Masonlar 'ahlak' kavgasına tutuştu

Dünyanın gizemli örgütlerinden masonlar Türkiye’de ahlak kavgasına tutuşurken, kamuoyunun merakla beklediği masonların davası başladı. İşte duruşmadan ilginç notlar:

ABONE OL
GİRİŞ 21.06.2006 09:45 GÜNCELLEME 21.06.2006 09:45 GÜNCEL
Masonlar 'ahlak' kavgasına tutuştu

Ahmet Dönmez'in haberi


Mahkemeye dilekçe veren Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası Derneği Başkanı Mustafa Asım Akin, eski yönetimi suçladı. Akin’in iddialarına göre eski başkan Paşakay evinde verdiği yemeklerin parasını ve birçok şahsi masrafını bile derneğe ödetmiş.

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği’nin görevdeki idarecileri eski yöneticilerini ‘etik davranmamakla’ suçlarken, hedefteki isimlerden Prof. Dr. Ali Sait Sevgener, iddialara aynı sertlikte karşılık verdi: “Dava açmamam için bana ahlaksız tekliflerde bulunuldu.”

Kamuoyunun merakla beklediği masonların davası dün başladı. Eski Büyük Üstad Kaya Paşakay, eski Genel Sekreter Koray Darga ve eski genel sayman Prof. Dr. Ali Sait Sevgener’in yolsuzluk gerekçesiyle ihraç edilmesinin ardından Sevgener, yargıya başvurmuştu. İhraç kararını veren yeni Büyük Üstad Mustafa Asım Ak’in aleyhine açılan 10 bin YTL’lik manevi tazminat davası Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Avukatların katıldığı ilk duruşmaya, Ak’in’in avukatları tarafından daha önce mahkemeye sunulan savunma dilekçesi damgasını vurdu. Savunmanın felsefesini ortaya koyması bakımından önemli bulunan dilekçe, tamamen masonik bir savunma metni olarak dikkat çekti. Dilekçede, masonik ahlak prensipleri üzerinde durulurken, ihraç edilen 3 eski yöneticiye ağır suçlamalarda bulunuluyor. Dilekçede, “Davacının etik olmayan bu davranışlarını ve usulsüzlüklerini daha fazla devam ettirip derneğe ve masonluğa daha fazla zarar vermesini engellemek amacıyla masonik deyişle harici âleme iade edilmiştir.” denildi. Ak’in göreve geldiğinde kabul edilemez ciddi usulsüzlükler tespit edildiği öne sürülürken, locanın personel maaşlarını bile ödeyemez duruma geldiği kaydedildi. Yolsuzluk iddialarının sıralandığı dilekçede, “Büyük Üstad, yapması gerekeni yaptı.” denildi.

Dilekçe, Ak’in’in avukatları Ömer Köker ve Ferda Çelebi tarafından kaleme alındı. Paşakay’dan sonra görevi devralan Asım Ak’in yönetiminin, Sevgener’den mali hesaplara ilişkin belgeleri güçlükle aldığı anlatıldı. Alınamayan bilgiler için de ‘mali araştırma komitesi’ kurulduğu ve araştırma sonucu, büyük locanın neredeyse personel maaşlarını bile ödeyemez duruma geldiği belirtildi. “Yapılan ilk tespitlerde kabul edilemeyecek ciddi usulsüzlüklerin bulunduğu ortaya çıkmıştır.” ifadelerine yer verilen dilekçede, şu görüşlere temas edildi: “Bu tespitleri bağımsız ve uzman deneticiler de doğrulayınca araştırmanın selameti bakımından loca ana tüzüğünün ilgili maddelerine göre 3 üye masonik tabirle ‘harici âleme iade edilmiştir (tedbiren toplantılara katılması yasaklanmıştır.)’ Duruma İçişleri Bakanlığı Dernekler Masası da el koymuş olup 3 Mayıs 2006’dan itibaren biri mülkiye başmüfettişi, ikisi dernekler denetçisi üç kişilik ekip tarafından tahkikat yapılmaktadır.”

