çatışmalarda altı ülkücüyü öldürmüştüm.

RUMLARA SIĞINDI

Kıbrıs'ta askerlik yaparken bunları duyunca üniformam ve silahımla Rum kesimine iltica ettim. Oradan önce Yunanistan, ardından Viyana ve Almanya'ya gittim. Sonunda Lübnan'da PKK'ya katıldım, kamplarda eğitim gördüm.'


Babamın tetikçisi Şırnak'ta korucu

Yazar Musa Anter'in kızı Rahşan Anter, babasının katillerinin yargı önüne çıkarılması için Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nı harekete geçmeye çağırdı.

Hürriyet Gazetesi'nde yayımlanan 'Meçhul Faille Yüzleşme' başlıklı haberin ardından yüzlerce mesaj aldığını söyleyen Anter, haberi, davanın yeniden görülmesi açısından umutlu bir gelişme olarak değerlendirdi. Rahşan Anter şöyle konuştu: '1992'den bu yana, babamın katillerinin nerede olduğu biliniyor. Bu kişiler babamdan sonra da işlerine devam ettiler, birçok kişinin kanına girdiler, işkence yaptılar. Babamı başından kurşunlayan tetikçi Şırnaklı Hamit'in halen Şırnak'ta korucu olarak çalıştığı biliniyor. Diğer katil İsveç'te. Çetebaşı Yeşil'in de nerede olduğunun bilindiğini tahmin ediyorum. Bunların hepsinin bir an önce bulunup yargı önüne çıkarılması lazım. Türkiye'ye ak bir gündemle geldiğini söyleyen hükümetin harekete geçip, karanlık odakları kesin ve net olarak belirlemesi lazım. Bu katilleri yargı önüne çıkarmadığı sürece hiç kimsenin vicdanı rahat olmamalı.'


PKK içi hesaplaşma

İsmet Sezgin (DYP-SHP Koalisyon Hükümeti'nde İçişleri Bakanı): O zamana kadar da, o dönemlerde de PKK'nın iç bünyesinde fikir ayrılıklarından ve diğer bazı nedenlerle kopmalar ayrılmalar vardı. Örgütte iç çekişmeler mevcuttu. O zaman Diyarbakır'daki ilgililerle toplantı yaptık. Bu olayı görüştük. Musa Anter olayının PKK'nın kendi çekişmesinden kaynaklanan bir olay olduğunu ifade ettiler. Bir takım incelemeler yapıldı bunun böyle olduğu da sonra görüldü. Bunun PKK ile görüş ayrılığına düşen grupların işi olduğuna inanıyorum. O günkü görüşümüzün ne kadar doğru olduğunu bugünkü itiraflardan da anlıyoruz.