Eski sosyalist yazardan Erdoğan çağrısı: Tek vücut arkasında durun
Habertürk yazarı Serdar Turgut, bugünkü köşesinde çok çarpıcı bir yazı kaleme aldı.
ABONE OLHabertürk yazarı Serdar Turgut, bugünkü köşesinde çok çarpıcı bir yazı kaleme aldı. 2 yıl önce gittiği ABD'deki Erdoğan düşmanlığından bahseden ve Yeni Zelanda'ki saldırı sonrası yayımlanan manifestodaki "Erdoğan sözleriyle" tekrar o günleri hatırladığını belirten Turgut, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tıpkı Atatürk gibi anti-emperyalizm savaşı verdiğini söylüyor.
"Atatürk'ün duruşu Erdoğan'ın şahsında ayaktadır" hatırlatması yapan Habertürk yazarı, ezilen halkların Erdoğan'ın kendi liderleri gibi gördüğünü ve sevdiğini anımsatıyor.
İŞTE SERDAR TURGUT'UN YAZISI;
Turgut, 2 yıl önce ABD'ye gittiğinde Erdoğan nefretinin geldiği noktayı şu cümlelerle açıklıyor;
Washington’a 2 yıl önce geldiğimde ve eskiden tanıdığım kaynakları yeniden aktive etmeye başladığımda, yönetimin hemen her kademesinde yoğun bir Erdoğan düşmanlığı olduğunu görmüştüm. Yönetimde takıntı düzeyinde bir Erdoğan nefreti bulunuyordu. Erdoğan’dan kurtulmak için yönetimin her biriminden öneriler akıyordu. O günlerde CIA Başkanı olan Mike Pompeo ile cep telefonuyla konuşacak kadar yakın olan çok ünlü gazeteci arkadaşım bir sohbetimizde "Uzunca süredir suikast lafı edilmiyor birimlerde" demişti. Bunu duyunca hem şaşırmış hem de ürkmüştüm ve "Dediğin gibi artık konuşulmuyorsa belki akılları başlarına gelmiş olabilir" demiştim.
Habetürk yazarı, geçtiğimiz günlerde Yeni Zelanda'daki terör saldırındai teröristin yayımladığı sözde manifestoda Erdoğan ile alakalı sözleri görünce karanlık günleri tekrar hatırladığını belirtiyor.
"ERDOĞAN, ATATÜRK ÇİZGİSİNDE ANTİ-EMPERYALİZM SAVAŞI VERİYOR"
Erdoğan'ın, Atatürk çizgisinde Anti-emperyalist bir savaş verdiğini söyleyen Turgut, "Peki Amerika kendi global düzenine zarar vereceğini bildiği halde Türkiye gibi önemli bir ülkeye ve onun liderine neden neredeyse savaş açmış durumda?" diye sorarak şöyle devam ediyor;
Erdoğan'ın dünyanın kurulu düzenine ve arkasındaki karanlık güçlere karşı vermekte olduğu savaşı anlamadan bunu anlayabilmemiz imkansız.
Ülkemizin kurucu lideri Atatürk, parçalanan Osmanlı topraklarında yeni bir dünyanın haritaları çizilirken emperyalizme karşı güçlü ve şanlı bir savaş vermiştir.
O savaş bitmedi, sürüyor; Atatürk’ün duruşu Erdoğan'ın şahsında ayaktadır ve güçlüdür.
21'inci yüzyılda kendilerine kontrollerinde yeni bir dünya yaratmak için uğraşan tüm karanlık güçler önlerindeki tek güçlü engelin Türkiye ve onun liderinin olduğunu görüyorlar.
"EZİLEN HALKLAR KENDİ LİDERLERİ OLARAK ERDOĞAN'I GÖRÜYOR"
Ezilen halkların vatandaşları kendi liderleri olarak Erdoğan'ı görüyor ve onu seviyorlar.Amerika'ya yaptığı her ziyarette bu insanlardan ona yönelik sevginin nasıl da büyük olduğunu görüyorum. Erdoğan'ın katıldığı toplantılara gelen çeşitli ülkelerden insanlar ona bir kez dokunmak, tek bir laf etmek için uğraşıyorlar. İçimi gururla dolduran bu manzara zaten bildiğim bir gerçeği bana tekrardan hatırlatıyor, Türkiye adaletsiz bir dünya düzenine karşı mücadele vermekte, bu düzene gerekirse tek başına karşı durmaktadır.
"Atatürk'ün çizgisi budur ve bizler vatanseverlik ortak paydasında bir araya gelerek bu mücadeleyi sürdüren Erdoğan'ın arkasında tek vücut olarak durmak zorundayız" diyen Habertürk yazarı köşe yazısını şu çarpıcı cümlelerle sonlandırıyor;
Bugün vatanseverliğin tanımı budur.
Benim siyasi fikirlerim şöyle, hayat tarzım böyle diyerek, mahallelerimizin baskılarından korkarak asıl önemli olan bu gerçekleri söylemekten korkmaya ne hakkımız ne de vaktimiz var.
Bu süreçten birliğimizi bozmadan kardeşçe çıkarsak Türkiye'miz 21’inci yüzyıla kalcı damgasını vuracak ülke olacak. Buna inancım tam.