“Savunmanın daha iyi ortaya konulabilmesi için masonluğun temel prensiplerinden davamızı ilgilendirdiği kadarıyla söz etmek istiyoruz.” diyen avukatlar, masonluktaki ahlakî prensiplere vurgu yaptı. Masonluğun ahlak sağlamlığını şart koştuğu vurgulanarak, yazıda geçen ‘ahlak, namus ve şeref’ kelimelerinin altı çizildi. Bu nedenle masonların ahlaka aykırı her türlü davranışa beklenenden fazla tepki gösterdiği ifade edildi. Davacı Ali Sait Sevgener, Darga ve Paşakay’ın, göreve geldikleri dönemden itibaren yönetim kurulunun diğer üyelerini yapılan işlemlerin dışında tuttuğu ve 14 bin üyeli locayı 3 kişilik çekirdek bir kadronun yönettiği ileri sürüldü.

Giderlere ‘temsil’ kılıfı

Dilekçede, davacı Sevgener’in sorumlu olduğu öne sürülen usulsüz işlemler de madde madde sıralandı. Buna göre bütçe harcamaları için genel kurul yetki vermemesine rağmen yetki aşımı yapıldığı, 4 milyon 630 bin 293 YTL harcama yetkisinin, 1 milyon 34 bin 358 lira aşıldığı tespit edildi. Bu gider fazlasının dörtte üçlük bölümünün ‘temsil, ağırlama, yurtiçi ve yurtdışı temsil, hediye ve yayın gibi yönetim giderlerinden kaynaklandığı’ bildirildi. Harcamaların diğer yönetim kurulu üyelerinin bilgisi dışında Ali Sait Sevgener ve eski genel sekreterin imzaları ile gerçekleştiği hatırlatıldı.

Ayrıca yetkisiz olarak alınan banka kredilerinin kayıtlara geçirilmediği iddia edildi. Yönetime izin verilmeden Sevgener ve eski genel sekreterin imzaları ile toplam 650 bin YTL kredi alındığı, bu kredilerin kanuni defter ve belgelere işlenmediği öne sürüldü. Daha sonra yine 150 bin YTL’lik bir kredi daha kullanıldığı anlatıldı. Bu usulsüz kredi işlemleri sebebiyle derneğin yaklaşık 6 bin 500 YTL zarara uğratıldığı ileri sürüldü. Zeytinyağı, benzin, oto tamiri, Paşakay’ın özel otomobilinin lastik alım bedeli, kasko sigorta bedeli, araç muayene harcı, şahsi kredi kartı borcunun ödenmesi ve Paşakay’ın şahsi silahı ile ruhsat harcının derneğe ödetilmesiyle ilgili usulsüzlük tespit edildiği kaydedildi. Sağlık, bağış ve hediye giderlerinde de usulsüzlükten söz edilen dilekçede, yönetim kurulu kararı bulunmadan 70 bin YTL’lik harcama yapıldığı öne sürüldü. Ayrıca ihalelere de fesat karıştırıldığı iddia edildi.

’Dava için ahlaksız teklif aldım’

Prof. Dr. Ali Sait Sevgener, kendisine yöneltilen ‘ahlaksızlık’ iddialarıyla ilgili kararı mahkemelerin vereceğini söyledi. Kendisine iftira atıldığını savunan Sevgener, “Bunlar haddini aşan ifadelerdir ve iftiradır. Hepsine Türk yargısı huzurunda tek tek cevap vereceğim. Yaptığımız bütün işlemler kurul kararlarına uygun ve onların bilgisi dahilindedir. Yüreğinde o cesareti gösteren zaten dava açmaz. Ahlaksızlıkla suçlanıyorum, ahlaksız insan içine kapanır ve kendisine yapılan teklifleri kabul ederek susar. Bu tekliflerin ne olduğunu zamanla öğreneceksiniz, şimdilik bu kadarını söyleyeyim. Hesabını veremeyeceğim hiçbir şey yapmadım. Bu kadar bağıra bağıra ortaya çıkan bir insan elbette kendine güveniyordur.” ifadelerini kullandı. Sevgener, zeytinyağı alımıyla ilgili suçlamayı değerlendirirken de, “Zorda kalan bir kardeşime yapılan bir yardımın sonucudur. Dünyanın neresinde görülmüş idari olarak 3 kişinin 16 trilyona hükmettiği.” diye konuştu.