Çok konuşulan görüntülere yalanlama geldi!

Dün Milat Gazetesi'nden Neşat Gündoğdu'nun yaptığı, ''Özbekistan’da camiye büyük saygısızlık! Tarihi rezalet'' başlıklı habere Özbekistan'dan yalanlama geldi.

ABONE OL
GİRİŞ 02.08.2019 13:04 GÜNCELLEME 02.08.2019 13:14 GÜNCEL
Çok konuşulan görüntülere yalanlama geldi!

Prof. Dr. Ahmet Onay'ın Özbekistan'a ziyareti sırasındaki izlenimlerinden yola çıkılarak yapılan haberde, Buhara şehrinde 300 yıllık tarihi caminin içki içilen bir kafeye dönüştürüldüğü ve mescidin mihrap kısmına ise tuvalet yapıldığı iddia edilmişti.

 

 

Bu haberler sonrası Özbekistan'dan anında yalanlama geldi. ''Bunların tamamı iftira olmaktan başka bir şey olmadığını gelen herkes açıkça görebilir.'' denilen açıklamada haberin gerçek dışı olduğu belirtildi. 

 

 

Buhara Vilayeti Valiliği'nden konuyla ilgili yapılan açıklama şu şekilde;

Yazıda, Buhara şehrinde, binlerce yıllık kutsal yerlere saygısızlıkla muamele edildiğini yazılmış. Özellikle, Buhara’nın Bahovuddin Nakshband Caddesi 78. Yerleşkesindeki 300 yıllık “Sarrafan” camisi sanki “turizmi geliştirme” amaçlı içki içilen eğlence mekanına dönüştürüldüğü, cami mihrabı yakınında bir tuvalet inşa etme planlandığı, camideki eski Arapça yazıların silindiği ile ilgili bilgilere yer verilmiş.

Sanki tarihi cami eğlence merkezine dönüştürülmüş. Aslında, bunların tamamı iftira olmaktan başka bir şey olmadığını gelen herkes açıkça görebilir.

Kültür Bakanlığı’na bağlı Buhara Vilayeti Kültür Mirası Dairesi başkanı Suhrob Boboyev, “Eski Tak-ı Sarrafan Camii kümbetine yakın bir tarihi mescidi yıkmak veya bir eğlence mekanına dönüştürmek inanılacak bir şey değil” dedi. - Sarrafan Camii, Buhara Vilayeti Valisisnin 30 Ekim 2008 tarihinde onaylanan 204 sayılı Kara rile Kültürel Miras olarak devlet koruması altına alınmıştır. Bu caminin 105 metrekaresi, toplam 89.14 metrekarelik bir alan 5 yıl süreyle, yani 31.04.2020 tarihine kadar, 8 Nisan 2009 tarihli Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu’nun 102. Kararı uyarınca “Minzifa-Amiko” LLC’nin başkanı Asrar Mirzayev’e Buhara’da 4 Nisan 2015 tarihli üçlü kira sözleşmesi temelinde faaliyet yürütmesine izin verilmiştir. Şehre gelen turistlere ve konuklara küçük bir alanda çay veye kahve ısmarlanıyor. Caminin güney tarafında, bağımsızlıktan önce inşa edilmiş ek bir bina var. Bu bina kültürel miras alanı olarak tanınmamıştır.

Türk basınında Caminin mihrabına yakın bir yerde tuvalet inşa etme planlandığı hakkındaki iddia da doğrulanmadı. Camii kadar mihrabı da kutsaldır. İslam dinimize uygun bir biçimde saygı sembolü olarak korunuyor.

Biliniyor ki, Camiye bitişik ek bir binada eskiden tuvalet vardı. Ancak camide yapılan hafif tadilatlar sırasında tamamen kaldırıldı.

Ayrıca, iç kısmındaki eski Arap süslü yazılarının da silindiği ifadesi tamemen yanlıştır. İlgili kurumların başkanları ve gazeteciler eşliğinde tartışma konusu cami incelendiğinde çekilen fotoğraflar bile bunun açık bir göstergesidir.

Genel olarak, UNESCO Dünya Miras Alanları listesinde yer alıyor ve devlet tarafından koruma altına alınmıştır. Kadim Buhara’nın kutsal yerlerinden biri hakkında uluslararası toplumda yanlış bilgi doğurabilecek önyargıları ve iftıra dolu haberi yaymaya Türk kardeşimiz sayın Ahmet Onay’ı neyin zorladığına dair doğal bir soru ortaya çıkıyor. Sonuçta Camiye taş atmak günah değil mi?

Buhara Vilayeti Valiliği Basın Servisi

KAYNAK : Haber7