Hainlikleri bitmiyor! 'Hakkını verip öldürün'

Sabiha Gökçen'i işgal davası gerekçeli kararı: Gülen'in 2016’daki konuşmasında siyasi iktidarı ‘düşman’ olarak gösterdi, ‘Kılıcın hakkını verip düşmanı öldürün’ diyerek emri verdi.

ABONE OL
GİRİŞ 25.12.2017 08:42 GÜNCELLEME 25.12.2017 08:45 GÜNCEL
Hainlikleri bitmiyor! 'Hakkını verip öldürün'

Sabiha Gökçen Havalimanı'nı işgal etmeye kalkan darbecilere ilişkin kararın gerekçesi açıklandı. Gerekçeli kararda, Gülen'in 5 Şubat 2016'daki konuşmasında siyasi iktidarı 'düşman' olarak niteleyip, örgütün emrindeki askerlere "düşmanı öldürmelerini" emrettiği anlatıldı. 

 

 

28 tutuklu askerin yargılandığı davada, 8 rütbeli asker sanığa ağırlaştırılmış müebbet verilmiş, 20 sanığa ise aynı suçtan ayrı ayrı müebbet hapis cezasına hükmedilmişti. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi, 132 sayfalık gerekçeli kararında, darbe talimatının örgüt lideri Fetullah Gülen tarafından nasıl verildiğine ilişkin yeni bulgulara yer verdi.

İSTİHBARAT SERVİSİ

FETÖ'nün istihbarat toplama faaliyetleri de ele alınan kararda, "Örgütün istihbarat servislerince uygulanan 'İstihbarata Karşı Koyma (İKK)' olarak adlandırılan koruyucu güvenlik tedbirlerini uygulaması, kamu kurum ve kuruluşlarına sızan örgüt üyelerinin, istihbarat literatüründe espiyonaj (ülkenin hükümetlerine, sivil ve asker bürokrasisine, stratejik kuruluşlarına ve diğer hedeflere sızan ajanların kapalı kaynaklardan temin ettikleri gizli bilgileri derleyerek bağlı oldukları örgüte aktarma faaliyeti) ve kontrespiyonaj (kamu kurum ve kuruluşlarına sızan ajanların karşıdaki gücü aldatmak amacıyla yanlış bilgi verme ve dezenformasyon faaliyetleri yürütme) olarak tanımlanan teknikleri kullanmaları, örgütün bir dini cemaat olmayıp bir istihbarat servisi olduğunun açık kanıtıdır" denildi

'KILICIN HAKKINI VERİN' DEMİŞ

Kararda, Gülen'in 5 Şubat 2016'daki konuşmasına dikkat çekildi. Örgüt liderinin 'düşmanı yenme duası' olarak bilinen duayı okuduğu, konuşma bütünündeki düşman tanımlaması ile örgüte karşı yürütülen mücadeleye öncülük eden siyasal iktidarı kastettiği vurgulandı.

Gülen'in konuşmasında, örgüt üyelerinin tutuklanmalarına gönderme yaparak "hürriyetlerine dönük saldırılar karşısında düşmanla savaşılabileceğini, düşmanın öldürülebileceğini, düşmanla karşılaşıldığında mutlaka kılıcın hakkını vermek gerektiği" şeklindeki ifadelerine işaret edildi. Kılıcın TSK'nın temel simgelerinden biri olduğu belirtilen kararda, Harp Okulu'ndan mezun örgüt üyelerine Gülen'in huzurunda kılıç kuşanma merasimi yapıldığı da hatırlatıldı.

Konuşmadaki "Öyleyse şimdiden tavrınızı ona göre ayarlamalısınız" sözleriyle de Gülen'in ileride gerçekleştirilecek bir darbe girişimine hazır olmaları yönünde subliminal mesaj verdiği, örgüt liderinin "Düşmanla karşılaştığınız zaman öldürebilirsiniz" talimatı uyarınca, darbe girişimine direnen 250 vatandaşın ve güvenlik görevlisinin şehit edildiği vurgulandı.

FETÖ tutuklusu Ali Bulaç'ın, Zaman gazetesinde Fetullah Gülen'in konuşmasından bir gün sonra kaleme aldığı yazıda, "Kılıç kullanmanın mazlumlar için de bir haktır" diyerek örgüt tabanına mesaj verdiği de kararda belirtildi.

ZAMAN YAZARINDAN TABANA 'DEFNE'Lİ MESAJ...

Abdullah Aymaz'ın Zaman'da 29 Şubat 2016'da kaleme aldığı yazıda, Gülen'in 12 Eylül'den önce yazdığı ve Sızıntı Dergisi'nin Haziran 1980 tarihli sayısında yayımlanan 'Nevbahar mesajı' başlıklı yazısından alıntı yapıldığına işaret edildi. Gülen'in bu yazıda "Haberini kâh kışladaki bir çiçekten, kâh dehlizdeki bir çiğdemden, kâh kışladaki bir defneden alıyoruz" ifadelerine yer verdiği, yazıda geçen "defne" benzetmesinin,Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın simgesinde ve general ile amirallerin şapkalarının kenarlarında sarı sırma şeklinde defne yaprağa bulunduğu düşünüldüğünde hayli ilgi çekici olduğu belirtildi.